Osman ÇİFTCİ

ÜNLÜ PASTACI-TATLICININ BALLI ARSASI

Osman ÇİFTCİ

Önce işyerine uğradım denk gelmedik, not bıraktım dönmedi... Sonra işyerinden telefonla aradım, birinde yoktu, diğerinde ise ‘burada’ diyen sekreter telefonu bağlamak üzere hattı aldı, sonra “burda yok kendisi” diye geri döndü, ‘yok’ çektirdiğini düşündüm. Sekretere konuyu izah ettim, “gazeteciyim, .... beyin arsa sahibi olduğu kooperatifte kendisinin de içinde olduğu yolsuzluk iddiaları var, görüşünü almak için arıyorum” diye not bıraktım, dönmedi...
Önceki gün cep telefonundan aradım, kendimi hatırlattım, hal hatır derken iddiaları sordum, önce “hangi arsam, benim bir sürü arsam var” dedi, X adresteki arsasından bahsettiğimi söyledim, “kooperatifle yaptığınız ilk sözleşmede yeralan 800 bin TL değerindeki dairelerden vazgeçip yerine 2 milyon TL değerindeki bir dükkanı almışsınız.” diye hatırlattım, bu konuyla ilgili iddialardan bahsettim.
Bocaladı, “hani kardeşim nerde öyle, yok öyle birşey olmadı, dükkanda dairelerde orda gidin bakın değerine, ne alakası var” falan diye inkar edecek oldu, sözleşmelerin belgelerinden söz edildiğini söyledim.
Derken şase yaptı, tuhaf bir şekilde konuşmaya başladı, kooperatifçilerin hepsiyle ilgili sinkaflı sözler söyledikten sonra, “mahkemeye verdim zaten onları” dedi.
Ben de “evet kooperatif üyeleri de üzerimizden daire dükkan takasıyla tüfek attığı yetmiyormuş gibi, kat karşılığı anlaştığı tarihte dairelerini teslim almasına rağmen, bu evleri sattığı, hatta kiraya verdiği halde kötü niyetli olarak (daireleri teslim ettiniz ama mesken ruhsatımı sözleşmede yazan tarihte teslim etmediniz. Sözleşme şartları gereği de mesken ruhsatı tarihine kadar kira işletirim) diye kooperatifi mahkemeye verdi, üzerimizden haksız kazanç elde etmeye çalışıyor.” diyorlar dedim.
“Evet tüfek de attım, paraları da karılarla kızlarla yedim” şeklinde ancak kibarlaştırarak yazabileceğim ifadeler kullanarak abuk subuk konuşmaya başladı.
Ne demek istediğini sordum o da bana “sen ne demek istiyorsun” dedi, sakince izah ettim; “kooperatif üyeleri böyle böyle iddialar ortaya atıyor, haber yapmadan, konuyu gündeme taşımadan önce arsa sahibi olduğunuz için size de soralım diye aradım” dedim.
Oruç muydu, “oruç başına vurdu” da ondan mı tuhaflaşmıştı anlamadım ama “Yazarsan seni mahkemeye verir süründürürüm” diye de tehdit etti aklınca.... Ben de “haksız ya da yanlış birşey yazarsam mahkemeye verirsiniz.” dedim, sonra kaba bir şekilde “git nereye veriyorsan ver lan, mahkemede süründürürüm seni” diyerek telefonu suratıma kapattı.
Bu bahsettiğim kişi Kayseri’nin tanınmış pastacısı, tatlıcısı... Benim böyle kuru gürültülere pabuç bırakmayacağımı da bilir sanıyorum, bilmiyorsa da öğrenecektir.
Herkes kendi nefsinde cevap versin, 800 bin liralık dairelerle 2 milyonluk dükkan öyle boş-beleş değişir mi?
Geçmişte seçimlere 1 ay kala belediyeden 10 bin dönüm konut arsasını 100 bin TL’ye almış (artık bu arsa alımında bir fırıt olup olmadığını araştırmak da şart oldu)
Ve o arsa sayesinde bir kooperatifin üyelerinin iki yakasını bir türlü bir araya getirmiyor.
100 bin liralık arsayla milyoner olmuş adam. Daha da yetinmiyor, 3 kuruş geliriyle ev sahibi olmaya çalışan kooperatif üyelerinden punduna getirip ekstra para almaya çalışıyor.
Kitabına uydurmuş ya hani, kanunen haklı olduğunu düşünüyor ya hani... E bir de Allah’ın adaleti ve kanunu var, ondan haberi var mı acaba?
Kitap demişken konu kitabı yazılacak iş aslında; “100 bin TL ile nasıl milyoner oldu” diye... Ne ballı bir arsaymış arkadaş...
Bu ünlü pastacı-tatlıcının arsasının hikayesi böyle...
Pastacı kim, kooperatif hangi kooperatif, daire ve dükkan takası neyin nesi, bu konudaki iddialar neler, sözleşmedeki “mesken ruhsatı alınmayan süre içinde kooperatif kira öder” maddesine dayanarak nasıl ilave para koparılmaya çalışılıyor?
Kooperatif üyelerinden belgeleri istedim. Arsa sahibi ile devam eden görüşmeleri olduğunu belirterek, “İnsafa gelip tamam arkadaş her ne kadar daireler zamanında teslim edilmedi diye kanunen kitabına uydurduysak da daireler bana zamanında teslim edildi. Hatta bu konuda kooperatif yöneticileri ile iddiaya girmiştik, erken bitiremeseler onlar bana takım elbise alacaktı erken bitirdiler diye ben onlara takım elbise aldım. Resmiyette alacak doğmuş bile olsa kul katında da Allah katında da benim bu alacağım yok ve vazgeçtim der diye umuyoruz.” dediler.
Ben de “Önce kooperatifinizin çıkarına bakın, haber olup olmaması önemli değil ama belgeleri bana teslim ettiğinizde haberini manşetlerden hem de günlerce yazarım” dedim.
Bekliyorum... O zaman bu pastacı paraları dediği gibi karılarla mı yemiş kızlarla mı yemiş bakarız. Kanaatim o ki, bu iş mahkemede biter birçok kişi birçok kooperatif emsalinde olduğu gibi cezaevine bile girebilir. Geçmişte benzer çok haber yaptık, bunu da yapacağız gibi görünüyor.
Şu mübarek günlerde de bedduam değil, duamdır; kimin hakkı kime haksız yere geçtiyse Allah o hakkı sahibine teslim etsin....

Yazarın Diğer Yazıları