KAYSERİ ŞÖVALYELERİ
Osman ÇİFTCİ
Refah Partisi kökenli, son dönemde de Adalet ve Kalkınma Partili bir ağabeyle konuşurken, şehrin bazı yerlilerini kastederek, "Sen bilmiyor musun, Kayserililer'in tarikatı cemaati önce kendileridir, hele ki para söz konuysa... Fetullah cemaati bizimkileri değil, bizimkilerin cemaati Fetullah cemaatini kullanmıştır." dedi.
Kayseri'nin yerli nüfusu bu şehir bir zamanlar köy-kasaba konumundayken burada yaşayan ailelere mensuptur. Düşünün sizin köyünüz de büyüse ve Kayseri gibi bir Büyükşehir olsa siz de haliyle, doğal olarak köyünüze sonradan gelenlerden ziyade öncelikle köylülerinizle tutkun olursunuz.
Bu tutkunluğu anlamak pekala mümkün...
Elbette ki öncelikle birbirleriyle ticaret ve siyaset yapacaklar, elbette ki birbirlerini koruyup kollayacaklar, bu sosyolojik bir sonuç diye düşünüyorum.
Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök, 29 Ağustos 2007 tarihinde "Kayseri Şövalyeleri" başlıklı bir yazı kaleme almıştı. O yazıda, "Acaba, Başbakan’a rağmen, Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na adaylıkta ısrar kararı nerede alındı? Yoksa bilmediğimiz "Kayseri Şövalyeleri" falan gibi gizli bir cemaat mi var?" diye sormuştu.
Ertuğrul Özkök'ün dediği gibi "Kayseri Şövalyeleri" falan gibi gizli bir cemaat mi var bilmiyorum. Ama bu birbirine tutkun olan çevre Fetullah Gülen cemaati konusunda da birbirini ister istemez etkiledi.
Kayseri'de birbirine oldukça tutkun olan şehrin yerlilerinin geleneksel oturmaları da FETÖ'nün en etkin faaliyet alanlarından biriydi.
Bütün oturmalarda diyemem tabi ama oturmaların büyük bölümünde siyaset ve ticaret konuşulurken Fetullah Gülen kasetleri açılıp izlendiğini biliyorum.
Şu anda FETÖ/PDY'den gözaltında bulunan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, gözaltına alınmadan önce gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında FETÖ ile ilgisi olmadığını anlatmaya çalışırken, Fetullah Gülen'in kasetlerinin bahsettiğim oturmalarda açıldığını, kendisinin ilgi gösterip de kasetleri dahi izlemediğini söylemişti.
***
İşin içinde para ve güç de olunca, bahsettiğim çevrenin birbirini etkilemesi de kaçınılmaz oluyor.
Düşünün adliye, polis, birçok devlet kurumu ellerinde olan bir yapılanma, ticarete de yön veriyor... İşin içinde para var. Ee böyle olunca Kayseri'nin yerlileri birbirlerini etkileyerek cemaate kaptırdı.
Hal böyle olunca FETÖ mü bizimkileri kullandı bizimkiler mi FETÖ'yü kullandı sorusu da yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan sorusu gibi karmakarışık bir hal alıyor.
Şimdi de bu kıskaçtan kurtulabilmek için birbirlerini koruma, kollama gayretinde olmaları da doğaldır. Ama yemezler o başka...
Dün biri, "Kayseri'nin paraya düşkün yerlilerini bu para hırsı birgün yakacaktı" gibi bir yorum da yaptı...
Velhasılı kelam birbirlerini yaktılar desek yanılmış olur muyuz?