MASUMİYET KARİNESİ
Osman ÇİFTCİ
Ergenekon, Balyoz operasyonları yapılırken de aynı ihtiyatta olduğum için şimdi de FETÖ/PDY operasyonlarına da aynı ihtiyatla yaklaşıyorum; "Suçu kesinleşinceye kadar herkes masumdur. Suçu kesinleşince de gereği her ne ise yapılmalıdır."
FETÖ'ye kim kahpeliklerini bilerek, isteyerek yardım ve yataklık ettiyse, kim darbeden yana olduysa Allah onun belasını versin, ıslah etsin, müstahakkını versin.
15 Temmuz saldırısı vatanımızın, devletimizin ve milletimizin varlığına, birliğine, dirliğine yapılmış asla küçümsenemeyecek bir kahpeliktir. Cezası da "ama"sız şekilde en ağır şekilde verilmelidir.
***
"OHAL'de temizlik zamanı ama..." başlıklı yazımda da vurgulamıştım, bu süreçte Allah'tan korkarak kul hakkına riayet ederek hareket edilmeli.
Elinde yetki bulunan, FETÖ/PDY ile ilgili operasyon yapan herkesin bu manada omzundaki vebal oldukça büyük. Allah basiretlerini açık etsin, onlara yanlış yaptırmasın, vebalden kurtarsın.
Bu süreçte en büyük endişem, kurunun yanında yaşın da yanmasıdır.
FETÖ kulisleri yazımda da bahsettim, suçsuz günahsızken araya kaynayanlar eninde sonunda aklanıp paklanacak, temize çıkacaklarsa bile en başta araya kaynayanlar olmasın diye dikkatli olmak gerek.
Bu konuda en hassas kurumun Emniyet Müdürlüğü olduğunu görüyorum, ince eleyip sık dokunuyor... Diğer kurumlarda iş çığırından çıktı çıkacak, benden söylemesi...
BANKASYA MAĞDURİYETİ
Mesela kurumlardaki görevden almalarla ilgili birtakım çarpıklıklar yansıyor.
Şu kurum bu kurum demeyeceğim, "Cemaatin Bankası BankAsya'da hesabı var diye cemaatle alakası olmayan şu kişi açığa alındı" diye birçok kurumdan birçok şikayetlenme duymaya başladım.
Tamam suçu kabahati olmayan, bağı bağlantısı illiyeti olmayan, illa ki sonunda temize çıkar ama alakasız kişilerin sırf BankAsya'da hesabı var diye mağdur edilmesi doğru değil.
Neler yansıyor mesela derseniz; Biri 1000 TL'lik kredi kartı var diye açığa alınıyor ama herkes biliyor ki ülkücü, diğeri neredeyse hiç kullanmadığı BankAsya hesabından 300-500 TL havale almak-vermek durumunda kaldı diye açığa alınıyor ama herkes biliyor ki cemaatin 'c'si ile alakası yok. Bunlar yanlış şeyler...
FETÖ mücadelesini manipüle bile edebilir Allah muhafaza.
BankAsya'ya yönelik devletin aldığı tedbirler söz konusu olduğunda evini barkını satıp hatta başka bankadan kredi çekip getirip BankAsya'ya yatıran dangalaklara karşı tamam bir ön alma şeklinde açığa alma olur ama sıradan durumlara karşı dikkat etmek lazım, mağduriyete yol açmamak lazım.
Erciyes Üniversitesi'nde dil sınavında kopya çektiği iddiasıyla açığa alınan asistanların durumu yansıyor mesela. Bu asistanlar "biz kopya falan çekmedik, aynı sınava yine girer yine veririz. Kopya çektiğimizi sadece iddia ediyorlar bizi sorgusuz sualsiz açığa alıyorlar ama belge ortaya koyan yok. Bizim FETÖ ile de yakından uzaktan alakamız yok, olmadı, olmaz da... Bizim durumumuz ne olacak?" diye serzenişte bulunuyor.
Yanlışlık varsa düzelir demekten öte bir şey diyemiyorum ne yazık ki...
Görüştüğüm öğretim görevlileri de FETÖ mücadelesiyle ilgili karamsarlar...
ERÜ Rektörü ve yöneticileri aman dikkat...
BANKANIN FETÖ BLOKESİ
Son günlerde bazı bankaların şüpheli konumdaki kişi ve firmaların hesaplarına bloke koyduğunu duyuyoruz.
FETÖ kararnamesinde kapatılan kurum ve kuruluşlarda ortak veya yönetici olanların hesaplarına bloke konulmuş durumda. Tamam elbette konulacak.
Yalnız, bu yetmemiş, bu kişilerin yıllar önce ortak olduğu firmalara da bloke konulmuş. O da yetmemiş, yıllar önce ortak olduğu firmaların ortaklarının ortak olduğu firmalara da 'grup şirket' mantığı ile bloke konulmuş.
Bloke listelerinde kimlerin adı geçmiyor ki... Duysanız dudaklarınız uçuklar...
Güler misin ağlar mısın misali işler...
FETÖ bağlantısı olan firmaların hesaplarına bloke konulsun ama burada da tıpkı her BankAsya'da hesabı olan memurun açığa alınmasındaki gibi kantarın topuzunun kaçırıldığı bir durum söz konusu gibi...
Düzeltmeler geliyor, umarım bu konuda da mağduriyete yol açılmaz.
MASUMİYET KARİNESİ
Hukukta "masumiyet karinesi" diye bir şey var...
Hatırlayın Ergenekon ve Balyoz Operasyonları dönemini, "masumiyet karinesi" o dönemde çok dillendiriliyordu. Hukuk bugün de hukuk, yarın da hukuk...
Bir kişi hakkında dava açılmış olması o kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Hal böyle iken operasyon düzenlenmesi, gözaltına alınması, hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması da ilk etapta suçlu olduğu anlamına gelmez.
Suçlu olan kişinin de yargılanmaya hakkı vardır. Herkesin sahip olduğu masumiyet karinesi zedelenmesin, hukuk herkese lazım.
Son dönemde insanlar hakkında önyargıyla "suçlu" damgasını vurup geçiyoruz toplum olarak... Herhangi birini haksız yere itham etmekten, Allah'a sığınıyorum.
PİŞMAN OLMA HAKKI
Ben daha önceden cemaatin içerisine sızan ve devlet gücünü iktidarın da yardımıyla eline geçiren paralel bir yapının bütün haksızlıkları yaptığını düşünüyordum.
Ancak şimdi görüyoruz ki, cemaatin varlık nedeni hainlikmiş, ortada cemaat değil bir ihanet şebekesi varmış.
Bu da bunları cemaat sanarak içlerinde sırf Allah rızası için masumane hatta saftirik bir şekilde yer alan kişilerin suçlu olduğu anlamına gelmez. 15 Temmuz'u da görüp halen cemaat türküsü çağıranın da aklından şüphe ederim.
Şöyle bir ayrım yapabiliriz; 15 Temmuz öncesi ve sonrasında herşeyin farkında olanlarla, 15 Temmuz'a kadar vahametin farkında olmayan ama 15 Temmuz'u da gördüğü halde halen bunlarla zihnen, ruhen de olsa birlikte olanlar FETÖ'cüdür.
Bunlarla ilgili tanımlama önce cemaatti, sonra paralel en sonunda da FETÖ...
15 Temmuz'a kadar cemaat diye bildikleri organizasyonun içerisinde yer almış kişiler 15 Temmuz'u gördükten sonra aydınlanma yaşamışsa, jetonu yeni düşmüşse, pişmansa bunlara pişman olma hakkı tanınmayacak mı?
Hatta zaman içerisinde şunu da göreceğiz belkide; sırf cemaaatin değil FETÖ'nün içerisinde hatta darbe girişiminin içerisinde aktif şekilde bilerek yer almış kişilerden de pişman olanlar çıkacaktır. Şimdiden görüyoruz zaten, FETÖ talimatıyla devletin temel taşlarıyla; TSK ile oynayan Savcılar itirafçı olup bülbül gibi şakıyor...
PKK'lı olup etkin pişmanlık vs. yasalardan faydalananlar var malum.
Türkiye genelinde açığa alınan 100 bin kişiden söz ediliyor. Bunların eşleri, çocukları, yakınları... Ve çoğu da eğitimli, nitelikli insanlar... FETÖ'den bunları kurtaramaz mıyız?
Bu süreçte özellikle masum insanları devlete küstürmeyecek bir süreç yaşanmalıdır.
Evrensel Hukuk ilkeleri çerçevesinde ne gerekiyorsa yapılmalıdır.
Hani bir Hadis-i Şerif'te "Bir günü adaleti 70 yıllık ibadetten daha üstündür." buyuruyor Peygamber Efendimiz.
Adaletli davranıldıktan sonra hepsine eyvallah...
FETÖ'nün de PKK'nın da IŞİD'in de bütün terör örgütlerinin de kökünün kuruması dileğiyle...