Ahmet ZORLU

ÜLKE Mİ, KOLTUK MU?

Ahmet ZORLU

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini 8.4’ten 13.4’e revize etti.

Yani ortalama 15’in üzerinde bir enflason rakamı ile kapatacağız yılı..

Ben bu satırları önceki gece saatlerinde yazarken Amerikan Doları 4.93’ü test ediyordu.

İki gün önce açıklanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçları ile birlikte açıklanan istatistiğe göre, sınava giren öğrenciler sorulan 40 Matematik sorusundan sadece 3.9’una cevap vermiş.

Daha da vahimi 24 soruluk Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde ise cevap verme oranı 4.7.

Elektrik ve Doğalgaz fiyatlarına dünden geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 9, ticarethanelerde yüzde 14 oranında zam yapıldı.

TÜİK Dış Ticaret verilerine göre ithalatımız da ihracatımız da geride bıraktığımız ay yüzde 1.3 ila 2.4 oranında azaldı.

Yılın ilk 6 ayında dış ticaret açığı ise 6 ayda yüzde 31.6 artışla 40.74 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Önceki gün ve önceki akşama dair birkaç haberden alıntı.

Beyler gaflet uykusundan uyanma vakti.

Kabul edelim artık. Bu iktidarın iki tane  başarısı var.

Ahlaki kuralları, idari kuralları, adli kuralları yok ettiler. Bunun sosyolojideki adına “Anomi” derler ve iktidarın birinci başarısı budur.  

Daha kötü bir şey var. Alevi-Sünni ayrımı Türk- Kürt ayrımı yetmiyormuş gibi AKP'li ve AKP'li olmayan ayrımı gibi vatansever ve vatansever olmayan ayrımı gibi toplumu bir birine düşman eden bir anlayış hakim kılınmaya çalışılıyor.

Mesela Akademisyensiniz ve barış bildirisi kondu önünüze, imzalarsanız Hain’siniz.

Barış mı istiyorsun, ‘Sen teröristsin’

Yukarıda özetledim. Matematik bilmek, yabancı dil bilmek ayıpsanır duruma geldi.

Buna karşılık cehalet kutsanıyor.

Yani ne kadar cahil o kadar iyi.

Cahil halkı okumuşa tercih eden rektör var bu ülkede ve bu engin! Görüşleri nedeniyle terfi ettirildi. 

Bu ülkenin yarısı, böylesi kritik bir süreçte, mazlumun sesi olacak, ekonomiye, dış politikaya, demokrasiye, hukuka, insan haklarına sahip çıkacak bir sağduyu sesi arıyor.

Mesela böylesi zamanlarda CHP’yi sığınak olarak görenler var.

Ama efendilerin derdi başka.

Kurultay yapalım mı, genel başkanı değiştirelim mi..

Kılıçdaroğlu yönetimi değiştirmeyi taahhüt ediyor.

Örgütlenme modelini revize edeceklerini söylüyor. Tüzüğü değiştirmekten bahsediyor.

Muharrem İnce’nin ise tek hedefi var, partiye genel başkan olmak.

Peki enflasyon için öneriniz var mı, yok.

İşsizlik ve yoksulluk için ne düşünülüyor, hık-mık.

Dış politika ne olacak, meçhul.

Yaklaşan yerel seçimlerde strateji nedir,  hedef nedir, belli değil.

Eğitimin içinde bulunduğu korkunç durum için öngörünüz, yok.

Yani millete, yani topluma, yani ülkenin kronik hale gelen sorunlarına  yönelik ana muhalefetin öngörüsü yok.

Yani millet kendini en sahipsiz, en desteksiz gördüğü günleri yaşıyor ve yaşatanlara beddua etmenin ötesinde, elinden bir şey gelmiyor.

Yazarın Diğer Yazıları