Osman ÇİFTCİ

KAYSERİ ŞEKER'İ KİM YÖNETİYOR HÜSEYİN AKAY NE DİYOR BÖYLE?

Osman ÇİFTCİ

Kayseri Şeker Fabrikası'nın 59. Pancar Alım Kampanyası'na başlayacak olmasının ilk etabı ve fabrikanın çalışmasına imkan tanıyan olan Kireç Ocağı’nın ateşlendiği tören S.S. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay’ın adeta “buranın patronu benim” dediği bir gövde gösterisine dönüştü.

Akay o kadar garip sözler söylüyor ki; “Kayseri Şeker Fabrikası artık sıradan bir kuruluş değildir”, “ben ölmeden de bu fabrika ölmez”, “700 kişi aramızdan çeşitli sebepler ile ayrıldı, emin olun bir 700 kişi daha ayrılsa, işler yine aksamayacaktır.”, “ailemizden ve evimizden ayrı bir şekilde 2 buçuk senedir bu emaneti, şandan şöhretten uzak kalarak, sahiplenip, taşımaya çalışıyoruz.” vs. vs.

Ben… ben.. ben…

Daha önce de Sayın Akay’ın “ben”leriyle ilgili eleştiride bulunmuştum bu sütunlarda…

Akay, Pancar Ekicileri Kooperatifi’ne başkan seçildi ama fabrikanın yönetim kurulu başkanı Yeşilhisar Belediyesi’nin AKP’li eski başkanı ve AKP Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’ın öğrencilik yıllarındaki ev arkadaşı Abdulkadir Akdeniz oldu.

Ama buna rağmen S.S. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası’nın Yönetim Kurulu Başkanı rolünü oynamayı sürdürüyor…

Öyle ki, “Hayırdır Hüseyin abi, Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Akdeniz bostan korkuluğu mu?” dediriyor.

Toplu sözleşmeyi fabrikayla sendika yapıyor kooperatif başkanı Akay havasını atıyor…

Hayret ki hayret…

Ne yani ya; Akay ölse Şeker Fabrikası’da mı ölecek?...

***

Ha bir de Sayın Akay diyor ki; “Bugün burada açıkça söylüyorum ki, bizlerin cebine, işçinin ya da çiftçinin hakkının girdiğini ispatlayan olursa, alnından öper bu işi bırakırız.”

Bir hatırlatmada bulunacağım; ilçelere giderken, Kayseri’de yönetim kurulu toplantısı yaparken bile kendinize yazdığınız harcırahlar sizce ne kadar haktır? Bu harcırahları halen almaya devam ediyor musunuz bilemiyorum ama o dönem hepsini belgeleriyle ispatlamıştık.

Size ulaştırılan “yolsuzluk” iddialarının üzerine ne kadar gidiyorsunuz, gereğini yapmadığınız ses çıkarmadığınız, kulağınızın üzerine yattığınız konular var mı?

Peki, fabrikanın imkanlarıyla yurtdışına giden ve gazetelere manşet olan yöneticinin kendisiyle görüşen gazetecilere “doğru” dediği fotoğraf karesinin “montaj” olduğunu söyleyerek mi haktan yana davranıyorsunuz?

Bir başka konu da mesela şu seçim sürecindeki masrafları… Vekalet ücretleri falan filan… Nereden nasıl karşıladınız, bu konuda da kendinizden bu kadar emin misiniz?

Eh madem siz bu kadar iddialısınız, bu iddialarınızda ne denli sağlamsınız bir bakalım…

Yazarın Diğer Yazıları