DADALOĞLU ŞENLİĞİ VE SİYASİ ELLER!
Cafer ZENGİN
Hafta sonu yapılan Dadaloğlu Şenliği gündeme damgasını vurdu.
Şenlik siyasi yüzleşmeye ev sahipliği yaptı.
İktidar ve muhalefet adeta içini döktü.
Yıllardır birbirlerinin olmadığı ortamda birbirlerini eleştirenler, bu kez aynı ortamda birbirlerini eleştirme imkanı buldu.
Hal böyle olunca siyasetin tahammül sınırlarının hangi seviyede seyredebileceği de ortaya çıktı.
Kim haklı, kim haksız karar tabii ki de kamuoyunun.
Sonuçta herkes şapkasını önüne koyup, düşünmeli…
Sadece “Ben bilirim” tavrından da vazgeçilmeli…
Siyasette herkes yaptıkları ile yapmadıkları ile…
Verdiği sözlerle, es geçtiği dertlerle günü geldiğinde seçmenine hesap vermeli.
Seçmen de artık hangi görüşten olursa olsun “Ceketimi assam kazanır” felsefesinden geri durmalı.
Bu anlayıştaki siyasi kafayı da silip atmalı…
Çünkü düşünen, hesap soran, denetleyen seçmen ile şehir kazanır, kent kazanır…
Ülkenin geleceği aydınlanır…
Yarınlar umutlanır…
Şimdi gelelim Dadaloğlu meydan muharebesine!
Dadaloğlu’nun meşhur “Avşar Elleri” şiiri var…
Çoğu kişi bilir…
Yanık şekilde seslendirilince insan dertlenir…
İşte o şiirin Dadaloğlu Şenliklerine göre siyasi eller analizi;
İlk dörtlük, Bakan Mehmet Özhaseki ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’i anlatıyor…
“Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eyler ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir”
Malum iktidardalar, ülke idaresi onlarda ve haliyle ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir deyip’ icraatlarını anlatmaları gayet normal.
Gelelim, ikinci dörtlüğe. Burada var olan düzene bir karşı duruş var. Bu nedenle bu dörtlük de CHP Milletvekili Çetin Arık’ı anlatıyor sanki;
“Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet vermiş Fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir”
Ve gelelim son dörtlüğe…
“Dadaloğlum yarın kavga kurulur
Öter tüfek davlumbazlar vurulur
Nice koç yiğitler yere serilir
Ölen ölür kalan sağlar bizimdir”
Bu dörtlük de Bağımsız Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’na gelsin. Bana göre şenliğin kazananı o (!) Çünkü en incesinden siyasi göndermesini de yaptı. “Burada siyaset konuşmayacağım” dedi ve ekledi: “Kurda sormuşlar, boynun neden kalın? O da demiş ki, kendi işimi kendim görürüm. Biz de kendi işimizi kendimiz göreceğiz”
Yani yazar, burada kurmakta oldukları yeni partiye atıfta bulunarak, “Geliyoruz, kendi işimizi kendimiz göreceğiz. Şikayet etmeyeceğiz ve kent ve ülke sorunlarını biz çözeceğiz” demek istiyor. İnanmayan varsa, Halaçoğlu’na sorabilir. Ama ben bu sözlerden bunu anladım…
Demem o ki; biz fotoğrafın bir tarafına bakınca diğer yerlerini göremedik.
Yani “Öter tüfek davlumbazlar vurulur, Nice koç yiğitler yere serilir, Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” mesajını es geçtik…
Ve sakın bitti sanmayın, çünkü henüz bitmedi bu siyasi şenlik(!)