BU SADECE REKTÖR ALTUN'UN KARNESİ Mİ?
Osman ÇİFTCİ
Erciyes Üniversitesi Rektörü kim olacak başlıklı yazımdan sonra X hesabımda ‘Biliyor musunuz?’ başlığı altında üniversite ile ilgili verileri bilgilendirici sorular sorarak gündeme getirdim.
Neler mi sordum:
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi’nin araştırma üniversiteleri sıralamasında 2024 yılında 11’inci sıradayken, 2025’ten itibaren 14’üncü sıraya gerilediğini biliyor musunuz?
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi’nin TÜBİTAK 1001 proje performansında 2024 yılında 14 olan toplam proje sayısının, 2025’te 8’e düştüğünü; 2026’nın ilk döneminde ise 4 proje olarak gerçekleştiğini biliyor musunuz?
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde aylık ortalama ameliyat ve girişimsel işlem sayısının 2024’te 8 bin 388 iken, 2025’te 7 bin 895’e, 2026’da ise 6 bin 665’e gerilediğini; 2024–2026 arasındaki düşüşün yüzde 20,5 olduğunu biliyor musunuz?
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde aylık ortalama muayene sayısının 2024’te 101 bin 884 iken, 2025’te 97 bin 832’ye, 2026’da 93 bin 177’ye gerilediğini; 2024–2026 arasındaki düşüşün yüzde 8,5 olduğunu biliyor musunuz?
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin aylık ortalama SGK faturalama tutarının 2024–2026 döneminde yüzde 26,7 artarken, aynı dönemde Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde artışın yüzde 81,5 olduğunu biliyor musunuz?
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 2023 Mart itibariyle her ayın 15’inde maaşla ödenen teşvik ek ödemelerinin, 2026 yılında 8 ila 31 gün arasında gecikmelerle ödendiğini; Şubat ayı teşvik ödemesindeki gecikmenin 31 güne ulaştığını biliyor musunuz?
* BİLİYOR MUSUNUZ?
Erciyes Üniversitesi’nin BAP projelerine Ocak’tan beri maddi destek sağlanamadığını, projelerin durma noktasına geldiğini; 5 ay önceki doktora ve yükseklisans tez proje onaylarına yeni başlandığını ve araştırma projeleri için “bütçe yok” denildiğini biliyor musunuz?
*
Bu formatta üniversite ile ilgili benzer şekilde olumsuz gelişmeleri sorularla gündeme getirmeye devam etsem herhalde aylarca her gün bir soru yayınlarım.
Rektörlük aleyhine açılan davaların 1.000’e yaklaşması gibi mesela… Bu kadar dava kuru bir inadın sonucu açılmış olabilir mi?
Ama daha fazla uzatmanın anlamı yok, konunun anlaşıldığını düşünüyorum.
Bu veriler Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof Dr Fatih Altun döneminin karnesi mi?
Kesinlikle öyle…
Peki Altun’un şahsıyla alakalı konular mı, sadece O’nun karnesi mi?
Bence değil.
★ ★ ★
Birçok kişi verilerle ilgili kaynağımı sordu.
Haber kaynağımın kim olduğunu söylemem ama kim olmadığını rahatlıkla söylerim.
Bir önceki yazımda benim Rektör adayımın Prof. Dr. Hüseyin Per olduğunu ifade ettiğim için açıkladığım verilerin kaynağının Per olduğunu sananlar oldu.
Aslında yayınladığım verilere açık kaynaklardan rahatlıkla ulaşılabilir.
Bu verilerden haberi olmayanı zaten Rektör falan da yapmamak lazım.
Sorunu bilmeyen çözümünü zaten bilemez.
Hem ne fark eder ki kaynağın kim ya da ne olduğu?
Açıkladığım sonuçları değiştirecek öyle değilmiş dedirtecek bir itiraz var mı? Yok…
Araştırma üniversiteleri sıralamasında 2024 yılında 11’inci sıradayken, 2025’ten itibaren 14’üncü sıraya gerilediğimiz konusuna, “puanımız aynı” diye bazı çevrelere savunma yapılmış ama konu şu; diğer üniversiteler puanını arttırmış biz yerimizde sayarken 14’üncü sıraya gerilemişiz.
Gerilemişiz yani… 11’inci sıradan 14’üncü sıraya gerilemişiz.
★ ★ ★
Rektör Prof Dr Fatih Altun’a yakın bir kaynak, Bilimsel Araştırma Projeleri’nde (BAP) yaşanan sorunun ocak ayından değil mayıs ayında ve 2 aylık bir aksama olduğunu, sorunun genel bütçe ile ile ilgili olduğunu söyledi.
Teşvik ödemeleri tüm üniversitelerde sorun oldu, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy dışında konuyla ilgilenen milletvekilimiz de olmadı.
Dediğim gibi, bu karne sadece Altun’un değil.
Hükümetin ve şehri yöneten siyasi kadronun da karnesi.
Ama açıkladığım verileri değiştiren bir durum değil.
Bahsettiğim Rektör Altun’a yakın kaynak, “TÜBİTAK projeleri akademisyenlerin biraz da bireysel olarak yaptığı projeler, başvuru sayısı çok oldu ama kabul edilen proje sayısı düştü. Ayrıca bu dönemde uluslararası en prestijli projesi kabul edilen tek kamu üniversitesi oldu.” dedi.
Üniversitede liyakata yönelik eleştirileri hatırlatan bu açıklama TÜBİTAK projelerinde 3’ü şartlı 1’i tam kabul olmak üzere sadece 4 projeye gerilediğimiz gerçeğini değiştirmiyor.
★ ★ ★
Personel sıkıntısı had safhada…
Doktorlar, hemşireler, sağlık çalışanları elde ettikleri gelirin düşük olması nedeniyle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden kaçıyor, şehir hastanesi daha çok tercih ediliyor.
Oysaki ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi sadece Kayseri’nin değil bölgenin sağlık ihtiyacını karşılayan bir hastane.
Şehir Hastanesi de sorunlar yaşasa bile Tıp Fakültesi Hastanesi daha büyük bir sorun yaşıyor.
Sistem tıkanmış vaziyette.
Son dönemde Meram Tıp Fakültesi hastanesi ile ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi kıyaslandığında bizim yönetimsel sorunlarımız gün yüzüne çıksa da genel sorunlar daha ön planda.
Üniversite hastanesinin yaşadığı bu sorunu Cumhurbaşkanı ile arası en iyi milletvekili rolüyle sahada elit, VİP edayla poz veren Kayseri Milletvekilimiz Ayşe Böhürler’in Recep Tayyip Erdoğan’a iletip çözüm talep ettiğinin haberini yapmak isterdim.
Ama Ayşe hanımın adı üniversite kulislerinde kendine yakın Rektör atamaya çalıştığı iddialarıyla gündeme geliyor.
Bu iddialar doğruysa Ayşe hanım bu şehire yapılacak en büyük haksızlıklardan birini yapıyor demektir.
Bu durum Ayşe hanıma sempati oluşturmaz aksine AK Parti’yi de yaralar benden söylemesi.
★ ★ ★
Üniversitede, tıp fakültesinde ve hastanesinde iyi şeyler olmadı mı, elbette oldu.
Kayseri Şehir Endeksleri (KAŞE) raporunun hazırlanması için Rektör Altun’un da katkılarıyla gayretleriyle yürütülen çalışma bu şehir için çok kıymetli.
MÜSİAD Şube Başkanı Ferhat Akmermer’in, Vali Gökmen Çiçek’in öncülük ettiği yapay zeka destekli şehir analizi Kayseri’nin geleceğine yön verme adına yapılmış en kıymetli çalışmalardan biri.
Üniversiteyi Kayseri ile hemhal olmuş bir entegrasyonda görmek mutluluk verici.
Kurumsallaştırılıp geliştirilerek devam etmesi gereken bu çalışma nedeniyle Erciyes Üniversitesi Rektörü ve yönetimini, emeği geçen herkesi tebrik etmek lazım.
Arwu, QS, URAP gibi üniversitelerin kıyaslandığı sıralamalarda Erciyes Üniversitesi’nin konumundaki artış ve mevcudu koruma rakamları da gurur verici.
Fiziki anlamda eğitim öğretim alanında sağlanan gelişmeler gözardı edilemez.
Bir önceki yazımda da belirttim, Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşanan olumlu hizmetler Altun’un hizmet hanesine yazılmadı.
Tıpçı Rektör olmadığı için Tıp Fakültesi ile senkron sağlayamadı.
O dönemki görevlerinden istifa etmek durumunda kalan mevcut Rektör adayları; dönemin Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alper Kemaloğlu’nun ve dönemin hastane başhekimi Prof. Dr. Fatih Horozoğlu’nun sayesinde diyebileceğimiz işler oldu.
Tıp Fakültesi’ne 800 yataklı yeni hastane binası proje başvurusu ve bütçe onayı o dönem alındı, yeni acil binasının yapımı ve hizmete açılması o dönem oldu.
Dekan Alper Kemaloğlu’nun bu konudaki gayretine bizzat şahit olduk.
Mehmet Özhaseki’nin damadı olmasının avantajını Üniversite hastanesine yansıtmak için çırpındı.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 1050 yatak kapasiteli hastanesine ilave 1071 yatak kapasiteli yeni hastanesi yapılırken, Erciyes Üniversitesi’nin 1350 yatak kapasiteli hastanesine ilave 800 yatak kapasiteli yeni hastane yapılması bence büyük sorun.
Sivas’a 1071 ilave ediliyorsa bölgenin sağlık yükünü çeken Erciyes’e 2071 yatak kapasiteli hastane yapılması lazım aslında, o da ayrı bir konu ama 800 yatak da olsa bu kazanım o dönemin gayretlerinin bir sonucu.
Tıp Fakültesi similasyon laboratuarının kurulması, Davinci robotik cerrahi cihazının alınması, Poliklinik hizmet binasının yenilenmesi, hasta hizmetlerinin dijitalleştirilmesi, öğrenci sınavlarının dijitalleştirilmesi, Tıp Fakültesi eğitiminde yatay ve dikey entegrasyonun sağlanması gibi konular o dönemin hizmet hanesinde.
Kemaloğlu döneminde döner sermaye dağıtım ücretlerinin 18 ayda %156 arttığını ve hiç aksamadığını anlatan bir kaynağım, hayırseverlerden hastane gelişimi için alınan hayır rakamının 5 milyon dolar olduğunu söyledi mesela.
Bu bir yönetim becerisidir.
Kemaloğlu, nevi şahsına münhasır bir Dekandı.
Öğrenci kültür-sanat etkinlikleri için kampüste spor salonu, kara kalem resim çizim salonu, satranç odası, piyano ve müzik odasını açtı mesela.
Tıp fakültesi öğrenimi ile ne alakası var demeyin öğrencilere çok şey kattı bunlar.
Üniversitenin tiyatro kulübünü bile fakülte bünyesine aldı, Türkiye çapında konuşmacıları davet edip konferanslar verdirdi.
Sadece tıp eğitimi ile sınırlı bir fakülte olmaktan çıkardı Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni.
★ ★ ★
İyiye iyi, doğruya doğru…
Ama eksiklikleri de görmemiz gerekiyor. Yanlışlıklara da işaret etmemiz gerekiyor.
Uzun lafın kısası;
Gelinen noktada tıpçı Rektör ya da Tıp’a önem veren Rektör talebinin öne çıktığını söylemek mümkün.
Zira; üniversitenin kalbi tıp fakültesi…
★ ★ ★
Üniversitede liyakatın değil siyasi yakınlığın ne kadar sakıncalı olduğunu söylememe gerek yok sanırım.
Tarikat cemaat referanslı kadrolaşma ise üniversiteye ihanettir.
Süleymancı diye bilinen adamların öne çıktığı söylentisi bile can sıkıcı.
Bu arada 3 ayrı kaynaktan yansıdığı için gündeme getiriyorum; bir Rektör adayı ile yemek yedi diye ilan edilmiş Doçentlik kadrosunun iptal edildiği gibi vahim bir iddia daha var.
Böyle bir olay varsa bu konu başlı başına Altun’u Rektörlük yarışının dışına atmayı gerektirir.
Üniversite kimsenin keyfine göre yönetilemez.
Bu arada…
Sadece Altun için demiyorum; İktidar partisi protokolünde söz sahibi olsam üniversite dışındaki etkinliklerde boy gösteren RektörLERİ, “Hocam siz bu tür etkinliklere gelmeyin, üniversitede daha önemli işleriniz var” diye uyarırım.
Uyarmama rağmen daha da dairesine dönmüyorsa milletin içinde rezil rüsvay edecek şekilde kovalarım.
Velhasılı kelam;
Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.