Evde yapılan ilk müdahale kıyafeti kurtarmıyor, işi zorlaştırıyor

Dolabın bir köşesinde aylarca bekletilen kabanlar, yakasında fondöten izi kalan montlar, yanlış yıkama nedeniyle keçeleşen kaşe paltolar… Kıyafetleri temizlemek için evde uygulanan yöntemler, kimi zaman geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açıyor. Bizde bu konuyu uzmanına sorduk. İşte detaylar…

Kayseri Olay Haber kaynağını Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin!
Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Evde yapılan ilk müdahale kıyafeti kurtarmıyor, işi zorlaştırıyor

Kuru Temizleme işletmecisi Fatih Demirel Kayseri Olay’a kuru temizleme sürecini, insanların yaptıkları hataları anlatarak, uyarılarda bulundu. Demirel dönüşü olmayan yollara girilmemesi için, evde müdahale edilmeden kendilerine gelinmesi gerektiğinin altını çizdi. 

Evde yapılan ilk müdahale kıyafeti kurtarmıyor, işi zorlaştırıyor

‘Lekeye yapılan yanlış müdahale işi zorlaştırıyor’

Kuru temizleme hizmeti veren Demirel, lekeye bilinçsizce müdahale edilmesinin kumaşa zarar verebildiğini belirterek özellikle kaşe kaban, abiye ve ipek ürünlerin profesyonel yöntemlerle temizlenmesi gerektiğini söyledi. Demirel, “Leke olduğunda müşteriler doğrudan müdahale ediyor. Bu kez bizim işimiz daha da zorlaşıyor. Ürün bize işlem görmeden getirilirse lekeye kumaşın türüne uygun şekilde müdahale edebiliyoruz” dedi. 

‘Her kuru temizlemede su kullanılmıyor’

Kuru temizleme işleminin yaygın kanının aksine özel makinelerde ve kimyasal çözücülerle gerçekleştirildiği ifade eden Fatih Demirel, “Yıkanmaya uygun ürünlerde su kullanılabilir ancak gerçek kuru temizleme işleminde kıyafetlerin suyla temas etmez.  İpek şallar, el dokuması ve ipek halılar gibi hassas ürünlerin ayrı işlemlerden geçirilmesi gerekir. Özellikle pahalı şalların sıradan ürünlerle birlikte makineye atılmasının kumaşın dokusuna zarar verebilir’’ diye konuştu. 

‘Kir görünmese de kumaşın ömrü kısalıyor’

Kuru temizleme hizmeti veren Demirel bazı müşterilerin kıyafetlerini haftada bir, bazılarının ise altı ayda bir temizlemeye getirdiği anlatılırken özellikle koyu renkli kabanlardaki kirliliğin kolay fark edilmediğine dikkat çekerek, “Siyah kabanlarda kir görünmüyor diye düşünülüyor ancak kumaşta biriken kir, yağ ve ter zamanla ürünün ömrünü azaltıyor. Kıyafetlerin temizlendikten sonra dolaba kaldırılması hem daha sağlıklı oluyor hem de kumaşın daha uzun süre kullanılmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı.

‘Fondöten lekesi bekledikçe kumaşa işliyor'

Son yıllarda en sık karşılaşılan sorunlardan birinin de kaban ve mont yakalarındaki fondöten lekeleri olduğu belirten Demirel, kullanımın ardından temizlenmeden dolaba kaldırılan kıyafetlerde lekelerin zamanla kumaşa işlediği ve çıkarılmasının güçleştiğini aktardı.  Ev tipi çamaşır makinelerinde bulunan özel programların her ürün için güvenli olmadığına dikkat çekti.

Evde yapılan ilk müdahale kıyafeti kurtarmıyor, işi zorlaştırıyor

‘Kaşe kabanı makineye atmak keçeleşmeye neden oluyor’

Özellikle kaşe kabanların kesinlikle çamaşır makinesinde yıkanmaması gerektiği vurgulayan Demirel, yanlış yıkama işleminin kumaşta çekme, şekil bozukluğu ve keçeleşmeye neden olabileceğini belirterek, “Müşteri 15-20 bin lira vererek ürün alıyor, ardından evde yıkıyor. Ürün bozulduktan sonra bize getiriliyor. Kaşe kabanların kuru temizleme yapılması gerekir; yıkama bu ürünlere uygun değildir” diye konuştu. 

Evde yapılan ilk müdahale kıyafeti kurtarmıyor, işi zorlaştırıyor

‘Makineyi görmeden kıyafetinizi teslim etmeyin’

Demirel en önemli sorunlardan birinin, kuru temizleme altyapısı bulunmayan işletmelerin de kıyafet kabul etmesi olduğunu dile getirdi. Demirel, “Terziden perdeciye, marketten halıcıya kadar birçok işletme bu işi yapıyor benim tavsiyem hizmet alacakları işletmenin makinesini ve çalışma sistemini görmeleri. Herkesin kendi işini yapması gerekiyor. Müşterilerimizden tek ricamız, kıyafetlerini her yere teslim etmemeleri. Ürünün hangi koşullarda ve hangi makinede temizleneceğini mutlaka araştırmalılar’’ diyerek sözlerini sonlandırdı.