VALLAHİ ŞAŞKINIM..
Ahmet ZORLU
Gazetecilik mesleğinde 40. yılımdayım.
Bu sürenin 19 yılını emekli olarak, ama mesleğin içerisinde yer alarak yaşadım.
1977 yılında Ecevit Hükümeti iktidardayken adım attım gazeteciliğe..
Polis-Adliye muhabirliği, Sosyal konular ve siyaset alanında uzun yıllar muhabir olarak, köşe yazarlığı yaparak, yorum ve siyasi tartışma programları yöneterek gazete ve televizyonculuğun her noktasında bulundum,
İlk günden bu yana, sabah gözümü açtığımdan gece esnemeye başlayana kadar okurum, araştırırım, yazarım..
Çok sayıda hükümet, çok sayıda bakan, çok sayıda siyasi lider izleme imkanı buldum.
İnanın şu 40 yıllık zaman dilimi içerisinde, verdiği kararlar ve yaptığı uygulamalarda bunca tutarsızlığı bir arada yaşamış ve yaşatmış liderle ilk kez karşılaşıyorum.
Kimden bahsettiğimi anlamışsınızdır herhalde.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli için, siyaset tarihi önümüzdeki yıllarda, “Ne yapmak istediğini, ne yapmaya çalıştığını kendi bile anlamadı. Ama temsil ettiği misyonu ve siyasi anlamda kendini bu kadar ustaca bitiren başka bir lider yoktur” diye yazacaktır.
90’lı yıllardan geçen yıla kadar yaptıklarını bir kenara bırakalım.
2016 yılı ortalarında çıkıp dedi ki, “Cumhurbaşkanı Anayasanın kendisine çizdiği sınırların dışında hareket ediyor. Öyleyse gelir, fiili durumu Hukuki hale getirelim..”
AKP yönetimi hemen balıklama atladı öneriye..
Biri AKP’li, diğeri MHP’li iki hukukçu milletvekili alel-acele bir Anayasa değişikliği metni hazırladılar ve aynı hızla meclise geldi. Kontrollü gizili oylama! İle mecliste 330’un üzerinde kabul oyu olarak Halk oyu aşamasına getirildi. Nisan’ın 16’sında da biz bu konuda karar vereceğiz.
Elbette her kesimin bu konuda kendi görüşü vardır, oyunu görüşü doğrultusunda kullanacaktır ama, MHP kurumsal olarak Bahçeli’nin verdiği kararlarla darmadağın, paramparça olmuştur.
Referandum gündeme geldiğinde yazmıştım. “AKP ilk kez bir siyasi partiyi kandırmanın hazzını yaşayacaktır. Zira hep kandırıldığı için, kandırma zaferini MHP ile yaşamak istiyor” diye.
Nitekim, MHP’nin kahır ekseriyeti Anayasa değişikliği konusunda Bahçeli ile aynı düşünmüyor. MHP’ye ömür vermiş, MHP ve ülkücü kültür ile şekillenmiş isimler bu nedenle hayır için gece gündüz demeden çalışıyor.
Sayın Bahçeli ise, neden bu kadar kayıtsız şartsız, düne kadar hakaret yağmuruna tuttuğu Sayın Erdoğan ve Ak parti’nin Anayasa değişikliğine destek verdiğini tabanına bile izah edemeden, ısrarla Evet demeye devam ediyordu..
Ediyordu diyorum, çünkü Sayın Bahçeli son Barzani ziyareti ile gördü ki, huylu huyundan vazgeçmiyor AKP Kürt kartını her an kullanabileceğini ortaya koyuyor.
Çıkıp basın toplantısı yapmadı ama, sosyal medya üzerinden de olsa “Ya Barzani, ya biz” demeye başladı.
Sayın Bahçeli, eğer bu günleri ve daha sonrasında tanık olacaklarınızı öngöremediyseniz, kulak verseydiniz Ümit Özdağ’a, Sinan Oğan’a, Koray Aydın’a, Meral Akşener’e..
Akşener değil miydi, “İktidar el altından İmralı ile flört ediyor” diye yırtınan.
Ümit Özdağ değil miydi, “Hüdapar doğuda ‘Evet verirseniz 16 Nisan’dan sonra hilafet ve özerklik birlikte gelecek’ diye propaganda yapıyor. ‘Hüdapar, insanları diri diri gömen Hizbullah’ın siyasi yapısıdır” diye bağıran.
Yanıbaşınızda yardımcınız Atilla Kaya değil miydi, “Yanlış yapıyorsunuz” diyerek istifa edip Hayır çıkması için çalışma başlatan.
Feshettiğiniz örgütler değil miydi, “Sayın genel başkanı hipnotize etseler böyle bir şey için evet diyeceğine inanmıyoruz” diye feryat etmeleri..
Bu saatten sonra dönüşü kalmadı çıktığınız yolun Sayın Bahçeli..
Zira, referandumdan Evet de çıksa, Hayır’da çıksa, iktidar nezdinde sizin son kullanma tarihiniz geçti.
Bunu söylerken, yarın Evet çıkması durumunda sarayda hatırlı bir görev almayacağınızı söylemiyorum.
Tuğrul Türkeş’te sizin yanınızdan ayrılıp gitti AKP’ye. Şimdi de Başbakan yardımcısı. Ama hiç ortalıkta görüyor musunuz. Saray’dan gelen emirleri uygulamanın ötesinde bir icraatına tanık oldunuz mu..
Gelelim MHP’ye.
Kamuoyu yoklamaları ortada.
Genel Başkanı olduğunuz MHP sizin yönetiminizde gireceği ilk seçimde barajın suları altında kalacak. Buna karşılık sizin partiden kovduğunuz Akşener ve arkadaşları, kuracakları veya girecekleri partide yüzde 20’nin üzerinde oy alarak ülkede Ana Muhalefet olma yolunda çaba gösterecek.
O nedenle bu saatten sonra “Hayır” deme şansınız kalmadı.
Ama, Merhum Alpaslan Türkeş’in gecesini gündüzüne katarak, tabutluklarda yatarak vücuda getirdiği Ülkücü Camiayı darmadağın etmeyi başardınız, başında bulunduğunuz partiyi de ikinci kez baraj altına çekiyorsunuz..