Nejdet KALA

BİR MESLEĞİ KAYBEDİYORUZ

Nejdet KALA

Çok söylemeye çalıştım, gazetecilik benim için sadece bir iş değil.
Ben gazeteciliğin bir yaşam tarzı olduğunu düşünüyor ve yapanla birlikte farklı anlamlar kazandığını düşünüyorum.

Benim için bu mesleğe değer katan isimlerden biri de şiir gibi yazılarıyla Can Dündar’dır.

Gazetecilik okuduğum yıllarda O yazıyor diye Yeni Yüzyıl gazetesinin en iyi takipçilerinden biri olmuş, hatta o yıllarda promosyon olarak verilen bir mini TV ve bir de tıraş makinesi sahibi olmuştum.

İnternet’in böylesine yaygın olmadığı o günlerde, gazeteden kestiğim yazıları ve bu yazılardan oluşan kitapları kitaplığımda duruyor.

Sonra Milliyet’e geçti.

Ben de Milliyet okuru oldum.

Artık Milliyet’te de yazmıyor.

Çok önceden her koşulda gazetecilik yapacağını belirtiği bir açıklamasında olduğu gibi işsiz kalışını İnternet sitesinden şu sözlerle duyurdu.

Bugün öğleden sonra Erdoğan Demirören'den aldığım bir telefonla öğrendim, görevime son verildiğini...

Epeydir bekliyordum; sürpriz olmadı.

Konuşmanın içeriğini yazmam yakışık almaz...

Nedenini artık herkes biliyor zaten...

Ben, ilk değilim; son da olmayacağım.

Mesleğe 30 yılını vermiş gazeteciler, Derya, Fikret, ben; önemli değiliz; önemli olan şu ki; sadece işimizi değil, bir mesleği yitirmenin arifesindeyiz. Bir araya gelene dek daha çok kurban vereceğiz.

Neyse ki tarih kitapları var:

Ve orada, hiçbir haksız baskının haklı bir sesi susturmaya yetmeyeceği yazıyor.

Yeni mecralarda, yine buluşacağız, yine yazıp konuşacağız.

Ta ki özgür bir ülkeyi ve onun özgür medyasını inşa edene dek...”

İşsiz kalışını da müthiş bir durulukla anlatan Dündar, gazetecilik adına kapıdaki tehlikeyi de öyle güzel özetlemiş ki; “Mesleğe 30 yılını vermiş gazeteciler, Derya, Fikret, ben; önemli değiliz; önemli olan şu ki; sadece işimizi değil, bir mesleği yitirmenin arifesindeyiz.

 

PELİN HANIM’IN İYİ NİYETİ

Kayseri’nin tek kadın milletvekili Pelin Gündeş Bakır, yaptığı açıklamalarla;

Dikkat çekiyor,

Gündem belirliyor,

Ve şaşırtıyor…

Şaşırtıyor çünkü Pelin Hanım bazen iktidar milletvekili hem de iktidar partisinin milletvekili olduğunu unutuyor.

Unutuyor ve sokaktaki her hangi bir vatandaş gibi serzenişlerde bulunuyor.

Pelin Hanım son yaptığı açıklamada:

“Kürt kardeşlerimiz, Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlıdır. AK Parti Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da en yüksek oyu alan partidir. Ancak, BDP yöneticilerinin son günlerdeki söylemlerini hiçbir suretle tasvip etmediğimi bir kez daha belirtmek istiyorum. Eğer gerçekten barış istiyorlarsa, çözüm istiyorlarsa hükümetimizin bu kadar iyi niyetine rağmen hala bu sert söylemlere devam etmemeleri gerekir. 2011 seçimlerinde bunların aldıkları oy da bellidir. O oyun çoğunu terör örgütünün tehditleriyle aldılar. O bölgeler demokratikleştikçe, terör ortadan kalktıkça, bu oyları da alamayacaklar. İnsanlar canlarından korktuğu için oy verdi. PKK, uyuşturucu ticareti yapıyor, Avurapa’da illegal olarak vergi topluyor, Güney Doğu’da iş yapan firmalardan zorla haraç alıyor. Biz, Türkiye olarak asayişi bu memleketin 780 bin kilometre karesinde sağlayacağız”

Pelin Hanım bir ülkede vergiyi kimin toplayacağını biliyordur.

İllegal de olsa birileri ‘vergi’ topluyorsa bunun karşılığında devletin, devlet kurumlarının neler yapacağı da bellidir.

Eğer yapılması gereken yapılmıyorsa işte o zaman hükümetin görevini yapmadığını söylemek yanlış olmaz.

Olayın özeti, Pelin Hanım hükümeti görevini yapmamakla suçluyor.

Peki hükümet kim?

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları