Türkiye’de gündem değiştirmek o kadar kolay ki; anlık bir görüntüyü üzerine çok büyük laflar edip, günlerce hatta yıllarca konuşma yeteneğine sahibiz.
Hatırlayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir iftar yemeği sonrası yanına gelenlerle çektirdiği fotoğrafı günlerce konuşuldu.
Farkında olmadan yerdeki seccadeye ayakkabı ile basan sonrasında özür dileyen Kemal Kılıçdaroğlu ile neler neler söylendi.
Bugün de AK Parti iktidarın desteği ile Türkiye’nin en etkin yapılarından biri haline gelen Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) Kayseri Şubesi’nde çekilen bir görüntü gündemimize düştü.
Görüntüde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykeli TÜGVA’nın reklam panosu ile kapatılmış.
Taşınırken ortaya çıkan anlık bir görüntü olduğu söyleniyor.
İki olay ve değerler üzerinden yapılan tartışmalar.
Birinci olaya tepki gösterenler, farklı gerekçelerle, ikinci olayı makul karşılarken; birinci olayı farklı gerekçelerle makul görenler ikinci olaya tepki gösteriyor.
Toplum olarak aşamadığımız bir bağnazlığımız var.
Olaylara bakış açımız nerede durduğumuzu göre değişiyor.
Olayları değil kişileri konuşuyoruz.
Doğruları değil algıları tartışıyoruz.
Ve kararımız en başından belli.
Çünkü kararımızı belirleyen şey olay değil, durduğumuz yer oluyor.
TÜGVA’yı o anlık görüntü üzerinden tartışmayı çok doğru bulmuyorum.
Başkanın mesajından “Sevgisizliğin, saygısızlığın, ahlaksızlığın, samimiyetsizliğin, adaletsizliğin ve vurdumduymazlığın tüm dünyayı esir aldığı bir düzene karşı; vicdanın, merhametin ve adaletin sesi olmak için çalışıyoruz.” dediği TÜGVA’nın “torpil listelerinin” tartışılması gerekiyor.
Kamu kaynaklarından nasıl yararlandığın konuşması gerekiyor.
Ve unutmayın, güneş balçıkla sıvanmaz.
Kurduğu cumhuriyeti gençliğe emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü gölgelemeye kimsenin gücü yetmedi, yetmeyecek de…