Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Ümit Özer’in aylar önce söylediği ‘iddia’ edilen bir söz nedeniyle Hacı Bektaş Veli Derneği öncülüğünde bir araya gelen dernekler, Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri İl Başkanlığı önüne siyah çelenk bırakarak, basın açıklaması yaptı.
Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan’ın basın açıklamasında “Sayın İl Başkanı bizleri arayarak, bu sözlerin kendisine ait olmadığını ifade etti. Bunun üzerine kendisinden, ‘Eğer bu iddia doğru değilse, lütfen kamuoyuna açık bir açıklama yapınız’ talebinde bulunduk.” derken, devamında Ümit Özer’in açıklamasının kendilerini tatmin etmediğini söyledi.
Bir ‘iddia’ üzerine harekete geçiliyor, konunun muhatabının ‘iddia’ ile ilgili açıklama isteniyor ama yapılan açıklama tatmin edici bulunmuyor.
CHP Genel Merkezi heyet gönderiyor, konu araştırılıyor.
Ama Hacı Bektaş Veli Derneği hala tatmin olmamış, şimdi de CHP Genel Merkezi’ne siyah çelenk bırakacakmış.
Öncelikle söylendiği ‘iddia’ edilen bir söz neden aylar sonra gündeme geldi?
İkinci olarak ‘iddia’ edilen sözün söylendiği de söylenmediğini de beyan edenler var ama ortada somut bir kanıt yok. Hacı Bektaş Veli Derneği ve birlikte hareket eden dernekler, kimin yalan söylediğini nereden biliyor?
Yoksa niyet mi okuyorlar?
Her iki yönde de beyan olduğuna ama kanıt olmadığına göre niyet okuyorlar.
Günümüz Türkiye’sinde Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği, tepki koyması gereken onlarca konu da sessiz kalırken bir ‘iddia’ üzerine önce CHP Kayseri İl binasına çelenk bırakması, ardından peş peşe açıklama yapması son olarak da CHP Genel Merkezi’ne çelenk bırakmak için çağrıda bulunması nasıl açıklanabilir?
Abbas Tan, CHP İl Binası önünde yaptığı açıklamada, AK Parti Grup Başkan Leyla Şahin Usta’nın TBMM’de kameralar önünde söylediği, sözlerle ilgili “… Leyla Şahin Usta örneklerinde olduğu gibi yaşanan olaylara karşı, gerekli yanıt yol dilimizle ve Alevi adabıyla verdik.” diyordu.
Biri somut bir gerçeklik, diğeri iddia…
Ben Hacı Bektaş Veli Derneği’nin CHP önünde yaptığı açıklamada satır arasında geçiştirilen bu ifade dışında, basın açıklaması yaptığına tanık olmadım.
Çünkü mesele söylenen söz değil, mesele kelle alma meselesi…
Peki, Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği, CHP İl Başkanı Ümit Özer’in ‘kellesini alınca’ ‘tatmin’ olacak mı?
Hiç sanmıyorum, çünkü amaç Ümit Özer’in değil CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kellesini almak.
Çünkü CHP Kayseri İl Kongresi’nde Ümit Özer ile Feyzullah Keskin’in listeleri değil, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in listeleri yarıştı.
Feyzullah Keskin’in kurultay delege listesine bakınca bunu çok net olarak görebilirsiniz.
Öyle ki, listeler açıklana kadar Keskin’in Özgür Özel ile hareket edeceğini düşünen bu nedenle de Keskin’e destek veren bazı isimler, Özgür Özel’e açık bir meydan okuma olan listeyi görünce, hayal kırıklığı yaşadı.
Keskin’in önde girdiği seçimi kaybetmesinin en önemli nedeni de budur.
Şimdi de kaybedilen seçimlerin ardından, aylar öncesinde söylendiği ‘iddia’ edilen söz gündeme taşındı.
Kelle isteniyor.
Ama kellesi istenen kişi Ümit Özer değil, Kılıçdaroğlu’nun koltuğuna oturan Özgür Özel’dir.