Geçtiğimiz günlerde TBMM çatısı altında kurulan iftar sofrası çok konuşuldu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, kamuoyunun gündemi meşgul eden konuyla ilgili olarak, “milletimiz ne yiyorsa biz de aynı şeye talibiz” dedi.
Ülkedeki sorunların çözümündeki ana felsefenin bu olması gerektiğini düşünüyorum.
Millet adına karar verenler, millet ile aynı şeye talipse çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur.
Ama milletin çocukları işsiz gezerken millet adına karar verenlerin çocukları sınavsız, liyakatsiz, bol kazançlı iş sahibi oluyorsa orada sorun vardır.
Millet doğalgaz faturasından korkup evinin içinde kat kat giyinirken, millet adına karar verenler üşümesin diye otomobilleri saatlerce çalışır durumda bekliyorsa orada bir yanlışlık vardır.
Millet ucuz et alabilmek için sahurda sıraya girerken millet adına karar verenler kuş sütü eksik sofralarda iftar açıyorsa orada samimiyet değil hamaset vardır.
*
Geçtiğimiz gün Sevgili Cafer Zengin ile Hastane Caddesi’ndeki bir eczaneye girdik.
Eczacı istediğimiz ilacın ellerinde olmadığını ama depoda getirtebileceğini söyleyince oturup beklemeye başladık.
O arada bir vatandaş girdi.
Elindeki reçeteyi uzatıp, “Ben emekliyim, ona göre bir fiyat söylersen alacağım” dedi.
İstediği şey evde şekerini ölçebileceği cihazdı.
Eczacı hesap makinesi aldı, hesapladı, “Sana 500 lira olur” dedi.
Emekli vatandaş, “400 liram var, başka yok. 400 lira olmaz mı?” diye sordu.
Eczacı olmayacağını söylediğinde de, niyetin pazarlık olmadığını anladık, dönüp arkasını gitti.
Sevgili Cafer ile birbirimize baka kaldık.
100 lira, kimi yerlerde bir bardak çay bile etmeyen 100 lira için alacağını almadan daha doğrusu alamadan giden emekli vatandaşın talip olduğu şey ile Özlem Zengin’in talip olduğu şey aynı mı?
(Bu arada Cafer Zengin ile Özlem Zengin’in soy isim benzerliği dışındı hiçbir yakınlığı yoktur.)
Birincilikle çıktıkları sınavlarda mülakat adı verilen torpil sistemiyle gelecekleri çalınan Milletin çocukları ile hakim ve savcıların kura çekiminde Cumhurbaşkanı’na selam veren Özlem Zengin’in yeğeni Dağhan’ın gerçekliği gün gibi önümüzde dururken Özlem Zengin’in “milletimiz ne yiyorsa biz de aynı şeye talibiz” sözünün hiçbir anlamı da gerçekliği de yoktur.
Mesele milleti yönetenlerin oturduğu sofra değil, mesele milletin oturamadığı sofradır.
Mesele milleti yönetenlerin millete çok gördüğünü kendilerine hak görmesinedir.