Cafer ZENGİN

SİYASETEROİN İLE FUTBOLCULAR...

Cafer ZENGİN

Sessiz sedasız girdi hayatımıza…

Her yanımızı kuşattı…

Bunaldık, daraldık, isyandaydık ama kurtulamadık…

Çünkü bağımlılık yaptı…

Vücudumuzdan atamadık…

Bırakmayı denedik ama olmadı…

Çekti yine içine bizi...

Kötü arkadaş gibiydi…

 

Ne yaptı şu zalim siyaseteroin! bize biliyor musunuz?

Bizi önce ayırdı…

Safları kendince sıklaştırdı…

Örneğin doğruyu, yanlışı ayırt edemez hale getirdi…

Helal ile haramı karıştırdı…

Beyni eror’laştırdı…

Düşünemez olduk…

Sorgulayamaz olduk…

Kulaktan kulağa doldurulduk…

Azıcık ucundan aldık, mahvolduk…

Bir sabah uyandı vatandaş ve artık tek fanatikliğinin futbol takımları olmadığını anladı gözünde oluştu öfke, aniden gerginleşti kaş…

Bu durum, toplumun her kesimine yayıldı…

Siyasetle ilgilenmeyenler bile yalan yanlış paylaşımlarla sosyal medyada en fanatik siyasetçi oldu…

Aslında uyuşturucu ile mücadele kadar

siyaseteroin ile de başlamalı savaş…

 

Örneğin son günlerde sıkça yaşıyoruz, görüyoruz…

 

Hani eskiden kahraman dediğimiz, hatta bazen lakapları ile andığımız  karakterler vardı…

Herkesin tanıdığı, saydığı, ünlüler vardı…

Kimisi sinema artistiydi, kimisi futbol, kimisi de sahnelerin assolistiydi…

Kimisi yazardı, kimisi oynardı…

Ama hepsi siyasete büründü…

Kimisi aç kalmamak için, kimisi hoş görünmek için, kimisi unutulmamak için, kimisi düzene uymak için, kimisi de haksızlık karşısında durmak  için…

Yani toplumca taklitlerini yaptığımız, gollerini attığımız, şarkılarını söylediğimiz karakterler siyaseteroine bulaşınca, gözlerde balonlaşıyor, uçuyor, gidiyor, patlıyor yavaş yavaş.

 

Baksanıza toplumun hür iradesine pranga vurmaya çalışan para sevdalıları, dünya malı hayranları, iş kapma, TRT’de rol alma, makama varma gönüllülerinin sayısı hızla artıyor.

Çünkü gerçek sanatçıların yerini bu tipler alıyor…

Eskiden toplum içindi sanat, şimdi siyaset için yapılıyor sanat…

Oysa sanatın ruhunda bu yok…

Dik duruştu sanat…

Ve gelinen noktada, sanki yangından rol kapma yarışı var…

Sahi, neyin telaşı bu?

Siyasete el atma ya da yönlendirme gayretiniz de ne?

 

Toplumsal algı oluşturma hevesinizin manası nedir?

O zaman çıkarın üzerinizden size kahraman dediğimiz, hayran olduğumuz maskelerinizi…

Emekliye ayrılın ve sonra katılın siz de desteklediğiniz (ki gerçekten, menfaatsiz destekliyorsanız) siyasi hareketin saflarına…

Siyasetinizi yapın doyasıya…

Rahat bırakın size hayran olanları…

Çünkü birleştireceğinize, ötekileştiriyorsunuz…

Göreviniz olmadığı halde endişelerinizle kendinize görev yazıyorsunuz, gönüllerde değil, videolarda oynuyorsunuz!

Hem farkında mısınız, bilmem ama tüketiyorsunuz size olan tarafsız ve tarifsiz sevgiyi…

 

Çünkü görünen o ki, artık mazide kaldı şeytanlar, melekler…

Ama ne olur öldürmeyin yürekte az da olsa yaşatmak istediğimiz kahramanları…

Gençlik yıllarımızda kıydınız o kahramanlara ama bari bırakın çocukluğumuza dair anılarda yaşasınlar…

Çocukça kalsınlar…

Siyasete (hangi görüşten olursa olsun) menfaat için bulaşmasınlar!

Bize göre toplumu aydınlatanlar;

Hep adaleti, insanlığı, barışı, hakça paylaşımı, Cumhuriyeti, demokrasiyi, özgürlüğü savunsunlar…

Özetle nerede o sadece haksızlık karşısında susmayan kahramanlar?

Yazarın Diğer Yazıları