Ahmet ZORLU

YA EFENDİ OLACAK, YA ÇARIKLI KALACAKSINIZ..

Ahmet ZORLU

İyi veya kötü, gazetecilik yaptığım 40 yıl boyunca Kayseri Şeker Fabrikası’nın başında hep çiftçinin anasının ak sütü oylarıyla seçilmiş bir yönetim kurulu olurdu.

2010  yılına kadar.

Bazen istenen enerjik politikalar hayata geçmez, ama yönetime kim gelirse gelsin hep bir noktaya önem verir, şu görüşü savunurdu;

“Bu tesis bize çiftçinin emanetidir. Büyütmek, her kuruşun hesabını vermek boynumuzun borcudur..”

2010 yılında görev başındaki Vedat Ali Özışık’ın kapısını birileri çaldı.

Dediler ki, “Hoca efendi seni çok seviyor. Karsa bir fakülte binası yaptırmanı rica etti..”

Özışık, Kayseri Şeker’in pancar ekim bölgesinde bir yere böyle bir talep gelseydi, seve seve kabul ederdi.

Ama Kars ne alaka..

Karsı kabul etseydi de yetinmeyeceklerdi, bu kez başka taleplerle çalacaklardı belki kapısını.

Ama baktılar ki, Fetö’ye faydası yok bu yönetimin.

Başladılar medya kanalı  ile karalama kampanyasına.

Meclise maşalarının yardımı ile, sırf Özışık ve arkadaşlarını buradan uzaklaştıracak formül için yasal düzenleme bile getirdiler.

Müfettişler ardı ardına geldi, Masak geldi, sonuçta, Vedat Ali Özışık’ın  bir bankada 100 milyon, bir bankada 3 milyon lira hesabı olduğuna dair iki bankadan yazı aldılar ve operasyon için düğmeye bastılar.

Bu gün o iki banka, Özışyık’tan özür dileyen birer mektup verdi ve işi kapattı.

Yani Özışık’ın bu iki bankada bırakın milyonları, bir lirası bile yoktu aslında.

Tabii, derinden çalışan kripto fetöcü siyasiler Özışık ve arkadaşlarının yerine kimlerin atanacağını da belirlediler.

İdris Naim Şahin ile birlikte Fetöcü bir derneğin kurucusu olan bir zat-ı muhteremi, mahkeme kararı ile 2 yıllığına şeker kurumlarının başına getirdiler.

Tutuklamalar, yargılamalar, asılsız suçlamalar devam ederken, Kars’a okul diyenler her istediklerini yaptırmayı başardılar, getirdikleri yeni adama.

Daire müdürlerinden tutun da, çalışanına kadar yepyeni bir kadro dizildi, işten çıkarmadıklarından himmet talep edildi, korkudan bir çoğu maaşından yapılan kesintilere sesini bile çıkaramadı, yürekli bir personelin yargıya gitmesi sürecine kadar.

Fetöcü Medya tarafından Ergenekonun kasası bile yapılan Vedat Ali Özışık ve Mesai arkadaşları açılan davadan, uzun bir zaman sonra beraat ettiler.

Ama hayali milyonları olduğunu iddia eden Masak’çılardan tutun da, tutuklanmalarını sağlayan, yargılayan hakim ve savcılara kadar hepsi şu anda adalete hesap veriyor, Fetöcülükten.

Bir tehlike daha vardı.

Yarın yapılacak kongrede aday olması durumunda Özışık’ın banko kazanacağını bilen kripto yapı Özışık’a 1,5 yıl hak mahrumiyeti verdirerek kongrede aday olmasını engelledi.

Çünkü Özışık ve arkadaşları yönetime gelseydi, kirli bağlantılardı bir bir ortaya çıkarılacaktı.

Zaten beraat kararının verildiği duruşmada dememiş miydi, Şeker’in avukatı, hakime;

“Bu devasa kurumları çarıklılar mı yönetsin istiyorsunuz yani” diye..

Akay’ın yetki verdiği bazı yöneticiler hakkında Boğazlıyan Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma var.

Dahası hala bazı yöneticiler tutuklu, mesela Akay’ın  yanıbaşındaki bir yönetici her gün denetimli serbestlik bürosuna gidip imza veriyor.

Akay’ın yurtdışı çıkış yasağı da Yozgat Mahkemesi’nce enteresan bir şekilde kaldırılalı bir iki ay oldu.

Gelinen noktada;

Vedat Ali Özışık’ın da desteklediği Ahmet Gökçe Başkanlığında bir aday yönetim listesi oluşturuldu ve köy köy, kasaba kasaba, ilçe ilçe gezip çiftçiden destek istiyorlar.

Hangi çiftçinin hangi şirkette yönetici olacağı şimdiden belli.

Öte tarafta, çalışanları vekalet toplamaya çıkaran Akay,  yüklü miktarda vekalet topladı.

Gelinen noktada, Kayseri ve Boğazlıyan Şeker Fabrikası için pancar üreterek geçimini sağlayan çiftçi yarın sandık başına giderek tercihini yapacak.

Ya, fabrikayı yönetenlerin “Çarıklı” olarak nitelendirdiği tanımı benimseyip, mevcut düzenin sürmesi için ‘Evet’ diyecek.

Ya da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü Milletin Efendisidir” tanımına uygun hareket ederek, geçimini alır teri akıtarak sağlamaya çalışan, çiftçilerden oluşan yönetime oy vererek ‘Anasının ak sütü gibi helal’ fabrikasına sahip çıkacaktır.

Yani, bölge çiftçisi ‘Çarıklı’ olmakla ‘efendi’ olmak arasında tercihini Pancar Ekicileri Üretim Kooperatifi Kongresinde kullanacağı oy ile yapmış olacak.

Yazarın Diğer Yazıları