Osman ÇİFTCİ

ÇİLSAL BOMBAYI TV 1'DE PATLATTI

Osman ÇİFTCİ

Kay-Tv satıldı satılalı oturup da yerel televizyon kanallarını izlediğim söylenemez. Biliyorum ki bu şehirde yaşayan birçok kişi de tıpkı benim gibi...

Seçim geldi, adaylar ne diyor diye yerel televizyon kanallarına bakanların sayısı illa ki artacaktır.

Derken, önceki akşam şehrimizde yayın yapan uydu televizyonu TV1'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Osman Çilsal'ın programa katılacağını öğrendim ve internet üzerinden izlemeye çalıştım. Yayın internet ortamında olduğu için ara ara kesiliyordu, bu nedenle çok da sağlıklı izleme imkanım olmadı ama programın dünkü yankılarını da etraftan alınca Çilsal'ın ne denli etkin bir siyasi kişilik olduğuna kanaat getirdim.

Programı izleyenler, "keşke Kay-Tv ekranı olsaydı" diyorken programda Çilsal'ın patlattığı bombaların yeterince detaylandırılamadığı serzenişlerini de aldım.

Kayseri'de ekranını bütün siyasi partilere sınırsız bir şekilde açan bir televizyon ekranına ne denli ihtiyaç olduğu birkez daha ortaya çıkmış oldu.

TV1'in "şu döneme göre tarafsız" olarak yorumlanabilecek yayın çizgisini de bu çerçevede tebrik etmek gerek. Buna belki itiraz eden çok kişi olacak ama dikkat edin "şu döneme göre" diyorum... Başka bir kanalda olsaydı,  belki programdan önce, "ağa da dosyan varmış" diyen Alo Fatihler türeyip, "yayında sıkıntı edersen dosyanı açarım" diye tehdit edip RTÜK var diye savuşturmak adına program da yapabilirdi pekala...

Adalet ve Kalkınma Partisi Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki'nin 30 Mart'ta yapılacak seçimlerle ilgili projeleri arasında Eski Sanayi'de Şehri Derya ve Sahabiye'de ticaret merkezi olarak ifade edilen Gökdelenler projeleri ile ilgili Çilsal'ın tespitleri Özhaseki için hazırlanan projelerin ne denli boş olduğunu gözler önüne serdi.

Çilsal'ı dinleyince Özhaseki'nin nasıl böyle bir proje ile kamuoyunun önüne çıktığına şaştım kaldım.

Özhaseki'nin belediye imkanlarıyla Billboardlar, raketler ve belediye kasasından bastırılan kitapçıklarla kamuoyuna duyurduğu projeler Çilsal'ın anlattığına göre tamamıyla "cılk" çıkmış durumda.

Dedim ya; Özhaseki nasıl böyle bir açığa düştü hayret ettim.

Eski Sanayi'ye ilk harekatı Milliyetçi Hareket Partisi Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Özsoy yapmıştı. Özsoy, Eski Sanayi'deki birçok işyerinin imara işli bile olmadığını, bölgedeki mülk sahiplerinin kıymetli arsalarının ellerinden alınmak istediğini gündeme taşımıştı.

TV1'de ki programda detaylarını sağlıklı bir şekilde öğrenemediğim Eski Sanayi ve Sahabiye ile ilgili Özhaseki'nin projelerine Çilsal'ın muhalefet ettiği konuları Çilsal'dan bizzat da dinledim.

Çilsal, Şehri Derya için "Hadi be ya!" dediklerini söylüyor ki, anlattığına göre az bile diyor...

Zira; Eski Sanayi'de göl yapılacağı söylenen alanda Sanayi Camisi, Yapışlar Camisi, Hoca Hasan Camisi, yeni ruhsat verilen oteller, iş merkezleri, tarihi Hoca Hasan Medresesi, kümbetler, belediye tarafından satılan akaryakıt istasyonu, satıldıktan sonra içerisindeki cami yıkılan eski terminal arazisi gibi projeyi sadece hayal olarak bırakabilecek bir yığın yer var.

Özhaseki'nin yerinde olsam kendisine bu projeyi hazırlayanların defterini dürmekle başlarım işe.

Eski Sanayi'de durum böyle de Sahabiye'de farklı mı peki?

Çilsal Eski Sanayi'de ki proje sakatlığını anlatmaya çalıştığı programda Sahabiye konusunu anlatmaya zemin bulamadı.

Billboardlara asılan fotoğraftaki gökdelenlerin Sahabiye'de kurulabilmesi için de bu bölgede yeni yapılmış onlarca iş merkezinin, tarihi eserlerin, kümbetlerin de kaldırılması gerekiyor.

Velhasılı muhalefet dediğin şeyin bu şehirde ne kadar eksik olduğunu da birkez daha göstermiş oldu Çilsal bana.

 

KAYNAYAN KAZAN KAPAK TUTMAZ

AKP açısından Türkiye'de en uzun gece sanırım 24 Şubat gecesiydi...

Çıkar birlikteliği esasına göre kurulmuş olan içerisinde kendisine "Ülkücüyüm" diyenin de "solcuyum" diyenin de yer bulabildiği, cemaatlerin, tarikatların ittifak kurduğu,"Öcalan'a sayın diye hitap edenlerin" de yeraldığı ve bu çıkar birlikteliği ile 10 yıldan fazla iktidarda kalan bir siyasi partide yolsuzluk olmaması imkansız.

Türkiye'de iktidara gelenler ülkeyi öyle ya da böyle soyup soğana çevirmenin bir yolunu buluyor ne yazık ki.

Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok diyorlar ya; Amerika'yı düşünün, 2 dönemden fazla iktidarda kalabilen bir isim var mı? Kalabilselerdi, baba Bush, Clinton, oğul Bush vs. vs. gider miydi?

Belli ki 2 dönemden fazlası olağan hayata ters. İki dönemden fazla kim nerede görev yapıyorsa akıbeti hiç hoş olmuyor.

Türkiye'de onlarca örneğini bulabilirsiniz zira...

Ve AKP'yi oluşturan ittifak çatladı, çamlak-çömlek patladı...

24 Şubat gecesini AKP'lilere en uzun gece yapan ses kayıtları Türkiye'de devlete çöreklenmiş nasıl bir cemaat ya da adına ne derseniz bir yapılanmanın olduğunu, özel hayatın gizliliğinin nasıl ayaklar altında olduğunu ortaya koyduğu gibi ülkeyi yönetenlerin içler acısı halini de aşikar etti.

Birçok kişiye göre daha önce yayınlanan tapeler teaser ve fragmandı, film 24 Şubat'ta başladı ve daha yeni başlıyor... Araya parça da atarlar mı bilmem...

İlk savunma olarak "ses kayıtları montaj" deniliyor, ses uzmanları ise internetten toparladığım kadarıyla; "Ses kaydı montaj değildir. En basit analyzer pluginin de bile bunu görüp test edebilirsiniz. Ses kaydının birbirinden bağımsız yerlerinden alınmış 4 adet room noise örneğinin 30 db ses açıldıktan sonra analyzerdaki görüntüsü. Birbirinden bağımsızdır copy paste değildir room noise'lar. Ayrıca zaten diyaloğun gidişatındaki tonu herhangi bir tune programında profesyonelce tonlasak bile cümle yapılarını bu denli kurmayı, cümlelerin akışını yakalamak imkansız denecek kadar düşük bir ihtimaldir."diyor.

Uzmanların kanaatine ben de sahibim bunu başta belirteyim; ses kayıtları ne denli gerçek ne denli montaj bilemem ama ama şu bir gerçek AKP ittifakı çatladı ve bu kavga yorgan gitmeden bitmez.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçtiğimiz günlerde AKP'de yaşananları yorumlarken söylediği bir atasözü ile bitireyim; "kaynayan kazan kapak tutmaz"

 

 

Yazarın Diğer Yazıları