Binlerce yıldır saklı kalan antik şehir gün yüzüne çıkıyor!
Binlerce yıllık tarihiyle dikkat çeken Gereme Harabeleri adım adım gün yüzüne çıkıyor.
Binlerce yıllık tarihiyle dikkat çeken Gereme Harabeleri, arkeolojik kazılar ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün ışığına çıkıyor. Erciyes Dağı eteklerinde konumlanan antik şehir, Roma ve Bizans dönemlerine uzanan köklü geçmişiyle tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. Günümüzde yürütülen kazılar ve restorasyon çalışmaları, Gereme’nin tarihin
Araştırmacı yazar Nezir Ötegen tarafından derlenen bilgiler, Gereme’nin sadece bir arkeolojik alan olmadığını; aynı zamanda inanç turizmi ve kültürel miras açısından büyük değer taşıdığını ortaya koyuyor.
Gereme’nin kökeni
Gereme, eski kaynaklarda Ayas Konstantinos, Gereme-Kereme veya Makellon/Makelli/Demakelli olarak yer alır. Şehir, Roma döneminde biyodinamik tarım takvimi uygulanan bir tarım merkezi olarak kullanılmıştır.
Gereme isminin kökeni, Luvilere ait olduğu öne sürülen Kerama kelimesine dayanır. Kerama, çömlek yapımında kullanılan kili ifade eder ve Roma’ya Keramos olarak geçmiştir. Zamanla bu isim Gereme hâline dönüşmüştür. Ayrıca, şehrin bir Doğu Roma şehri olduğu ve tarihsel adının Spistra olduğu iddia edilmektedir.
Antik su sistemleri ve manastırlar
Gereme, Idragogeia olarak bilinen su yolları ve su taşıma sistemleriyle ünlüdür. Manastırların su ihtiyacını karşılamak için inşa edilen kemerler ve tüneller, dönemin mühendislik harikaları arasında gösterilmektedir. Bölgede Bizans dönemi kiliseleri, sütunlar ve mezarlar günümüze ulaşmıştır. Özellikle kahverengi trakit taşından inşa edilmiş kiliseler, çimento kullanılmadan yapılmış olmalarıyla dikkat çekmektedir.
Önemli tarihi ziyaretler
28 Temmuz 1837’de jeolog W.J. Hamilton, Gereme’yi ziyaret ederek harabeleri inceledi. 1908 yılında H. Rott, bölgede Çanlı Kilise ve Panagia Kilisesi’ni fotoğrafladı ve tespit etti. Gereme’deki manastırların bazıları hâlen ayakta olup, kubbeleri, su yolları ve kütüphaneleri ile dikkat çekmektedir. Bu manastırlar, geçmişte eğitim kurumları ve ibadet merkezleri olarak kullanılmıştır.
Son dönemdeki arkeolojik çalışmalar
2005 yılında Develi Belediyesi, Kayseri İl Özel İdaresi ve İŞKUR iş birliğiyle yürütülen AB destekli “Küllerdeki Ekmek Projesi” kapsamında, Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilay Çorağan liderliğinde Gereme Harabelerinde arkeolojik kazılar gerçekleştirildi.
Kazılar sonucunda, şehrin 2 bin 900 kilometrekarelik bir alanı kapsadığı, Bizans dönemi kiliselerinin, anıt mezarların ve sivil yapıların gün yüzüne çıkarıldığı tespit edildi. Bazilikal planlı kiliseler, Kripta bölümleri ve hamam kalıntıları bölgenin tarihî önemini ortaya koyuyor.


