ANAYASA BARO'NLUĞU!
Cafer ZENGİN
Kayseri Barosu, değiştirilmek istenen yönetim sistemi ile ilgili olarak açıklama yaptı.
Peki, ne dedi Baro?
“Bu konu insanları kutuplaştırır…”
“Toplum çözülür…”
“Anayasal bir devlet olmaktan çıkarız…”
“Partili Cumhurbaşkanlığı Türkiye gerçeklerine aykırıdır…”
“Her kuvvetin doğasında kötüye kullanılma eğilimi vardır…”
“Kuvvetler ayrılığı yoksa hürriyette yoktur…”
Ne yaptı Baro?
Endişelerini kamuoyuna aktardı.
Çünkü konuşması gerekenler susuyordu.
Örneğin, üniversitelerin artık liselerden(!) farkı yok.
STK’lar desen ortada görüneni pek yok…
Ne yani aykırı bir fikir ortaya atıldı diye Baro, hemen kötü mü oldu?
Anayasa denen şey, toplumsal uzlaşma metni değil mi?
Uzlaşmanın olmadığı yasa topluma nasıl fayda sağlayacak?
Şimdi gelelim, bu çerçevede “Baro’yu siyaset yapıyor” diye eleştirenlere…
Neden Baro’yu eleştiriyorlar?
Yeni sistemle ilgili eleştirilerini sıraladı diye…
Şimdi bu “evet” diyenlere alkış tutup, “hayır” diyenleri linç etmeye çalışan kraldan çok kralcılara sormak lazım;
Yahu bu kadar hassas olduğunuzu yeni öğrenmiş bulunuyoruz…
Çünkü önceki dönem siyasetin daniskasını yapanlara ses etmiyordunuz.
Sizin gibi düşünen tüm STK’ları övüyordunuz…
“Oralar siyaset yapma yeri değil “ diyerek kaçak güreşmiyordunuz(!)
Neden ses etmiyordunuz?
Şimdi ki Baro siyaset değil, aslında hukuk çerçevesinde ülke geleceğine yönelik fikir beyan etmiştir. Toplumsal endişelerini dile getirmiştir. Yaşanabilecek sorunlara dikkat çekmiştir.
Görevlerini yapmayanlara inat, elini taşın altına koymuştur.
Ülkeyi yönetenlerin dikkate alıp almamaları da kendilerini bağlar.
Hem “Evet” denince siyaset yapılmıyor da, “Hayır” denince mi yapılıyor? Bu nasıl kafa?
Bu nasıl demokrat bakış?
Bu nasıl özgürlükçü Anayasa savunmacılığı?
Sizin Anayasa’dan anladığınız bu mu?
Herkes sizin gibi mi düşünecek?
Bu mudur sizin savunduğunuz Anayasa gerçeğiniz?
Oysa önceki bazı isimlerin öz işlerinden ve meselelerinden çok hangi konularda endişeler yaşadıkları, toplantılar yaptıkları da örneklerle mevcut...
Şimdi dün konuşmayanlar bugün neden felaket tellallığı yapıyor?
Samimiyet testinizde sonuç belli;
Oturunuz sıffır, sıffır, sıffır…
Gelelim meselenin özüne, sevgili dostlar “HAYIR” demekte “EVET” demekte demokratik tercihtir. Mühim olan düşünerek, sorgulayarak, hür irade ile bir karara varmaktır. Çünkü prangalı beynin cezasını çocuklarınıza, torunlarınıza yani geleceğe ödettiremezsiniz...
Buna hakkınız yok...
Bırakın herkes endişelerini olumlu ya da olumsuz belirtsin, fikrini söylesin…
Çünkü Anayasa dediğin, olmalıdır senin adil ve özgür sesin…