Nejdet KALA

KİME GÜVENECEĞİZ

Nejdet KALA

Dün sabah postacı çaldı kapıyı;

Elinde bir noter kanalıyla çekilmiş düzeltme ve yanıt metni, iki tane de mahkeme kararı vardı.

İmzaları attım ve 3 evrakı aldım.

2 davayı bir kenara bırakıp, beni gerçekten üzen düzeltme ve yanıt metni üzerinde biraz durmak istiyorum.

Öncelikle, düzeltme ve yanıt metninin zamanlamasının manidar olduğunu söylemek gerekiyor.

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bayar Özsoy, “Üç Bürokrata Şok Soruşturma” başlıklı haberimizi yalanlamak ve yanıt hakkını kullanmak için neden iki ay bekledi diye sormak gerekiyor.

Bir konuda, hakkınızda bir iddia varsa buna karşı yanıtınızı hemen o gün verirsiniz, hakkınızı ararsınız.

Yanıt vermek için iki ay beklemezsiniz.

Neyse iki ayı aşkın bir sürenin ardından gelen yanıt metninde gazetecilik anlayışımız da irdelenerek, haberimizin araştırılmadan yapıldığı ileri sürülmüş.

Öncelikle şunun altını çizmeliyim ki, altına imzamı attığım haberimle ilgili en yetkili isimden teyit aldım.

En yetkili isimden teyit alınan bir haberi doğrulatmak için ne yapılır bilmiyorum.

Ama bu süreçte başka bir şey öğrendim.

Yanıt hakkının 2 ay sonra kullanılmasının arkasındaki gerçek de bu olsa gerek…

Doğruluğunu en yetkili ağızdan teyit ettiğimiz haberin ardından, soruşturma izninin kaldırılması için baskılar yapıldığı yönünde duyumlar gelmeye başlamıştı.

Ben devlet ciddiyeti içinde böyle bir durumun olabileceğine ihtimal vermemiştim ama 2 ay sonra gelen yanıt gösteriyor ki, AKP iktidarında her şey mümkün…

Özellikle 17 Aralık sonrasında ortaya çıkan tabloda net bir şekilde ortaya koyuyor ki, AKP iktidarında devlet ciddiyeti de, hukuk da tereddütsüz askıya alınabiliyor.

İşte böyle bir ortamda vatandaş olarak, gazeteci olarak kime güveneceğimizi gerçekten şaşırmış durumdayız.

En somut gerçekler bile yalanlanabiliyor.

Söz konusu olayla ilgili bir başka çarpıcı nokta ise yargılama izni verilip verilmemesi konusu:

Yetkililer, önlerine gelen raporlardaki onca suçlamaya rağmen, hukuka güvenip, bürokratların aklanıp da gelmelerine izin vermiyorsa, bu ortada suçun olmadığını göstermez?

Bu ülkede;

Belediye başkanları yargılanmıyor…

Bürokratlar yargılanmıyor…

Bakan ve Başbakan çocukları yargılanmıyor…

Suçsuz olup olmadıklarını bilmiyoruz.

Çünkü yargılanmalarına dahi izin verilmiyor…

Mahkemeler sadece vatandaş için mi var?

Ortadaki tablo bunu gösteriyor.

Vurun vatandaşa… 

Dokunmayın;

Bakan çocuklarına, belediye başkanlarına, bürokratlara …

Çünkü onların koruma zırhı yok.

Ve bu ülkede büyük çoğunluk hala şeriatın kestiği parmağın acımayacağına inanabiliyorlar…

Ama ben en yetkili isimlere bile güvenemeyeceğimi görmenin, böyle bir olaya tanık olmanın üzüntüsünü yaşıyorum…

 

Yazarın Diğer Yazıları