Osman ÇİFTCİ

Kayserispor ve Duchenne

Osman ÇİFTCİ

Kayserispor’un düşmesi gerektiğini düşünen Kayseri’nin önde gelen bazı isimlerinin varlığını biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için anlatayım… Dost meclisinde samimi sohbetlerde konuşuyoruz. Gerekçelerine bakınca şehrin ekonomik kaynaklarının Kayserispor’a aktığından ve buna rağmen istenen sonucun alınamadığından yakınmalar ilk sırada geliyor. 
Kayserispor’un hesaplarının şeffaf olmadığında hemfikirler.
Her sezonda yöneticilerin “şu kadar borç ödedik” açıklamalarının ardından her mali genel kurulda açıklanan yeni borç rakamlarına bakınca bir kara delik hissi oluştuğundan bahsediyorlar.
“Geçmişte” belediyelerle iş tutan işadamlarından, müteahhitlerden alınan “ivazsız bağışlar”ın Kayserispor’a yönlendirilmesi sonrasında Kayserispor sayesinde imparator olanları bildiği için bu şehir, dimağındaki bu bilgiler nedeniyle bu tür refleksleri ben normal görüyorum. Kayserispor’dan transfer edilen futbolcular için büyük kulüplerin kasasından çıkan paraların Kayserispor’un kasasına girmediğinin resmi raporlarını görmedik mi geçmişte?
Neler neler… 
Eleştiriler çok. 
Ama yıkıcı değil yapıcı eleştiriler var çoğunlukla.
Kayserispor’un şehrin çocuklarının sportif gelişimine beklenen katkıyı yeterince sağlamadığından; Kayseri’de alt yapıdan futbolcu çıkarıp futbol dünyasına kazandırılamadığına kadar birçok konuda eleştiriler var. 
Haklı oldukları yerler var elbette ama ben şahsen katıldığım eleştirilere rağmen bu eleştirilerin sonunda, “madem öyle Kayserispor süper ligden düşsün de kurtulalım” yaklaşımına katılamıyorum.
Biliyorum ki, Kayserispor bu şehrin ortak en büyük markalarından biri. Sahip çıkamadığımız mantımız, sucuğumuz, pastırmamız gibi Kayserispor da bu şehri dünyanın dört bir yanında tanıtan büyük bir marka. 
Bu şehrin sahibi olduğu bir marka… 
Şehrin en büyük sosyal etkinliklerinden biri, şehrin en önemli motivasyon kaynaklarından biri.
Böyle olduğu için de Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin eli üstünde.  
Tesislerin mülkiyeti belediyenin, yeme içme, ısınma, elektrik gibi bütün ihtiyaçları belediye tarafından karşılanıyor. Bu dönemde de belediyelerden Kayserispor’a destek vermeye yönlendirilen işadamları var ama “geçmiş” dönemdeki gibi değil. Şehrin önemli ekonomik kuruluşları da, işadamları da finansal destek veriyor. Kayserispor’un hesaplarının şeffaf bir şekilde kamuoyuna mal olması eminim bir çoğumuzun ortak arzusu. 
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayserispor’a sahip çıkma konusunu bir tutku olarak yapıyor. Yerel televizyonların ortak canlı yayınında sağlamayı taahhüt ettiği bir konu vardı: “Kayserispor ligde kalmayı başarırsa, kulübün hesapları yine ortak canlı yayında geçmişten günümüze kadar şeffaf bir şekilde konuşulacak.”
O zaman eminim ki şehrin içi daha rahat edecektir. Kayserispor’dan nice başkalar geldi geçti. Kulübü şirketi gibi yöneten, fabrikasının işçilerini kulübün genel kurul üyesi yapanlar da geldi geçti, varını yoğunu kulüp için harcayanlar da geldi geçti. İlla ki bugün sahip çıkanlar da gelip geçecek… 
Ama Kayserispor bu şehrin ortak markası olmaya devam edecek.
Süper Lig’den düşünce kazanacağımız bir şey olmadığı gibi şehir olarak kaybedeceğiz.
Baki Ersoy’un kulübün onursal başkanı Mehmet Özhaseki’den Kayserispor’a sahip çıkma konusunda el aldığı aşikar. 
Kulübün başkanı, yönetimi zaten bu sürecin misyon sahipleri. 
Memduh Büyükkılıç’ın vazifelerinden biri de bu şehrin seçilmiş en büyük makamında oturan birisi olarak Kayserispor’u ligde tutmaya çalışmak.
Bu şehrin futbol kulübünün taraftarları zaten kulübün gerçek sahiplerinden… 

Kayserispor ve Duchenne
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise bugün var yarın yok. Sonuçta resmi bir makamda; tayinle geldiği, tayinle de gideceği bir görevde.
Birçok mülki amir gibi o da Kayserispor ile el gördülük ilgilenip işine devam edebilir aslında.
Ama Gökmen Çiçek, Kayserispor’a destek olma, sahip çıkma konusunu vazife edinmekten öte bir noktaya taşımış durumda. 
Şehirde yaygın bir hale getirdiği Erva Spor okullarından süper ligde oynayacak futbolcuları çıkarırsa da şaşırmam.
Adam bu şehrin birçok değeri için olduğu gibi resmen Kayserispor için de çırpınıyor.  
O bir Kayserisporlu…
Nereden biliyorsun derseniz, aslında detayında birçok konu var ama ben size kestirme bir yol tarif edeyim: Rizespor karşısında galip geldikten sonraki hallerine bakın; yürüyüşüne, duruşuna, bakışına, coşkusuna bir bakın. İnsan belli eder ya; Vali’nin Duchenne Gülümsemesi, “Kayserispor düşse de kurtulsak” diyenlere hiç benziyor mu bir bakın… Allah aşkına bir bakın.

Duchenne gülümsemesi:  içten gelen, gerçek mutluluk ve neşe anlarında göz çevresi (orbicularis oculi) ve ağız kenarı (zygomatic major) kaslarının eş zamanlı çalışmasıyla oluşan samimi gülümseme türüdür.

Yazarın Diğer Yazıları