Ahmet ZORLU

YATACAK YERİNİZ YOK..

Ahmet ZORLU

Dün, Fetö’den başına gelmedik kalmayan, beraat ettiği halde hala bu hain yapının sıkıntılarını çekmeye devam eden, Akın Öztürk’ün eski emir subayı Sayın Ali Üstünel ile 1 saatten fazla sohbet ettim.

Kalın bir klasörle geldi buluşmaya.

Enteresan olan, kumpas döneminde olduğu gibi, 15 Temmuz döneminde de sıkıntı yaşatılan bir askermiş Ali Üstünel.

Anlattıklarının büyük bölümünü kitabımda değerlendireceğim.

Mehmet Özhaseki dönemi, Mustafa Çelik dönemi, Kayserispor’da Recep Mamur tarafından getirildiği Kayserispor Genel Menejerliği sırasında kendisine yaşatılanlar.

Ve özellikle şu anda gündemde olan Hayvanat Bahçesi’ndeki canlılar için toplanan etler.

Buraya alınan hayvanlar, buradan satılan hayvanlar, hakkındaki sahte isimli ihbar mektupları, belediye başkanının oğlunun, Bilal Erdoğan’a Kayseri’de verilen yemek sırasında, bir insanın geleceğini meslek hayatını nasıl  riske ettiğini.

Bunları tek tek yazacak olursam, bırakın köşeyi sayfalar yetmez.

Hepsi belgeli.

Hatırlıyorsunuz, hafta sonu gazetemizde bir haber, hafta başında da benim bir köşe yazım vardı.

Konu 800 ton etin kayıp olduğu yolunda.

Kaynak Büyükşehir Belediyesi ve soruşturma aşamasındaki bir konu.

Ali Üstünel’in bu konuyla ilgili anlattıklarını ayrı bir  yazı konusu yapacağım.

Ama, Sayın Üstünel’den dinlediklerimden sonra kafama takılan bazı sorular var ki, bunları Sayın Mustafa Çelik’e yöneltip cevaplarını aldıktan sonra tek tek gündeme getirmeyi namus borcu sayıyorum.

Zira, içimizde bazıları var ki, evlat, yeğen herkesi belediyenin çatısı altına doldurduktan sonra baldızlarına sıra gelmiş.

Kadro hayvanat bahçesinden, görev bilgi-işlemde.

Kadro hayvanat bahçesinde, görev bilmem nerde.

Yazık yazık.

Belediye cenahını dinledikten sonra isim isim, baldızlar, çocuklar, yeğenler, prenslerin yükselişini, hak etmeden koltuklara yerleşmelerini, 3 bin liralık kalemleri, 5 bin liralık kalemleri, çocukların başkan adına kararlar alıp uygulamalarını, tek tek isim isim gündeme getireceğim.

Merak etmeyin, bunları dile getirecek gazete ve sosyal medya platformu bulamazsam ağaç kabuğuna yazacak, yine de bu ikiyüzlülükler hakkında sizleri bilgilendireceğim.

Şimdi çok daha iyi anlıyorum.

Dürüst, namuslu, haysiyetinden ödün vermeyen insanların nasıl da yaftalanıp safdışı bırakıldıklarını.

Kalemi sadece doğrular iç in mürekkep tüketenlerin nasıl dokuz köydey kovulup onuncu köyde kamp kurmalarını.

Ya taraf olacaksın, ya bertaraf politikasını.

Ali Üstünel’e yaşatılanların bir tek nedeni varmış.

İşini hiç kimseye yalakalanmadan yapması.

Ondandır, Çevre Koruma Daire Başkanlığına bağlı bulunması gereken Hayvanat Bahçesi ve bir çok sosyal tesisin Spor A.Ş.’ye bağlanması.

Ama günü geldi, verilen sözlü talimatlar bu makama takıldı, yerine getirilmedi.

Önce dedikodu kazanına atıp aylarca hakkında olmadık iftiralar dile getirdiler, ardından 2 sahte isimli mektup.

Fetö davasından hakkında bunca iddiayı başarılı bir şekilde belgeleriyle çürütüp, Cumhuriyet Savcısının beraat talebi ile beraat eden Kayseri’deki ilk isimdir Ali Üstünel.

Ve isteseydi,  ‘Emredersiniz efendim, gereğini yaparız’cı biri olsaydı bu gün Kentin önde gelen yöneticilerinden biri de olabilirdi.

Ama o inandığı gibi, askerce yaşamaya emekli olduktan sonra da devam etti.

Bunun bedeli de kendisine çok ağır bir faturayla ödetilmek istendi.

Ama o, dün olduğu gibi bu gün de ‘Asker’ gibi yaşamaya, dik durmaya devam ediyor.

Bu günlerde hakkında başlatılan et soruşturmasına de bulaştırılma ihtimaline karşı şimdiden dosyasını hazırladı ve diyor ki, “Türkiye’de adalet varolduğu sürece, haysiyet cellatlarının sonu hüsrandır..”

Et meselesi ile ilgili anlattıklarını ise yarın gündeme getireceğim..

Yazarın Diğer Yazıları