Yunus Uğur

'Kalk düğüne gidelim'

Yunus Uğur

Bazı dostlukların ne zaman başladığını hatırlarsınız ama ne zaman hayatınızın doğal bir parçası hâline geldiğini hatırlayamazsınız.

Alihan Gurbaroğlu ile benim hikâyem de biraz böyle.

Lise yıllarında başlayan arkadaşlığımız, yıllar içerisinde okul sıralarının çok ötesine geçti. Sayısız kez buluştuk, sayısız kahve içtik. Bazen saatlerce konuştuk, bazen aynı masada kendi dünyalarımıza çekildik. Birlikte farklı yerlere gittik, farklı zamanlardan geçtik. Hayat değişti, biz değiştik ama dostluğumuz hep bir şekilde kaldığı yerden devam etti.

Özellikle pandemi yıllarındaki buluşmalarımızı bugün hâlâ gülümseyerek hatırlıyorum.

O dönemlerde benim elim daha çok akademik okumalara gidiyordu. Alihan'ın dünyasında ise başka isimler, başka hikâyeler vardı. Sophokles'in Kral Oidipus'u, Homeros'un İlyada'sı, Odysseia'sı ve edebiyat ile felsefenin kült eserleri...

Bir kahve masasında bazen gündelik hayatı konuşurken kendimizi hiç beklemediğimiz bir anda binlerce yıl önce yazılmış bir eserin içinde bulabiliyorduk. Belki dostluğumuzun en sevdiğim taraflarından biri de buydu. Aynı şeyleri okumak ya da aynı şeyleri düşünmek zorunda değildik. Birbirimizin dünyasına açılan bir kapımız vardı.

O yıllardan aklımda kalan bir başka şey ise sahaflardı.

Cebimizdeki son paralarla sahafa girip, neredeyse bütün paramızı kitaplara verdiğimiz günlerin sayısını bugün gerçekten hatırlamıyorum. Çünkü bunu o kadar çok yaptık ki... Elimizde kitaplarla sahaftan çıkar, eve doğru yürürken de sohbet etmeye devam ederdik. Aldığımız kitaplardan konuşur, okuduklarımızı anlatır, daha okumadıklarımız üzerine bile uzun uzun fikir yürütürdük.
Belki cebimizde eve dönerken harcayacak para kalmazdı ama elimizde yeni kitaplarımız olurdu.

Bugün kütüphaneme baktığımda bazı kitapların arkasında sadece yazarlarının değil, Alihan'ın da izini görüyorum. Gabriel García Márquez'in Yüzyıllık Yalnızlık'ını, Thomas Mann'ın Büyülü Dağ'ını ve daha nice kitabı onun sayesinde okudum. Bir dostun insana bırakabileceği en güzel şeylerden biri de sanırım budur: Hiç bilmediğiniz dünyaların kapısını açmak.

Sonra üniversite yılları geldi.

Alihan üniversite için Samsun'dayken iki kez yanına gittim. Bir dostun yaşadığı şehre misafir olmak, onun hayatının başka bir dönemine dışarıdan şahitlik etmek farklı bir duyguydu. Bugün geriye dönüp baktığımda Samsun'a yaptığım o yolculukların da içtiğimiz kahvelerin de uzun sohbetlerin de aslında büyük bir hatıranın küçük parçaları olduğunu daha iyi anlıyorum.

Çünkü insan bazı anların kıymetini yaşarken değil, yıllar sonra hepsini yan yana koyduğunda anlıyor.

Lise sıralarında başlayan bir arkadaşlığın bir gün gelip en yakın arkadaşının düğününe uzanması da sanırım bunun en güzel örneklerinden biri.

Şimdi Alihan hayatının yeni bir sayfasını açıyor.

Bugüne kadar onunla birçok şeyi konuştuk. Kitapları, hayatı, geleceği, geçmişi... Kimi zaman ciddi meseleleri, kimi zaman birkaç gün sonra bizim bile hatırlamayacağımız şeyleri. Fakat şimdi konuştuğumuz bütün gelecek planlarından daha gerçek bir gelecek kapısının önünde duruyor.

Evlilik...

Bir dostunuz evlendiğinde sadece onun hayatında yeni bir dönem başlamıyor. Siz de yılların ne kadar hızlı geçtiğini fark ediyorsunuz. Bir zamanlar lise sıralarında yan yana oturduğunuz insanın bugün kendi yuvasını kurduğunu görmek, insana zamanı başka türlü anlatıyor.

Alihan'a bugün uzun uzun nasihat verecek değilim. Zaten dostluk biraz da gerektiğinde konuşmak, gerektiğinde hiçbir şey söylemeden yanında durabilmektir.

Benim ona söyleyeceğim şey çok daha kısa.

Sevgili dostum Alihan

Liseden bugüne biriktirdiğimiz bütün hatıralar için teşekkür ederim. Kahvelerimiz, kitap sohbetlerimiz, cebimizdeki son parayla aldığımız kitaplar, eve dönerken bitmek bilmeyen sohbetlerimiz, yollarımız, Samsun günlerimiz ve daha burada anlatamadığım nice anı için...

Şimdi önünde yepyeni bir yol var.

Bu yolun sevgiyle, huzurla, dostlukla ve güzel hatıralarla dolmasını diliyorum.

Homeros'un destanları kadar uzun olmasına gerek yok belki ama anlatmaya değer güzel bir hikâyeniz olsun.

Ve ben, en yakın dostuma bugün tek bir şey diliyorum:

Onun tabiriyle, ona 40 bahar sürecek mutluluklar diliyorum.

Mutluluğun daim olsun Alihan.

40 baharınız kutlu olsun.
 

Yazarın Diğer Yazıları