Kayseri'de 8 kemerli köprünün ilginç hikâyesi!

Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesindeki Şahruh Köprüsü, asırlardır Kızılırmak'ın iki yakasını birbirine bağlıyor. Sekiz kemerli tarihî yapı, mimarisi ve halk arasında yaşatılan dilek geleneğiyle öne çıkıyor.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, yaptığı paylaşımda Karaözü Mahallesi’nde bulunan Şahruh Köprüsü’nü anlattı. Cıngı, köprünün adının kökeninden bakımına ilişkin tarihî kayıtlara kadar pek çok ayrıntıya değindi.

‘Asırlardır bu iki yakayı birbirine bağlıyor’

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı bu tarihi köprüyü şu ifadelerle anlattı “Kayseri Şahruh Köprüsü Kızılırmak, Anadolu’nun en uzun nehri… Binlerce yıldır geçtiği topraklara hayat veriyor, kimi zaman da iki yakayı birbirinden ayırıyor. İşte Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü Mahallesi’nde bulunan Şahruh Köprüsü, asırlardır bu iki yakayı birbirine bağlıyor. Şahruh Köprüsü, Kayseri ile Sivas arasındaki eski ulaşım güzergâhı üzerinde yer alıyor. Yüzyıllar boyunca yolcuların, tüccarların ve kervanların Kızılırmak’ı aşmasını sağlayan önemli geçiş noktalarından biri olmuş. Peki, Şahruh ismi nereden geliyor? Köprü, adını Dulkadiroğulları Beyliği hükümdarı Alaüddevle Bozkurt Bey’in oğlu Şahruh Bey’den alıyor. 1492 tarihli bir vakfiyede, Karaözü’nün gelirlerinin köprünün bakım ve ihtiyaçları için ayrıldığı belirtiliyor. Köprünün ilk ne zaman inşa edildiği ise kesin olarak bilinmiyor. Bazı araştırmalarda geçmişinin Selçuklu dönemine, 13. yüzyıla kadar uzanabileceği ifade ediliyor.”

Kayseri'de 8 kemerli köprünün ilginç hikâyesi!

‘Halk arasında anlatılan ilginç bir geleneği var’

Bu köprünün Yaklaşık 155 metre uzunluğundaki ve sekiz kemerden oluşan köprünün mimarisinde de dikkat çekici ayrıntılar bulunuyor diyen Cıngı “Örneğin köprü ayaklarının önündeki üçgen biçimli taş çıkıntılar, Kızılırmak’ın güçlü akıntısına karşı yapıyı korumak amacıyla tasarlanmış. Selyaran adı verilen bu bölümler, dönemin mühendislik bilgisini günümüze taşıyor. Şahruh Köprüsü’nün bir de halk arasında anlatılan ilginç bir geleneği var. Korkuluk taşları arasında bulunan ve ‘çukur taşı’ olarak adlandırılan taşa sırtını dayayarak dilek tutanların dileklerinin gerçekleşeceğine inanılıyor.Bugün Kızılırmak’ın üzerinde yükselen bu tarihî yapı, yalnızca geçmişin ulaşım ihtiyacını karşılayan bir köprü değil; Anadolu’nun ticaret yollarını, taş işçiliğini, mühendislik birikimini ve halk kültürünü bir arada yaşatan önemli bir miras” diyerek sözlerini sonlandırdı.