VALLAHİ ŞAŞKINIM..
Ahmet ZORLU
Türkiye Cumhuriyeti, tarihinde hiç bu kadar sapla samanın birbirine karıştırıldığı dönem, hiç bu kadar rejim düşmanlarının pervasızlaştığı dönem, hiç bu kadar zikzaklı kararların alındığı bir dönem daha görmedi, daha yaşamadı..
Bizi yönetenlerin aldıkları hızlı karları takip etmekte zorlanıyoruz.
Asıl vahim olan ise, bu hızlı karar döneminde, bir kaç ay önce uygulamaya koyduklarını birden bire ters yüz edecek uygulamalara yönelmeleri.
Gündemde olduğu için, Misak-ı Milli'mizde yer aldığı iddia edilen Musul ve Kerkük'ten başlayalım.
Hatırlarsınız Barzani'nin Peşmerge'leri, Kuzey Irak'ı kendilerine yurt yaparken ilk saldırdıkları iki kent Musul ve Kerkük, ilk yaptıkları ise buradaki tapu dairelerini yağmalamak olmuştu. O günlerde Türkmen Kardeşlerimizin imdat çığlıklarına kulaklarımızı kapatmış, başlatılan kürtleştirme sürecini seyretmiştik bu iki kentte.
Daha sonraki dönemde de, Türkmenler yerine ülke olarak Barzani ile kurmuştuk tüm ekonomik ilişkilerimizi. Şu anda başta Erbil ve Kerkük olmak üzere bölge kentlerinde Kürt Burjuvazisine villa inşa eden, 5 yıldızlı oteller yapan, eğlence mekanları açanlar ülkemizden giden işadamları değil mi?
Ardından Işid denilen devşirmeler Musul'a saldırdı. Bir çok ülke temsilciliğini kapatıp kenti terk etti. Bizimkilere ise 'Oturun oturduğunuz yerde' dendi. Geldiler 100'ün üzerinde personeli rehin aldılar ve pazarlık ile, kazaen yakalanan ve cezaevlerinde bulunan Işid canilerinin Suriye'ye ve Irak'a gitmelerini sağladılar.
Şimdi sormak gerekmez mi?
Peşmerge yağmalarken, Işid işgal ederken neden kılımız kıpırdamadı. Neden Misak-ı Milli aklınıza gelmedi?
Geçelim Suriye'ye.
Ortak Bakanlar Kurulu yapmıştık, sınırları kaldırmıştık neredeyse. Edas ve Eşi tatillerini Bodrum Sahillerinde bizimkilerle birlikte yapıyordu.
Ama birden bire, Esed oluverdi. Yetmedi, Cuma Namazı için yola çıktık. Yetmedi sınırlarımızı ihlal etti diye Rus uçağını düşürdük. Uçak olayından 5 dakika sonra Cumhurbaşkanlığı 'Rus Uçağını düşürdük' diye açıklama yaptı. Atlayarak kurtulan pilotu öldüren vatandaşı neredeyse Milli Kahraman ilan ettik.
Rusya'nın tepkisi sert, aldığı önlemler can yakıcı olunca 180 derece zikzak çizdik. Pilotu öldüren zat içerde. Uçağı düşüren pilotlar içerde. Sayın Cumhurbaşkanı 'Dostum Putin' diyor, başka bir şey demiyor.
Beyler, köyde iki ev yanyanaysa, iki komşu arasında bazı bahçe duvarı, bazen çocuklar yüzünden kavga çıkar ve bunun ömrü kısa sürer.
Zira, 'Komşu komşunun külüne muhtaçtır' ilkesi geçerlidir.
Ama devlet devletin yanıbaşında ise, ikisinin de uzun vadeli çıkarlarıdır ilişkileri belirleyen. Kolay kolay kavga etmez devletler, ama ettiklerinde da, zaman içinde barışsalar bile, belirledikleri çizgide ilerler.
Şu anda Rusya'nın, Suriye ve Irak için uzun vadeli hesapları vardır. Bunları uygulamak için de Türkiye gibi bir güce ihtiyacı vardır. Ondandır Putin'in sergilediği sıcak yaklaşım. Ama buraya yazıyorum, uzun sürmeyecektir.
Zira Türkiye Cumhuriyeti iki cami arasında kalmış Beynamaza dönmüştür Suriye ve Irak'ta.
Rusya'ya bakın, yanında Suriye ve İran Hükümetleri var. Çin uzaktan destekliyor. Biz ise onun temizlik çalışmasına katkı koyuyoruz. ABD'ye bakın, rejimle ipleri tam koparmamıştır.Ama ülkenin Kuzeyindeki terör oluşumlarını kara gücü olarak kullanmakta, silahlandırmaktadır. Yanında Fransa, İngiltere, İsrail gibi ülkelerin gücünü bulundurmaktadır. Ve daha da vahimi, bombardımanda İncirlik ve Diyarbakır üslerini kullanmaktadır.
Türkiye nerde derseniz.
Hem Rusyanın hem ABD'nin yanında gözükmekle birlikte Suriye Rejimi ve İran'la kanlı bıçaklı bir görüntü ortaya koymaktadır. Putin El Nusra'nın Halep'ten çekilmesi için Sayın Cumhurbaşkanımızdan ricacı olmakta, Sayın Cumhurbaşkanı bunu muhtarlar toplantısında ballandıra ballandıra anlatmaktadır.
Peki Nusra örgütü kim?
ABD ve bütün Avrupa, bunun yanında Rusya'nın terör örgütü kabul ettiği bir yapı. Acı olan nedir biliyor musunuz?
Bu örgüt, Türkiye'nin de terör örgütleri listesinde yer almaktadır.
Gelelim Irak'a..
Musul Operasyonunun neresindeyiz? sorusuna.
Sayın Başbakan 'Göbeğindeyiz' diyor. İkinci gün, Türk Silahlı Kuvvetleri 'Başıka'da peşmerge yardım istedi, ateş gücümüzle yardım ettik' diyor.
Irak'ın Başbakanı çıkıp 'Musul'da Türk Askeri istemiyoruz' diyor..
İran, Musul konusunda üstü kapalı bizi tehdit ediyor.
ABD, Musul'un temizlenmesinde peşmerge ile hareket ediyor.
Dostumuz! Barzani Musul konusunda yan çiziyor.
Ve Misak-ı Milli yeni aklımıza geldi.
Şu ana kadar anlatmaya gayret ettiğim Türkiye ve iki ülke ilişkileri noktasında, sağlıklı bir karar ve sağlıklı bir uygulama görüyorsanız, ben vakit geçirmeden anlama yetimi kontrol ettirmek için doktora gideceğim..
Yaşananları izledikçe dilimde bir şarkı;
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça...