OLAY HATTI
Cafer ZENGİN
Olay Hattı vatandaşın düşüncelerini, sorunlarını gündeme taşıyıp, yetkililere, ilgililere ulaştırmaya, vatandaşın gözü, sesi, kulağı olmayan, yeri geldiğinde yol göstermeye, bilgilendirmeye devam ediyor. Kayseri’de vatandaşın sesi olan Olay Hattı’na, bu hafta yine birçok kişi ulaşarak, hem düşüncelerini hem tepkilerini hem de isteklerini yazdı. İşte bu hafta Olay Hattı’na yansıyanlar;
“İŞÇİDE İZİN ÇOKLUGU VAR”
Olay Hattı’na derdini anlatan vatandaşın biri KASKİ’de izin kullanmayan personele kafayı takmış durumda. İddiasına göre, kurumda, “izin çokluğu var”
“İşte vatandaşın izin kullanmayan izinsizlere yönelik tepkisi ve Genel Müdürü Ender Bastukan’a seslenişi: “Sayın Ender Batukan, kadrolu işçilerin neden izin çokluğu var? İşçi, iznini fazla kullanmak istemiyor. Çünkü emekli olurken, izin parası alıyor. En az alan işçi emekli olurken 15000 ve 20000 civarında izin parası alıyor. O da kamu kurumlara büyük bir külfettir. Bence izinler kullandırmalıdır, en az 2 yıllık izni kalmalı işçinin. İzin kullandırılmıyorsa, izin parası verilmeli, izinler biriktirilmeden işçi izin kullanmıyorsa her yıl izin parası verilmelidir.”
“DEVEYE SORMUŞLAR BOYNUN NEDEN EĞRİ DİYE”
Bir vatandaşta hükümetin seçimden önce verdiği sözleri tutmadığından yana dert yanıyor. Pınarbaşı’na Meslek Yüksek Okulu ve Taşeron işçiler konusunu hatırlatan vatandaşın Olay Hattı’na anlattığı derdi ise şu şekilde: A K P, verdiği sözlerin hangisi hayata geçirildi ki? Taa ziyaret dağının eteğindeki Pınarbaşı’yı nereden görsünler? Başkentte verdikleri sözlerini tutamadılar ki sıra Kayseri’ye gelsin. Hani ne oldu taşeron işçileri? 25 Ekim 2016 tarihinde Şanlıurfa’da verilen sözler ne oldu? Herkese iş, herkese aş, gençlere eş diyorlardı. Suriyeli, Iraklı, Afganlar ellerinde şişti, gadasını aldıklarım.
“KINAŞ’TA DEĞİŞİM”
Olay Hattı’na Kınaş İnşaat’ta yaşanan yönetim değişikliği konusunda düşüncelerini ileten bir vatandaş da şirketin yeni Başkanı Orhan Say’ın son düzenlediği basın toplantısında yaptığı bazı açıklamalara atıfta bulunarak: “Açıklamaları okuyunca, nerdeyse ben Hamdi Kınaş’ı tanımıyorum’ diyecek gibi algıladım.” diyor.