Ahmet ZORLU

YALAKALIK SANATI..

Ahmet ZORLU

Eskiden, siyasi partiler kanalıyla hizmet kurumlarının başına aday gösterilip seçilen isimler, ilk basın toplantılarında, “Şu andan itibaren partisine bakılmaksızın herkese eşit hizmet etmekle yükümlü olduğum için parti rozetimi çıkarıyorum” derler ve göreve başlarlardı.

Bu demokratik yollarla seçilmiş kurumların başına demokratik yollarla seçilenlerin yapması gereken ve doğal olanıdır.

Bu anlamda, muhtemelen Nisan’da gerçekleşmesini beklediğimiz referandum ve yıl içinde yapılması planlanan çeşitli kurumların seçimleri nedeniyle, seçilen ve atananların yaşadığımız nazik dönemi dikkate alarak çok daha hassas hareket etmelerini gerektiren bir dönemdeyiz.

Fakat nerde o duyarlılık, nerde  o hassasiyet..

İlin Valisi çıkıyor, “Bu siyasi bir seçim değil, ben evet diyorum, sen de diyor musun Vali Bey kardeşim” diyerek diğer valilere de çağrı yapıyor.

Yetmedi, yaptığı sanat ile, oynadığı futbol ile milyonların gönlünde taht kurmuş sanatçılar, sporcular kişisel hesapları için kendilerine gönül veren kitlelerin sevgisini istismar ediyor.

Bir ilin tarafsız olması kaçınılmaz Seçim Müdürü çıkıp, “Filan liderin kellesi için” diyerek paylaşımlar yapıyor.

Sakın yanlış anlamayın.

Sokaktaki Mehmet Ağa Sosyal Medya hesabından görüşünü açık ve seçik olarak dillendirebilir.

Yaptıkları görev itibarıyle üstlendikleri görev çerçevesinde, demokratik anayasanın zedelendiği görüşünde olan kurumlar ortak yönetim kararı ile endişelerini dile getirebilir.

Ama her kesimden siyasal ve sosyal görüşe sahip insanların oylarıyla bir yerlere gelen, siyasi partilerin organları dışındaki insanlar konuşurken dikkatli olmak zorundadır.

Kaygıyı, endişeyi, olumlu görüşü dile getirebilirsiniz. Ama çıkıp ta ‘Ben evet diyorum’, ‘Ben hayır diyorum’  külhanbeyliği yapamazsınız.

Bir örnek vermek istiyorum.

Bir ilçenin Ziraat Odası Başkanı olan bir zat, geçmişte Fetöye yakınlığı ile de hakkında araştırmalar yapılan bir isim, basın toplantısı yapıyor ve ‘Tüm Ziraat Odaları olarak Referandumda evet diyeceğiz’ açıklaması ile binlerce çiftçi adına karar verebiliyor.

Aslında çaba, araştırma sonucu çıkacak Çapanoğlu’nun gizlenmesi çabası..

Ama bu amacına ustaca diğer odaları ve binlerce çiftçiyi alet edebiliyor.

Bir başkası her çiftçi kuruluşunun genel kurulunda ‘adayım’ diyerek ortaya çıkan ‘Çeçen’ lakaplı bir zat.

Daha yeniden aday olacağı bile belli olmayan Hüseyin Akay’a destek vereceğini basın-yayın  kurumları kanalıyla ilan ediyor ve çiftçinin iradesinin cebinde olduğu mesajı veriyor.

Söyle bir geçmişi anımsamakta yarar var.

Kayseri Ticaret Odası Meslek komitelerinin seçimi mesela..

Fetö’nün yayın organları masalarda, açık açık o günün ‘Hoca efendisi’ne metiyeler diziliyor ve seçim kazanılıyor.

Sonrası herkesim malumu. Fetö İradesi ile hasbelkader bir yerlere gelenler soruşturmalardan geçiriliyor. Temizlik Firmasına bile kamu tarafından el konuluyor.

Bir başka örnek Kayseri Şeker..

Kayyum olarak atanan zat, Şeker bünyesindeki kurumların yönetimlerini şekillendiriyor. Ardından genel müdür ve müdürleri atıyor.

Bu zat-ın atadığı üst düzey yöneticiler ya içerde, ya da kısıtlı. Yani mal varlıkları dondurulmuş, haklarında yurtdışı çıkış yasağı var. İktidar dayatması ile sandıktan da çıkan Hüseyin Akay’ın Denetim Kurulu Başkanlığını yapan kişi Üniversiteden atılmış bir Fetö sevdalısı. Kendisi, Kayseri’ye gelmeden dönemin İçişleri Bakanı olan isimle Recep Tayyip Erdoğan’a karşı çalışacak dernekte kurucu.

Kayseri’de işi sağlama almak için Ak Parti’den Milletvekili aday adayı.

Ama hukuk, “Ben sana güvenmiyorum. Elimde  senin Fetöýe yakınlığını gösteren bilgi ve belgeler var. O nedenle mal varlığını donduruyor, yurtdışına çıkış yasağı koyuyorum” diyor.

Ama Çeçen Efendi, bu kişiye bağlılığını ilan ediyor.

Gelelim sözün başına.

Referandumda ve diğer seçimlerde, hiç kimsenin oyu, hiç kimsenin ipoteğinde değildir.

Bu millet sağlıklı bir karar verecek akıl ve fikir birikimine sahiptir.

Çıkıp sağda solda, ‘Benim şu kadar oyum var’ kahramanlığı yapanlar, bunu ranta, bunu çıkara çevirmeye çalışanlar boşuna bir çabanın içerisindedir.

Bu millet, herkesi ve her şeyi çok yakından izliyor ve kimin ne kalitede, kimin hukukla başı dertte, kimin toplumdaki yerini ranta çevirmeye kalkıştığını sizden iyi biliyor.

Yazarın Diğer Yazıları