- Haberler
- Sağlık
- Hantavirüs konuşulurken, Kayseri'de merak edilen kedi ve fare görüntüsüyle ilgili dikkat çeken açıklama
Hantavirüs konuşulurken, Kayseri'de merak edilen kedi ve fare görüntüsüyle ilgili dikkat çeken açıklama
Hantavirüs'ün sağlığı tehdit ettiği şu günlerde Kayseri'de ortaya çıkan kedi ve fare görüntüsü akıllarda soru işaretleri bırakmıştı. O görüntülerle ilgili olarak dikkat çeken bilimsel açıklama Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Cesur Onmaz'dan geldi.
Son dönemde Dünya’da sağlığı tehdit eden Hantavirüs, Türkiye'nin de gündeminde. Fare ve sıçan gibi kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaştığı ifade edilen Hantavirüs'ün konuşulduğu günlerde Kayseri'de ortaya çıkan görüntü merak konusu olmuştu.
Hantavirüsleri, kemirgenler ve bazı böcekçil hayvanlar aracılığıyla taşınan, zarflı RNA yapısına sahip virüsler olarak ifade eden uzmanlar, bu virüsün fare ve sıçan gibi kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşabileceğine dikkat çekiyor.
Kayseri'de ortaya çıkan kedi ve fare görüntüsü merak konusu olmuştu
Hantavirüs vatandaşlar arasında merakla takip edilirken, fare ve diğer kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğü ile temas sonucu bulaşan ciddi bir viral enfeksiyon olarak dile getirilmesinin ardından gözler özellikle de farelere çevrildi. Vatandaşlar arasında farelere karşı bir tedirginlik başlarken, Kayseri'de geçtiğimiz hafta ortaya çıkan görüntü ise kamuoyunda merak konusu olmuştu. Bazı çevreler sokakta dolaşan kedilere dikkat çekerek, Türkiye’de, Avrupa’nın bazı ülkelerine göre sokakların bu nedenle güvende olduğunu savunarak, kedilerin önemine dikkat çekmişti. Ancak Kayseri’de ortaya çıkan görüntü ise akıllarda soru işaretleri bıraktı.
Kedi neden fareye karşı tepkisiz?
Kocasinan ilçesine bağlı Gevhernesibe Mahallesi Tekin Sokak’ta vatandaşlar tarafından çekilen görüntüde bir kedi ve fare yan yana görüntülenmişti. Görüntüde kedinin fareyi sadece seyretmesi yeni bir tartışmayı da beraberinde getirmişti. Peki, bilinenin aksine Kayseri'de merak konusu olan görüntülerde kedi, fareye yönelik neden herhangi bir girişimde bulunmuyor ve sadece izlemekle yetiniyordu.
Bilim insanı Onmaz açıkladı
Kamuoyunda merak edilen konuyla ilgili olarak haber merkezimizin sorularını yanıtlayan Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Cesur Onmaz, bu durumun bir çok neden bağlı olabileceğini söyledi.
‘Stres düzeyi, yaşlılık, hastalıklar veya nörolojik durumlar da davranışını önemli ölçüde etkileyebilir’
Avlanma davranışı öğrenmeyen kedilerin, fareyi bir av olarak görmediklerini dile getiren ERÜ'nün dikkat çeken bilim insanlarından Prof Dr Onmaz, ‘Kedilerin bazı durumlarda fareye saldırmaması, sanıldığının aksine nadir bir durum değildir ve birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Her kedinin avcılık içgüdüsü aynı düzeyde değildir; bazı bireylerde bu davranış genetik olarak çok güçlüyken, bazılarında belirgin şekilde daha zayıftır. Bunun yanında, yavru döneminde annesinden avlanma davranışını öğrenmeyen veya hiç fare ile karşılaşmayan kediler, fareyi bir av olarak algılamayabilir. Ev içinde düzenli beslenen ve insanla yakın yaşayan kedilerde ise avlanma içgüdüsü veya motivasyonu genellikle düşüktür. Ayrıca kedilerdeki karakter özellikleri, stres düzeyi, yaşlılık, hastalıklar veya nörolojik durumlar da bu avlanma davranışını önemli ölçüde etkileyebilir. Hatta bazı kediler fare kokusuna yabancı oldukları için sadece meraklı davranış gösterirler, ancak saldırgan bir tepki vermezler’ diye konuştu.
Kediler ve Hantavirüs uyarısı!
Durumun Hantavirüs açısından değerlendirildiğinde ise konunun kedilerin davranışından çok daha farklı biyolojik temellere dayandığını kaydeden ERÜ Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Cesur Onmaz, ‘Kediler epidemiolojik olarak ana bulaş zincirinde yer almaz, ancak kemirgen popülasyonunu etkileyerek dolaylı ekolojik rol oynayabilir. Ancak burada belirleyici olan, hastalığın doğal kaynağını oluşturan kemirgenlerdir. Virüs esas olarak farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğü ile çevreye yayılır ve bu materyaller kuruyup toz haline geldiğinde özellikle kapalı ve havalandırması yetersiz ortamlarda havaya karışarak insanlara solunum yoluyla, özellikle de aerosol (havada asılı kalan küçük damlacıklar) yoluyla bulaşabilir. Bu nedenle hastalık riski, kedilerin olup olmamasından çok, asıl olarak fareler ve diğer kemirgenlerle doğrudan ya da dolaylı temas edilip edilmemesine ve bu hayvanların bulunduğu kirli, kontamine ortamlara maruziyet düzeyine bağlıdır’ şeklinde konuştu.




