Nejdet KALA

Her şerde bir hayır vardır!

Nejdet KALA

Her şerde bir hayır vardır derler ya; dün yayımladığımız bir haberin sonrası yaşananların ardından bir kez daha her şerde bir hayır vardır diyerek klavyenin başına geçtim. 
Dün yayımladığımız haberde; duyarlı bir vatandaşımızın ikazı ile Kayseri Cumhuriyet Meydanı’ndaki büfelerin kendilerine ayrılan bölümün çok dışına çıktıklarını dile getirerek, vatandaşımızın bize sorduğu, ‘Bu büfelerin ayrıcalığı nereden geliyor?’ sorusunu sormuştuk. 
Belediyeden gereğinin yapıldığı haberi ve sonrasında gelişen olaylar bir yana farklı boyutuyla bu büfelerin ayrıcalığını sorgulamak gerektiğini düşündüm. 
Büfe olarak onlar orada, kurallar dahilinde, ticari faaliyetlerini sürdürsün. 
Ama o büfelerin üzerinde yazan isimlerin bir ayrıcalığı olması gerekmiyor mu?
Örneğin, ay yıldızın önünde gardını almış duran merhum Celal Sandal’ın… 
5 kez balkan şampiyonu, 1 Akdeniz Oyunları Şampiyonluğu olup Ay yıldızı zirveye çektiren Celal Sandal’ın…
Celal Sandal’ın başarıları bunlarla da sınırlı değil Olimpiyat ve Avrupa’da da dereceleri var. 
Onun da ötesinde bir zamanlar Kayseri’de boksun en popüler spor dallarından biri olmasına büyük emekleri geçti. 
Bizzat amcamlardan biliyorum. 
İki amcam bir zamanlar boksa merak salmıştı. 
Celal Sandal’ı izleme şansını yakalayamasam da yıkılan spor salonunda; 80’li yılların Kayseri’deki popüler isimleri olan Abdurrahman Yağan’ı, Faruk Hasetçi’yi, ringde seyretme şansını yakalamıştık. 
Peki, Kayseri’de Celal Sandal ismi bir büfenin tabelasından çok daha fazlasını hak etmiyor mu?
Daha dün İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi bir dönem Kayserispor’un da formasını taşıyan Metin Kurt’un adını bir spor tesisine verdi. 
Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi de Celal Sandal’ın adını bir spor tesisine, bir bulvara, bir parka verebilir. 
Örneğin büfelerin bulunduğu parkın adı Celal Sandal Parkı olabilir?
Bence olmalı da… 
Bu sadece bu insanların bize yaşattığı gurura karşılık borcumuz değil, bu kentin değerlerine sahip çıkmak adına bir sorumluluğumuz. 
Bakalım bu çağrımıza kimler kulak verecek. 
Onu da bekleyip göreceğiz.
 

Yazarın Diğer Yazıları