Türkiye Cumhuriyeti’nin tabusu Lozan Antlaşması 100 yaşında…
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında yapılan bu önemli anlaşma, yıllarca bazı çevrelerin hedefi oldu.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyetin kazanımları hedef alan çevreler, tarifi zor bir ruh haliyle, Lozan’ın gizli maddeleri olduğunu; Türkiye’nin bu gizli maddeler nedeniyle bor, petrol, doğalgaz başta olmak üzere yeraltı kaynaklarını kullanamadığını, daha doğrusu buna izin verilmediğini söyleyip durdular.
Ve bu ülkede milyonları inandırdılar kendilerine.
İnsanlar;
Hiç sormadı.
Hiç sorgulamadı.
Sadece inandı…
Kelle koltukta tam bağımsız bir ülke inancıyla yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, egemenlik haklarını devredeceğine inandı.
Ömrü cephelerde geçmiş olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün küllerinden doğmasına vesile olduğu milletini masa başında satacağına inandı.
Hayatını Tam Bağımsız Türkiye için ortaya koyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni emperyalizmin kirli emellerine teslim edeceğine inandı…
Gerçek olmayan ne varsa;
Hepsine inandı…
Atatürk’e, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete, Cumhuriyetin değerlerine ağız dolusu küfretti.
Tepeden tepeden konuşarak, “2023 gelsin göreceksiniz!” diye de ekledi.
Ve beklenen tarih geldi.
Bugün Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılı…
Aklıevvelerin iddia ettiği “gizli anlaşmalar” aklıevvellerin ifadesiyle artık hükümsüz.
Şimdi ne olacak?
Hayal mahsulü iddialarla Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine savaş açıp küfredenler, “Biz yanılmışız” der mi?
Hiç sanmıyorum.
Onlar yeni yalanlarla yine bu ülkenin değerlerine saldırmaya devam edecek.
Çünkü buna müsait bir kitleleri var.
Sormayan,
Sorgulamayan,
Araştırmayan,
Kıyaslamayan…
Maalesef onlar bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardır.
Kökü olmayan, zehirli fikirleriyle insanları zehirlemeye devam edecekler.
Oysa insan bildikliyle yüzleştirmeli hayatı.
Yusuf Hayaloğlu’nun dizeleriyle anlatacak olursak;
“Bildiklerinle yüzleştirin hayatı
Ve sınamaktan korkma!
Doğru ile yanlışı ancak o zaman ayırabilirsin
Ve O’nu anlayabilirsin”