Cumhuriyet Halk Partisi Melikgazi İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği “Kurtuluşun Kelebek Kanatlı Kadınları’ isimli tiyatro oyunu izledim.
Tek kişilik oyun, oyuncu Ecem Yüksel’in performansı ile gerçekten büyüleyiciydi.
Bu oyun, bir oyun olmasının ötesinde bu ülkenin nasıl kurulduğu ve kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün nasıl anılması gerektiği konusunda da bence önemli bir örnekti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü matemle değil; sanatla, bilimle anmak, anlamak gerekiyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü cepheye mermi taşırken donarak şehit olan Şerife Bacı ile; babasıyla cepheden cepheye koşarken daha 12 yaşında Onbaşı rütbesini takan Nezahat Onbaşı ile; Sultanahmet Meydanı’nda özgürlüğü haykıran Halide Edip ile ve kurtuluş savaşının isimsiz kadın kahramanları ile anmak, anlamak gerekiyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır…’ sözü ile anmak, anlamak gerekiyor.
Atatürk’ün ‘Ülkeyi ben kurdum, ben ölürsem bu ülke biter’ dediğini düşünsenize…
Böylesine çiğ bir söz O’nun ile hiç yan yana gelmiyor değil mi?
Çünkü o sadece bir ülke kurmadı, milletiyle birlikte ölümsüz bir yapıt inşa etti.
Temelinde Şerife Bacı’nın Nezahat Onbaşı’nın Halide Edip’in olduğu…
Temelinde Kurtuluşun Kadınlarının olduğu…
Temelinde aklın, bilimin olduğu…
Temelinde aydınlamanın olduğu…
Temelinde kulun kullarının değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşlarının olduğu…
Temelinde tek adamın buyruğunun değil, milletin iradesinin hakim olduğu…
Temelinde umudun, direnişin, mücadelenin olduğu…
O yüzden de 86 yıldır Atatürk’ü öldürmeye çalışan düşmanları bunu bir türlü başaramıyor.
Ve başaramayacaklar.
Sonsuza kadar özlem, minnet ve saygıyla…