YENİ TÜRKİYE..
Ahmet ZORLU
Bayram bitti, tatil bitti, avanslar, krediler, kredi kartları, faturalar, kira bedelleri, işsizlik, yükselen enflasyon, zamlar ve efsaneleştirdiğimiz dış güçlerle başbaşa kaldık.
Yani olsun, ‘Onların doları varsa bizim de bilmem neyimiz var’ dönemini geride bıraktık.
Yani, güzel ülkemin çirkinleştirilen yüzü ile de karşı karşıyayız.
Bazı rakamlar, bazı veriler ihanetin nerelere kadar sızdığını göstermesi açısından da önemli.
Mesela, dış kaynaklı olduğunu sandığımız dolar baskısı üzerine Sayın Cumhurbaşkanı ABD Mallarından uzak durmamızı, yastığımızın altındaki dolar ve altınları da liraya çevirmemizi istemişti ya..
İnanmayacaksınız ama, bankalarda Döviz Mevduat Hesaplarındaki para tam 1.3 milyar dolar artmış.
Yani 8 milyar lira Türk Parasını, ensesi kalınlar dövize yani dolara çevirmiş.
Hıyarın biri veya bazı gerzekler, ABD Malı telefonlarını törenle parçalayıp yerine Samsung Marka telefon alınca da Samsung bütün modellerinin fiyatlarını dolardaki artışı gerekçe göstererek yüzde 15 oranında artırmış.
Merak etmeyin, cepte yeni fiyat düzenlemeleri de yolda.
Papua Yeni Gine, Bosna Hersek gibi ülkelerin paraları, Türk Lirası’nın 3 katı değerli hale gelmiş.
Bu arada, ‘Olsun, onların doları varsa bizim de Reisimiz var’ diye gerinenler bile ‘Lann noluyo’ demeye başladı.
85 Bin vatandaşımız, ‘Huzur İslamda’ diyerek ve tam 5 milyar sterlin ödeyerek İngiltere’den ev satın aldı biliyor musunuz.
Bunların büyük bölümü, Türkiye’nin kaymağını yiyen kalantor takımından.
Ama doğup büyüdükleri ülkeden umutlarını kesip, geleceği medeni dünyada aramaya karar vermişler.
Yine o takımdan birileri, hani şu beğenmediğiniz, battı dediğiniz Yunanistan’ın vatandaşı olmak için 1 milyon avroyu gözden çıkarıyor bu günlerde.
Miami’de ev satışı yapan emlak şirketleri, Bodrum’un Yalıkavak’ında tanıtım standları kurarak, ev+vatandaşlık pazarlıyorlar bizimkilere!
Bulgaristan, oturum peşinde koşan Türk Milliyetçisi geçinip gözü dışarda olanlar için toplu konut projeleri yaparken, Sırbistan, Makedonya gibi ülkelerde vatandaşlığın bedeli 40 bin Avroya kadar düştü.
Biz ise hala neler olup bittiğinin tam farkına varamadık.
Türk Lirasının o önlenemez değer kaybını şimdilik sadece market raflarında hissediyoruz.
Akaryakıt, Dogalgaz, Elektrik fiyatlarında derin bir şoka hemen bayram sonrası hazırlıklı olun.
Akaryakıta zam demek, iğneden ipliğe her şeyin fiyatının artması anlamına gelir.
Hemen belirteyim beyler.
Türk Lirasında yaşanan değer kaybının gerekçesi de sorumlusu da iddia edildiği gibi dış güçler değildir.
Yaşadığımız aymazlıktır.
Yaşadığımız mirasyedi anlayışlı yönetenlerdir.
Milletin her olumsuzluğu tartışmadan kabullenmesidir.
Ama dedik ya, deniz bitti.
Bayram sonrası yepyeni bir ekonomik kaos bekliyor millet olarak hepimizi.
Tek kelimeyle söyleyecek olursak, son bir ayda yüzde 20, son bir yılda yüzde 50 fakirleştik.
Kapanacak işletmeler, oranı artacak işsizler bir yana, bol bol icra ve iflas haberleri okumaya hazırlıklı olun.
Zira iktidar edenler, köklü bir ekonomik hamle yerine hala Milletin mahkum edildiği ekonomik zorlukların faturasını papaz efendiye kesmeye çalışıyor.
Kusura bakmayın beyler;
Önce ekonomideki başarısızlığınızı bayrağa, ezana bağlamaktan vazgeçin ve kabul edin. Yediniz, yedirdiniz, yandaşınızı semirttiniz. Üretmediniz, tükettiniz. Yönetemediniz, idare ettiniz.
Bu aymazlık devam ettiği sürece de ekonomik çıkmazın pençesinde kıvranmaya devam edeceğiz..
Son zamanlarda çok sık duydunuz biliyorum ama;
Bayram sonrasının ‘Yeni Türkiye’sine hoşgeldiniz.
Bu yeni Türkiye’de hayat iddia edildiği gibi kolay değil, aksine fakirlikten açlığa, orta hallilikten fakirliğe, zenginlikten orta gelirliliğe terfi eden, terfi edecek toplum yapısının birer ferdi olacağız.
Hep birlikte fakirleşeceğiz.
Zira yaşananlar bu kaçınılmazlığı hazırladı, millet olarak hepimize..