KORK ALLAH'TAN KORKMAYANDAN...
Osman ÇİFTCİ
Allah korkusu, takva sahiplerinin, olmazsa olmazıdır. Cennet ehlinin de en büyük özelliklerindendir... Bir müslümanın ideal müslüman olmasının yolu da Allah korkusu ile mümkündür...
Bu korku öyle bir korkudur ki, kul Allah’tan sakındığı için yalan söylemez, kötülük yapmaz, haram yemez, israf etmez, iftira atmaz, fitneden, fesattan, hak yemekten kaçar, öyle ki Allah’tan hakkıyla korkanlar öfkelerini bile yutar... Özetle; hesap gününde hesabını veremeyeceği işlerden uzak durur. Allah bizleri hakkıyla korkanlardan eylesin.
Bir önceki yazımda şehrimizdeki bir define arama macerasından sözetmiştim. AKP’nin eski Bakanlarından Zeki Ergezen’in oğlu Dücane Ergezen, Erkilet’te Hıdırellez Tepesi’nin dibinde devletten izin alarak define arıyor, Büyükşehir Belediyesi’nin araçları da define arama işinde çalışıyor. Bu konuyu da Denizpostası Gazetesi’nin sahibi Azim Deniz ve www.kayseriyerelhaber.com’un sahibi Ali Türkaslan gündeme taşıdı.
Aramayı yapan Dücane Ergezen ile ilgili google.com’a girip arama yapınca, ters düştüğü kişi ve kurumları geçimişte “paralel” diye suçladığını göreceksiniz.
ATO’nun resmi açıklamasına göre; bu muhterem Ankara Ticaret Odası’nda Genel Sekreter iken seçimden sonra 3 ay sürekli rapor kullanarak işe gitmemiş, ATO yönetimi konunun üzerine gitmiş, raporu veren doktor, “adı geçen, amirim pozisyonunda olduğundan baskı sonucunda gerçeği yansıtmayan raporu düzenledim” demiş, Sağlık Bakanlığı konuya el atmış, raporun doğruluğunun teyidi için hakem hastane olarak Numune Hastanesi’ni belirlemiş ve şahsın bu hastanede muayene olmasına karar vermiş ancak Dücane Ergezen, hakem hastaneye muayeneye gitmeyerek, fen ve usule aykırı rapor kullandığı kanaatini güçlendirmiş. Konu yargıya intikal etmiş... Derken bu muhterem, “ATO’da paralel var” diye ortalığı ayağa kaldırmış, gazetelere haber yaptırmış. Sonuç ne oldu, ne olacak bilemiyorum...
Bu muhterem şimdi Kayseri’de define arıyorken, arama çalışmalarını haberleştiren arkadaşlarımıza, Yeni Akit Gazetesi’nin internet sitesinde Kayseri’yi bilen, meslektaşlarımızı tanıyan herkesin, “yok artık, yuhh” diyeceği şekilde çamur atıldı; “Kayseri’de paralel yapı ile Vatikan el ele” başlıklı haber yapıldı.
Define arama için izin alan Dücane Ergezen ama haberde defineci olarak başka bir isimden sözediliyor, define arama çalışmalarını yapan arkadaşlarımız paralelci, Vatikan’la işbirliği yapıp güya İslam dinine hizmet edecek, eski İncil bulacak aramaya mani oluyor diye hedef gösteriliyor.
Ne demiş atalarımız; kork Allah’tan korkmayandan... Allah şerlerinden emin etsin...
Paralel denilen konuyu da sulandıracak bu saçmalıklar.
Yeni Akit’in aklı başında yöneticileri Azim Deniz’le yaptıkları görüşmeden sonra nasıl kullanıldıklarını anlamış olacaklar ki, haberi siteden kaldırdıklarını beyan edip, gerekli düzeltmeyi yapmayı, gazetenin nasıl kullanıldığını da ortaya çıkarmayı vaat etmişler. Hatasını anlayıp, telafi etmeye çalışana diyeceksin?
Peki bu Allah’tan korkmadan iftira atan, Akit’i de kullanmaya çalışan hangi müptezel?
Bir başka konu; bu kişilere SİT alanı çevresinde arama izni veren şehrin valisine, belediyenin araçlarını seferber eden belediye başkanına soruyorum: Yeni Akitçiler altını üstünü dinleyince konuyu ayıkmışlar ve akıllara ziyan haberi silmişler. Peki siz, define arama izni konusunu gözden geçirmek, belediyenin araaçlarını bu muhteremlerin emrine amade olmaktan çekmek için neyi bekliyorsunuz? Size de Paralel derler diye mi korkuyorsunuz?
İSTER İNAN, İSTER İNANMA ERDOĞAN MİTİNGE GELMEMİŞ
Koskoca Enerji Bakanı yalan söyleyecek değil ya... Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanda düzenlediği miting için, “Sayın Cumhurbaşkanımız Kayseri’ye bir mitinge gelmedi. Yarım milyar TL’lik açılışlar vardı onun için geldi. Meydanda bir konuşma yaptılar.” demiş.
Koskoca bakan... Saçıyla, sakalıyla yalan söyleyecek, seni beni aptal yerine koyacak değil ya... İster inan ister inanma...
HANGİ MİLLETİN?
Geçtiğimiz haftasonu Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı Mitinge yarım saat kala meydanda iyi bir kalabalık toplandı. AKP neredeyse tüm köylerden, dikkat edin sadece ilçelerden demiyorum tüm köylerden minübüs, otobüsleri miting için seferber etmiş. İl merkezinde de raylı sistem miting için ücretsiz sefer yaptı... Keşke belediyeleri yönetenler bu konuda adil olsa da tüm siyasi parti mitinglerinde raylı sisteme aynı şekilde ücretsiz seferler yaptırsalar diyeceğim ama o kadar adil değiller, bunu hepimiz biliyoruz. Neyse başlıktaki konuya gelelim. Miting nedeniyle meydan Beğendik’in bitişiğindeki binanın üzerine Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milletin Adamı” sloganıyla dev bir posteri asılmış. Keşke Erdoğan için, “Türk Milleti’nin adamı” deselerdi...
FIKRA GİBİ AMA, KARADENİZ GERÇEĞİ
Kısa bir anektod: Haftasonu bir arkadaşımın nişan töreni nedeniyle Karadeniz yollarındaydım, Trabzon’a kadar vardık, geldik... Karadeniz sahil yolunu, tünelleri yakından görme imkanına sahip oldum. AKP’nin Karadeniz’de desteklenmesini sırf bu yollar ve tüneller nedeniyle anlayabiliyorum... Trabzon’da Saadet Partisi çatısı altında seçim çalışması yürüten adaylarla karşılaştık, herkesle tokalaşıyorlardı biz de tokalaştık. Kaldırımda selamlaştıkları esnafla yaşadıklarına tanıklık ettim; BBP ile yaptıkları ittifaktan bahsediyor, karşılaştıkları pek çok şey karşısında içi yanan, yüzü kızaran, yüreği sıkışanlar olduklarını anlatıyorlardı. Esnaf, “Evet Hoca’nın talebeleri yönetiyor” diye cevap verdi, adaylar talebelerin dersten kaçan, kürsel güçlerle iş tutan talebeler olduğundan bahsederken esnaf, “Ama AK..” diyecek oldu, Saadet’in adayı “her ak bildiğini şifa sanmayasun. Kireç de ak süt de ak. Süt yerine kireci içersen ölürsun” diye çıkıştı. Fıkra gibi ama gerçek...