Osman ÇİFTCİ

SOMYÜREK ERAS'A SÖZÜNÜ TUTTU MU?

Osman ÇİFTCİ

Mustafa Eraslan, kendi tabiriyle "malası, küreği" ile inşaat sektöründe Kayseri markası olmuş, Eras Holding ile inşaattan eğitime, basın yayından otelcilik sektörüne milyonlarca liralık yatırım yapmış bir müteşebbis.

Şehirde "Mustafa Eraslan battı" söylentisi 2008 yılında çıkmıştı, şimdi yıl 2013...

Mustafa Eraslan battı mı? Hayır...

Battığı söylentilerine cevap için 2008'de düzenlediği basın toplantısında, "Bizim kimseye borcumuz yok. Bir tane bile çekimiz dönmedi ancak birileri dedikodu üretiyor. Aksaray'daki otelimizi ve Erciyes'teki otelimizi satacağız. Eğitim sektöründen çıkacağız. İşimiz olan inşaat sektöründe yatırımlara devam edeceğiz. Herkes bu ekonomik krizden etkilenmiştir. Biz de akaryakıt istasyonumuzu sattık. İnşallah daha büyük zararlar görmeden ülkemiz bu krizi atlatır." deyip çimento fabrikası kuracaklarını açıklamıştı.

Eraslan, "yiğidin gücü malına yeter" mantığı ile 5 yıldır savaşıyor ve 2008'de başlayan sıkıntılı süreçten sonra geldiğimiz noktada Eras Holding şuanda kayyum kontrolünde yaşadığı kaostan çıkmaya çalışıyor.

Mustafa Eraslan, ticari itibarına zeval getirmemek için, çimento fabrikası arsasından, koleje, otele kadar birçok malını trilyonlarca lira zarara rağmen gözünü kırpmadan sattı ve düzlüğe çıkma niyetiyle azmediyor. Eraslan, yaralı aslan da olsa yılmıyor, yıkılmıyor...

Bankalara ve piyasaya olan borcunu toparlamış durumda olan Eras Holding, şehirde müteahhitliğini yürüttüğü inşaatları, TOKİ'de ihalesini aldığı inşaatları tamamlamak gayretinde.

"Allah borcunu ödeme niyetinde olanın kefilidir", "Kim borcuna sadık ise yardımcısı Allah'tır." cümleleriyle büyümüştür bu şehrin ticaret erbapları. Bu çerçeveden bakıldığında da Mustafa Eraslan'ın niyetine göre düzlüğe çıkacağı aşikar olsa gerek...

Bu yönüyle de takdir etmek lazım. Seversiniz sevmezsiniz ama "ben battım" deyip kenara çekilmek varken 5 yıldır savaşıp, borçlarını öyle ya da böyle ödemek, ödeme gayretinde olmak her babayiğidin harcı da değil.

Dilerim ki, Eras Holding kısa süre sonra işlerini yoluna koymuş olur...

Gelelim başlıktaki konuya...

Eras Holding daha önce Eras Otel'in arkasında bulunan Eras İşhanı'nda iken Mustafa Şimşek Caddesi'nin başında bulunan Büyükmıhçı ailesinin geçmişte Hama Market olarak çalıştırdığı yeri alıp oraya taşınmıştı. Büyükmıhçı ailesinin de zor günleriydi ve market yerini Eras'ın satın alması Büyükmıhçı'ya da nefes aldırmıştı.

Yani, Büyükmıhçı ailesinin o mülkü satarken o mülkte gözü kalmamıştı. Bankaya borcun yanısıra üste Büyükmıhçı ailesine de "helalleşecek" para ödenmişti. En azından ben böyle biliyorum.

Geçen yıl Somyürek ailesinin şu güne kadar milyonlarca liralık ticaret yaptıkları Eras Holding'in yaşadığı ekonomik sıkıntıyı hafifletmek adına Eras'ta ki 1,5 milyon TL civarındaki alacağına ilave olarak holdingin bankaya olan 3 milyon TL civarındaki borcunu da ödeyip holding binasını satın aldığını, "mal sizin malınız, ne zaman dilerseniz sattığınız fiyattan malınızı geri alabilirsiniz, malınızda gözümüz yok" dediğini duyunca şaşırmıştım.

Böylesi bir ticaret de her babayiğidin harcı değil...

"İşte ticaret de bu, Ahilik de bu, insanlık da bu" diye düşünmüştüm. O gün Somyürek ismi daha da büyümüştü...

Somyürekler 4,5 milyon TL karşılığında aldıkları binada Eras'ın 1 yıl süreyle oturmasına müsade etti ve 500 bin TL civarında da yıllık kira aldı diye biliyorum.

Derken Eras Holding'in bu binadan taşınmaya başladığını duyduk; holding Eras Otel'e yakın bir adreste 8 katı da kullanacağı bir binaya, gazete, radyo ve Mustafa Eraslan'ın şahsi ofisinin başka bir adrese taşındığını duyduk.

Üzücü bir durumdu, "Herhalde Eras ekonomik olarak toparlayamadığı için Somyürekler'e 4,5 milyon TL'yi geri ödeyemeyip çıkmak durumunda kalıyor" diye düşünüyorken durumun pek de öyle olmadığı kulağıma çalındı.

Sordum soruşturdum, yukarıda izah ettiğim "Ahilik" ile pek bağdaştıramadığım bir durum yaşandığı yolunda bilgiler edindim.

Eras Holding, 4,5 milyon TL bedel karşılığında adeta emaneten sattığı, 500 bin TL civarında da yıllık kira ödeyerek oturduğu binayı 4,5 milyon TL civarındaki paraya 1 yıllık faizi de ekleyerek 5,5 milyon TL olarak geri ödeyip, yani 1 milyon TL kar vererek geri almak istemiş ancak Eras'a zor gününde destek çıkarken "mal sizin malınız, ne zaman dilerseniz sattığınız fiyattan malınızı geri alabilirsiniz, malınızda gözümüz yok" diyen Somyürek ailesi şimdi malı geri almak talebinde olan Mustafa Eraslan'ın oğlu Abdurrahman Eraslan'a "muhatabımız değilsin" diyor telefonla bile görüşmüyor, Mustafa Eraslan'a da "aile olarak satmak kararında değiliz, satılık malımız yok" diyormuş.

Geçen yıl ki Somyürek ile buyıl ki Somyürek tavrı arasında dağlar kadar fark var.

Geçen yıl 4,5 milyona adeta emaneten, iyilik olsun diye alınan o malın bugün ekspertiz değeri yapılsa 13-15 milyon TL değeri çıkar mı? Hadi 10 milyon TL olsun...

Şimdi olup bitenlere bakınca şöyle düşünüyorum; ya geçen yıl yapılan iyilik değildi ya da kamuoyu konuyu yanlış biliyor yanlış konuşuyor yanlış düşünüyordu.

Satan kişinin gözü sattığı malda kalmamalı... Şehirde ki ticarette malını satmak zorunda olana malın ederinden de fazla verilir ki malında gözü kalmasın diye...

Somyürekler iyilik yaparak "mal sizin malınız, ne zaman dilerseniz sattığınız fiyattan malınızı geri alabilirsiniz, malınızda gözümüz yok" diyerek o malı aldıysa ve şimdi de "muhatabımız değilsiniz, satılık malımız yok" diyorsa satan kişinin gözü de kalır ahı da kalır o malda...

Mustafa Eraslan sineye çekse "gücümüz malımıza yetti" dese oğlu demez, torunu demez...

Hepsinden ötesi; ağlayanın malı gülene hayretmez...

Ne oldum değil ne olacağım demeli... Durum böyleyse yani ağlayanın malında gülmek hesabıysa bu hesap tutmaz, zamana bırakıp izleyelim Somyürekler ne olacak bakalım.

 

Yazarın Diğer Yazıları