Sonunda Basın İlan Kurumu (BİK) Kayseri basının merakla beklediği denetim sonuçlarını açıkladı.
Aralarında Kayseri Olay Gazetesi’nin de bulunduğu 8 gazetenin 1 Temmuz itibariyle resmi ilan yayınlama hakkındı yeniden elde ettiğini belirtiliyor.
Bu Kayseri yazılı basını için önemli bir gelişme.
Ancak açıklanan sonuçlar için beklenen bir durum olduğunu söylemek çok da hakkaniyetli bir yaklaşım olmaz.
Öncelikle şunu belirteyim ki, kimse yoğurdum ekşi demez.
Herkes kendi eserinin iyi olduğunu, en iyisini kendisinin yaptığını öne sürebilir.
Doğaldır.
Herkesin aynı görüşler etrafında buluşmasını mümkün olmadığı gibi kişilere göre doğrular da değişebilir.
Böyle bir noktada genel kabullerin belirleyici olduğunu düşünüyorum.
İşte bu genel kabuller noktasında Kayseri Olay Gazetesi’nin Kayseri basının da önemli bir yeri olduğunu söylemek abartılı bir durum olmaz.
Bunun için biz gerçekten çok çalıştık.
Özveriyle çalıştık.
Meslek ilkelerini rafa kaldırmadık, sayfalarımıza taşıdık.
Ama başaramadıklarımız da var:
Örneğin, hiçbir zaman bin adet gazete basıp 2 bin 500 tane gazete satamadık.
Örneğin, başkalarının emek verip hazırladığı haberleri kopyala-yapıştır yöntemiyle sayfaya taşıyıp, altına kendi imzamızı atmadık.
Örneğin, fikir işçisi pozlarına bürünüp, internetten arakladığımız bir yazıyı -hem de Türkiye’nin en çok okunan yazarlarından araklayıp- kendi düşüncelerimiz gibi aktarma şaşkınlığına düşmedik.
Aynı haberi, haftanın farklı günlerinde sanki yeniymiş gibi yayınlayarak okuyucumuzla alay etmedik.
Eşimizi, kardeşimizi, oğlumuzu-kızımızı yada parasını ödeyen bir kişiyi Basın İş Kanunu’na göre sigortalayıp, basın emekçilerini sigortasız çalıştırmadık.
O yüzden içimiz rahat.
Hak ettiğimizi aldık.
Umut ederim herkes aynı gönül rahatlığı içindedir.
Ve rahatlıkla bunu söyleyebiliyordur.
Bir başka değişle; Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya’nın BİK’in cezalarını değerlendirirken yaptığı yorumda olduğu gibi, herkese kırmızı ışık cezası kesilmemiştir.
Altınkaya o gün, BİK’in kırmızı ışık ihlaline dikkat ettiğini ancak emniyet kemeri kuralına uymayan, alkollü araç kullanan, ehliyetsiz direksiyon başına geçen kişileri dikkate almadığını belirterek, adalet duygusunun zedelendiğini söylüyordu.
Altınkaya, acaba bugün adaletin sağlandığını söyleyebilir mi?
Ben bunu kendi gazetem adına söylüyorum o en azından kendi gazetesi için bunu söyleyebilir mi?