Ahmet ZORLU

ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI..

Ahmet ZORLU

Farkında mısınız, bilmiyorum ama, iki askeri dev büyük bir savaş için hazırlıklara başladı.

Nükleer başlıklar takıldı, tanklar, füzeler, sığınaklar devrede..

Aralarında, Suriye konusundaki mutabakatın bittiğini ilan ettiler.

Peki çıkarsa böyle bir savaş, hangi coğrafyayı kana, ateşe boğacak dersiniz.

Hemen yanıbaşımızda, sınırımızda yaşanacak bu savaş..

Savaş yıkımdır, savaş ölümdür, savaş çöküştür,  savaş bitiştir.

Ama Emperyalizm ve silah tüccarları, pazarlarını genişletmek için Savaş kelimesini çok seviyor..

Ondandır Ortadoğu Coğrafyasında yıllardır, Müslümanın Müslümana kırdırılması.

Bu gün Işıd, PYD gibi cani yapılanmalar başta olmak üzere, kan döken, can alan bütün yapıların elinde tuttuğu silah ya ABD, ya İngiliz ya da Rus yapımıdır.

Daha da vahimi nedir biliyor musunuz?

Türk  Askeri şu anda 3. Dünya Savaşı'nın provalarının yapıldığı topraklarda ve  Rusya ile, ABD ile çelişkiler yaşadığımız bir strateji izliyoruz.

ABD, Işid ile mücadelede bize destek verdiğini beyan ediyor, ama konu can düşmanımız PYD olduğunda ise 'Onlar bizim kara gücümüz' demekte sakınca görmüyor.

Rusya Işid ile mücadelemize destek veriyor, ama Türkiye'nin Suriye'de  yönetimi teslim etmeyi amaçladığı, operasyonlarla alan açtığı Öso'ya karşı rejimi savunuyor.

Mevcut Suriye yönetimi, Rusya ve İran'ı da yanına alarak, ülkenin toprak bütünlüğü gibi meşru bir zemin üzerinde bütün yapılarla mücadele ediyor.

Yaşanan krizin sinyalleri de gelmeye başladı. Önceki gün Irak Parlamentosu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkesi içerisindeki unsurlarının geri çekilmesini öngören bir kararı kabul etti.

Ortadoğu yıllardır ateş çemberi.

Cumhuriyet tarihi boyunca 'Yurtta barış, Dünyada barış' ilkesini benimseyen Türk Hariciyesi gelinen noktadaki yanlış müdahaleler yüzünden ne yapacağını bilemez durumda.

Ve eğer Suriye'de devler savaşmaya başlarsa, bunun faturasını Türkiye çok ağır şekilde ödeyecektir.

Osmanlı Devletinin cenaze töreni 1. Dünya Savaşı sırasında yapılmıştır.

Çünkü taraf olmuştur. Bu yüzden de ağır bir fatura ödemiştir.

Küresel bir atmosferde gerçekleşmesine ve Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin izlediği strateji ile taraf olmamasına rağmen İkinci Dünya Savaşı'nın en ağır faturalarından birini de ülkemiz ödemiştir.

Kapımıza dayanan ve malesef merkezinde olduğumuz 3. Dünya Savaşı'nın kazananı yine  emperyalizm olacaktır.

Ve eğer çıkarsa böyle bir savaş, bunun  dünyada yaratacağı yıkım  iki dünya savaşının bir kaç katı olacak anlamına geliyor.

Yaşadığı çağda bunu gören Albert Einstein, "Üçüncü Dünya Savaşında hangi silahlar kullanılacak bilmiyorum, ama 4. Dünya Savaşının taş ve sopalarla yapılacağını söyleyebilirim." değerlendirmesi ile Üçüncü Dünya Savaşının yaratacağı yıkımın boyutlarını adeta ortaya koymuştur.

Türkiye Olağanüstü bir dönemden ve olağanüstü şartlardan geçiyor.

Ama eğer bu ateş çemberinin içinde, ucunda yer almaya kalkışırsa,  bedelini ağır öderiz.

O nedenle, Uluslararası Hukukta da haklılığı bulunan Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması yönünde açık bir tavır ortaya koymalı, Barış eksenli politikalara ağırlık vermelidir.

Zira, daha düne kadar Nato'nun en güçlü ikinci ordusu oblan Türk Silahlı Kuvvetleri en sıkıntılı dönemini yaşamaktadır. Komuta Kademesinin yarısından fazlası operasyonlarla yok edilmiştir. Yerlerine getirilenler ise  demokrasiyi bitirmek için hain bir planı hayata geçirmeye kalkışmıştır.

Bu yüzden, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Suriye topraklarında, ama sınırdaki belli bir bölgenin ilerisine geçmesinin yaratacağı sorunlar çok iyi hesaplanmalı, derhal geri çekilme başlatılmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları