Ahmet ZORLU

YERSEN ..

Ahmet ZORLU

Kritik bir süreç yaşıyor Türkiye..

Bir yandan Terör Örgütlerinin ülkeyi kıskaca alma çabaları, diğer taraftan Fetö yapılanması ile sürdürülen mücadele..

Toplum, kökü dışarıda terör yapılanmalarının yarattığı tehdit, ekonomik verilerin sürekli kötüye gitmesi,  temel sorunlar bir kenarda dururken ülkenin ‘Evet-Hayır’ gibi zamansız ve bir o kadar da anlamsız bir sürece sokularak adeta kamplaştırılmaya çalışılmasını anlamlandırmaya çalışıyor.

15 Temmuz’da ülkemizin üzerine kara bir sis perdesi ile birlikte çöken Fetö konusunda beklenen düzeyde çalışmanın olmaması, güçlü kesimlerin bu süreçte korunup kollanırken, sürdürülen operasyonların kullanılan kesim üzerinde sınırlandırılması, yeni soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Çocuğunu gönderdiği dershanenin aidatını Bank Asya’ya yatırdığı gerekçesiyle açığa alınan, gözaltına alınan ve bazıları da tutuklanan insanlar ortadayken, bu yapıya para akıtan, himmet toplayan,  bu yapının istekleri doğrultusunda bırakın sıradan kadroları, üst düzey devlet yönetimlerine adam yerleştiren, yurt yaptıran,  arsa rantları, imar rantları sağlayan isimlerin, daha doğrusu siyasilerin ve işadamlarının  elini kolunu sallayarak dolaşması, haklarındaki soruşturmalardan sıyrılmaları toplum vicdanını rahatsız etmenin ötesinde acıtmaktadır.

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir  suçtur bu yapının yetiştirdiği insanları kamunun tepe noktalarına yerleştirmek..

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, bu yapı için işadamlarını sıkboğaz edip himmet listeleri hazırlamak..

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur,  bu kesimin önerdiği isimleri milletvekili yapmak, bakan olmalarını sağlamak.

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, bu yapının kıskacına düşürmek amacıyla öğrencilerin beyinlerini yıkamalarını sağlamak için, onlara yurt ve bina inşa edecek paralar temin etmek.

Bylock kullanmaktan daha mı hafif  bir suçtur, işadamlarını uçağa doldurup, sözde hocanın huzuruna çıkmalarını sağlamak..

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, içinde insan ve para olan kurumların tepelerine tescilli Fetö yandaşlarını yerleştirmek adına, başında bulunduğu makamı seferber etmek.

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, “Gülen Yüzler” adıyla ve belediye imkanlarını kullanarak  eğitim faaliyetleri düzenleyerek, gariban ailelerin çocuklarını Fetö’cü hocaların insafına terk etmek.

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, meclis kararları ile yapılan imar değişikleri sayesinde Fetöcü  şirketlere milyonlar kazandırmak..

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, AVM’lerdeki imar oyunları ile bu yapının AVM ayağına dükkanlar, mağazalar açmaları için kaçak bölümlere göz yummak, Fetö’nün AVM ayağını temize çıkarmak adına saunalarda ayar toplantıları yapmak..

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, ordunun generallerinin kumpasla içeri atılması ve Fetö’cü  albayların generalliğe terfi etmesinin önünü açmak..

Bylock kullanmaktan daha mı hafif bir suçtur, bir gecede fetö yapılanmasına ait 17  üniversitenin kuruluşunu  onaylamak.

Ne diyor şimdi Sayın Başbakan;

“Fetö’nün siyasi ayağı yok..”

Bu sözlere, ‘milletin aklıyla alay etmek’ denmese bile, en hafif tabiri ile ‘toplumun hafızasını hiçe saymak’ olarak bakmak gerekir.

Eğer Fetö denen hain, bunca yapılanmayı siyaset kurumunun desteği olmadan gerçekleştirdi ise, o zaman asıl bu adama, hain değil  keramet ehli demek gerekir.

Kahraman Türk Subaylarını, Genelkurmay Başkanını bile Terörist diye içeri tıkan hakim ve savcılar gökten zembille mi indiler ve o koltuklara oturturdular.

Hadi öyle diyelim, bunların çetebaşı ordu mensuplarını kıyma makinesine atarken, başına bir şey gelmesin diye kendisine zırhlı makam otosunu da mı siyasi ayak vermedi..

Kahraman askerler tek tek mesleklerinden edilirken, yakalanıp tutuklanırken, bazıları onurlarına yedirmeyerek intihar ederken, “Ülke bağırsaklarını temizliyor” diyen ben miydim..

Darbenin beyni olduğu iddia eden adam yakalandıktan 12 saat sonra jandarma ve polisin elinden kurtulmayı başarıp sırra kadem bastıysa, bunda da mı siyasetin parmağı yok..

Sayın Binali Yıldırım’a göre, bu hain yapının siyasi ayağı yok öyle mi..

Ordunun yarısını ele geçirmiş, polis teşkilatına hakim olmuş, eğitimin her noktasına nüfuz etmiş,  eğitim yatırımları, turizm yatırımları yapmış, kamunun tamamında habis bir ur gibi çöreklenmiş, ama siyaseti es geçmiş öyle mi?

YERSEN..

Yazarın Diğer Yazıları