3 Soruda Kayseri'de Genç Siyaset: Emek Partili Enes Kaan Türkan
Emek Partili Enes Kaan Türkan, Kayseri'de gençlerin yaşadığı sorunları, sosyal yaşam beklentilerini ve siyasetteki rollerini değerlendirdi.
Kayseri’de yaşayan gençlerin taleplerini ve sorunlarını konuşmak üzere hazırladığımız “3 Soruda Kayseri’de Genç Siyaset” adlı röportaj dizimizin beşinci konuğu Emek Gençliği MYK üyesi Enes Kaan Türkan.
Emek Partisi’nin gençlik örgütü olan Emek Gençliği ile lise yıllarında tanıştığını ifade eden Türkan, bugün Erciyes Üniversitesi öğrencisi ve Emek Gençliği’nde mücadele yürütmeye devam ediyor. Liseli bir gençken siyasete ilgi duymasının nedenini “Gençlerin siyasetle ilgilenmemesi gerektiği söylenir ama etrafımızda olan şeylerin siyasetle ilgili olduğunu görünce merak edip araştırmaya başlıyor insan” sözleriyle anlatıyor.
Kayseri özelinde gençlerin bugün en çok dile getirdiği sorunlar ve beklentiler sizce neler? Kayseri gençlerin eğitim, istihdam, sosyal yaşam ve kariyer hedefleri açısından hangi imkanlara sahip? Kent yönetiminde gençlerin karar alma süreçlerinde yeterince söz sahibi olduğunu düşünüyor musunuz?
Kayseri’de gençlerin kent yönetiminde ne kadar söz sahibi olduğu konusunda ciddi soru işaretleri var. Valiliğin ve bazı kamu kurumlarının gençlik meclisleri bulunuyor ancak bu yapıların nasıl oluşturulduğu, kimlerin yer aldığı ve alınan kararların gençlerin gerçek taleplerini ne kadar yansıttığı konusunda yeterli bir şeffaflık olduğunu düşünmüyorum.
Bugün Kayseri gençliğinin en önemli sorunlarından biri sosyal ve kültürel faaliyetlere erişimin giderek zorlaşması. Bunun ekonomik koşullarla doğrudan bağlantısı var. Ulaşım maliyetlerinden tutalım da bugün bir öğrencinin abonman ücretinin 625 liraya ulaşmasına kadar birçok unsur gençlerin günlük yaşamını etkiliyor. Bunun yanında konser, tiyatro, sinema ya da farklı etkinliklere katılım da gençler için giderek daha zor hale geliyor.
Yaklaşık 65 bin üniversite öğrencisinin bulunduğu bir şehirde gençlerin sosyal ve kültürel alanlara erişiminin bu kadar sınırlı olması önemli bir sorun. Bugün bir kafede oturmanın, bir etkinliğe katılmanın ya da herhangi bir sosyal faaliyetin maliyeti bile gençlerin kararlarını etkiliyor.
Bunun yanında üniversitelerde ve liselerde öğrencilerin kendi taleplerini doğrudan aktarabileceği güçlü temsil mekanizmalarının eksikliği de önemli bir problem. Öğrenciler çoğu zaman sorunlarını iletebilmek için aracı yollar bulmak zorunda kalıyor. Oysa öğrencilerin kendi seçtikleri temsilciler aracılığıyla taleplerini doğrudan aktarabildiği, sorunların ortak akılla değerlendirildiği yapılar oluşturulmalı.
Gençlerin hem kente hem de kendi geleceklerine dair söz sahibi olabilmesi için bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekiyor. Çünkü gençlerin sorunlarını görünür hale getirecek ve çözüm üretecek en önemli unsurlardan biri, onların doğrudan sürece dahil olabilmesidir.
Görev aldığınız siyasi partinin gençlere yönelik politikaları ve gençlerin siyasette daha fazla yer alması için yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz? Gençlerin parti içerisinde ve karar mekanizmalarındaki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Emek Partisi’nin ve Emek Gençliği’nin temel vurgularından biri, gençlerin kendi sorunları etrafında mücadele yürütmesi ve bu mücadelenin doğrudan içerisinde yer almasıdır. Gençlerin yaşadığı sorunların yalnızca bireysel değil, ekonomik ve politik nedenleri olduğunu düşünüyoruz.
Bu nedenle gençlerin taleplerinin sadece belli toplantılar ya da kurullar aracılığıyla belirlenmesinden ziyade, doğrudan gençlerin içerisinde olduğu bir mücadeleyle ortaya çıkarılması gerektiğini savunuyoruz. Çünkü gençlerin sorunlarını en iyi yine o sorunları yaşayan gençler ifade edebilir.
Bugün birçok siyasi partide gençlik kolları bulunuyor ancak çoğu zaman gençlerin kendi politikalarını üretmesinden çok, belirlenen politikaları uygulayan yapılar ortaya çıkıyor. Emek Gençliği ise gençlerin kendi liselerinde, üniversitelerinde ve çalışma alanlarında söz söylemesini ve kendi mücadelesini örgütlemesini önemsiyor.
Gençlerin parti içerisinde karar mekanizmalarında yer almasının önünün açık olduğunu söyleyebilirim. Bunun örneklerinden biri de benim; 22 yaşındayım ve Emek Gençliği’nin merkez yöneticilerinden biriyim.
Emek Gençliği’nde isteyen her genç sorumluluk alabilir, bulunduğu alandaki sorunlar üzerine mücadele yürütebilir. Bizim için önemli olan bir görev ya da makam elde etmek değil; her gencin kendi yetenekleri ve ilgi alanları doğrultusunda bu mücadeleye katkı sunabilmesidir.
Türkiye’de gençlerin siyasi, sosyal ve ekonomik beklentilerinde son yıllarda önemli değişimler yaşanıyor. Sizce mevcut gençlik politikaları bu değişen beklentilere ne kadar cevap veriyor? Gençlerin geleceğe dair umutlarını artırmak için hangi adımlar atılmalı?
Ben gençlerin umutlu olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bu umudu yaratacak ve büyütecek olan yine gençliğin kendisi. Çünkü tarihte hiçbir kazanım gökten zembille inmedi. 68 kuşağından bugüne gençlik mücadelelerine baktığımızda, talepler etrafında örgütlenen ve mücadele eden gençlerin birçok değişimin önünü açtığını görüyoruz. Dolayısıyla gençlerin kendi sorunları etrafında mücadele yürütmeden bu umudu büyütmesi mümkün değil.
Bugün gençlerin yaşadığı sorunların başında ekonomik sıkışmışlık, sosyal ve kültürel alanlara erişememe ve kendi sözlerini ifade edebilecekleri mekanizmaların yetersizliği geliyor. Bir öğrencinin ulaşım, barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı; bir etkinliğe katılmanın bile ekonomik bir yük haline geldiği bir dönemden geçiyoruz.
Bunun yanında gençlerin kendi sorunları etrafında örgütlenebileceği alanların güçlendirilmesi gerekiyor. Kayseri’de Meliha Keskin’in katledilmesinin ardından yürütülen mücadele de bunun bir örneği oldu. Gençlerin, sıra arkadaşlarının ve çeşitli öğrenci gruplarının süreci takip etmesi, adalet talebinin gündemde kalmasını sağladı.
Bize göre üniversite sadece derslere girip çıkılan bir yer değil; gençlerin kendini geliştirdiği, farklı alanlarda söz söylediği bir yaşam alanı olmalı. Bunun için de gençlerin kendi talepleri etrafında bir araya gelmesi ve mücadele etmesi gerekiyor.
Bugün dışarıdan bakıldığında umutsuz bir tablo görülebilir ancak bu tabloyu değiştirecek olan yine gençlerin kendisi. Umudu büyütmenin yolu da birlikte hareket etmekten ve mücadele etmekten geçiyor.

