ENİNDE SONUNDA HESAP VERECEKLER
Osman ÇİFTCİ
21 Ekim 2009 Çarşamba...
Yani bugünden tam 5 yıl bir hafta öncesine ait şu Hürriyet Gazetesi’nin küpürüne iyice bakın...
Apo’nun piçleri açılım adı altında Habur sınır kapısından ülkeye sokulmuş, ellerinde Apo canisinin posteri ve sözde kürdistan bayrakları ile otobüs üzerinde Güneydoğu’da ki illerde şov yapmışken dönemin Başbakanı mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan kepazeliği “sevindirici gelişme” diye nitelemişti.
BOP’un eşbaşkanı olduğunu beyan eden Erdoğan, Habur kepazeliği ile ilgili olarak sadece “sevindirici” dememiş devamında da, “Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü?” demişti.
Hep “güzel şeyler olacak” diye diye sindirtmeye çalıştılar süreci.
Ve bugün Türkiye’nin geldiği noktaya dönüp bir bakın.
Adeta ABD’nin maşası konumunda bir ülkeyiz, görünen gerçek bundan öte değil.
***
Geçtiğimiz hafta yaşananlara dönüp bir bakın, resmen akıl tutulması....
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PYD’ye yardım PKK’ya yardımdır” diyor sonra ABD’nin silah yardımı yapmasını eleştiri bombardımanına tutuyor, ama peşmergenin PYD’ye yardıma gitmesine ABD’nin PYD’ye silah yardımı yapmasına boyun büküyor.
Ne boyun bükmesi, peşmergelerin geçişinin ABD’ye kendisinin yaptığı teklifle gerçekleştiğini söylüyor.
Güler misin ağlar mısın? Yazık, memleketin haline yazık...
***
Aslında Erdoğan doğru söylüyor, “PYD’ye yardım PKK’ya yardım”dır ve bu yapılan da kimsenin yanına kalmayacaktır.
Analar ağlamasın edebiyatı ile vatanı adeta savunmasız bırakanlar çarşı izninde şehit edilen erlerimizin ardından edebiyat yapmaya devam ediyor.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır.” dedi.
Aslında Davutoğlu doğru söylüyor, “Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır.”
Peki nasıl?
Analar ağlamasın, güzel şeyler olacak ninnileri ile sindirte sindirte sürdürülen açılım sürecinde PKK’ya yardım noktasına gelenlerin yaptığının yanına kar kalmaması için ne olacak?
Sanmayın ki bu düzen böyle gider. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner...
***
Geçtiğimiz haftasonu MHP Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ile kısa bir süre sohbet imkanımız oldu.
Halaçoğlu basında da yer alan şu görüşlerini tekrarladı:
“Anayasa’nın 92’nci maddesine ve tezkereye tamamen aykırı bir durum söz konusu. Hükümet Anayasa suçu işlemiştir. Şimdi Anayasa maddesine göre ve tezkereye göre, Irak devletine ait bir ordu birliğinin Türkiye üzerinden geçişine veya Türkiye’ye gelişine izin verilebilir ama devlete ait olmayan bir silahlı gücün Türkiye üzerinden geçirilmesine müsaade edemezsiniz. Kaldı ki hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan yaptığı açıklamalarda PYD’yi PKK’nın eş değeri ve bir terör örgütü olarak nitelendirdi. Öyleyse bir terör örgütüne - yardım etmek için- Türkiye yardım ve yataklık mı yapıyor? Bunun anlamı nedir? Bunun altından nasıl kalkacaksınız? Bunları göz önüne almak zorundasınız. Çünkü bir gün önce, bir saat önce, iki saat önce PYD’nin de PKK gibi terör örgütü olduğunu söyleyeceksiniz, Obama’dan gelen telefonla işin rengi değişecek...
Amerika Birleşik Devletleri adeta Türkiye’yle oyun oynamıştır. Dolayısıyla, buna bağlı olarak sizin şu sırada yarın kime döneceğini bilmediğiniz bir silahlı gücü Türkiye sınırında PYD’ye destek verir hale getiriyorsunuz. Açıklamalara bakacak olursak, efendim, Suriye’de alınmış ve yetiştirilmiş peşmergeler tarafından Suriyelilerin buraya gönderildiğidir. Eğer böyleyse daha da kötü bir duruma düşmektesiniz. Bunların yarın o silahları orada bırakmayacaklarını nasıl garanti edeceksiniz o zaman, kayıtlı silah değilse? Orada bıraktığında bunların PKK’nın eline geçmeyeceğini nasıl garanti edeceksiniz? Anayasa’nın 92’nci maddesi peşmergenin Ceylanpınar üzerinden de olsa, nereden olursa olsun Türkiye topraklarına girmesine ve bunun üzerinden geçmesine asla müsaade etmemektedir ve kesinlikle bunun karşılığında Anayasa suçu işlenmektedir ve bunun hesabını eninde sonunda vermek zorunda kalırsınız.”
Türkiye’de bir gün hukuk gerçekten egemen olursa ki ancak o zaman hesap dönmüş demektir, işte o zaman Halaçoğlu’nun dediği olur ve eninde sonunda bu millete hesap verirler, hiç kimsenin yaptığı yanına kalmamış olur...