TUZU KURULARIN KAMPANYASI..
Ahmet ZORLU
Artık sandıklar indirildi raflardan.
Tozları alınıyor.
Biri iktidar partisi, değine MHP’den iki Avukatın kafa kafaya vererek hazırladıkları, Tek Adam Rejimi için millet sandık başına gidecek.
Hemen belirteyim, iktidar partisi bu anayasa değişikliğinin halk desteği alması için bütün imkanları seferber edecek gibi gözüküyor.
Baksanıza iktidar döneminde semiren, spor adamları, sporcular, sanatçılar başladılar bile kampanyaya..
Ve iktidar partisinin bütün mensuplarında bir rahatlık göze çarpıyor.
Sanki, ‘Daha siz sürprizlerimizi görmediniz’ türünden sessiz bir gülümseme hakim yüzlerde.
Bunu neden mi söylüyorum.
Benim bildiğim, Sayın Cumhurbaşkanı kamuoyu yoklamalarında fifti fifti bir tablo çıkmasına rağmen, kurmaylarını şimdiye kadar çoktan seferber etmeliydi.
Yani son koz masaya daha sürülmedi.
Galiba ipuçlarını Sayın Numan Kurtulmuş’tan dinledik.
Suikastler, patlamalar, canlı bombalardan bahsetti ve “Referandumdan Evet çıktıktan sonra ortalık durulur’ türünden laflar etti.
Hatırlayın, 7 Haziran seçimlerinden çıkan sonuçları beğenmeyenlerin Haziran-Kasım arasında yaşattıkları görüntüleri.
“Verin 400’ü, bu iş huzur içinde bitsin” söylemlerini.
Suruç’tan başlayan ve ülke geneline dalga dalga yayılan bombalı eylemleri..
Ondandır, Numan Kurtulmuş’u dinledikten sonra, yani bu günden sonra ülkemde yaşanacak her bombalı saldırıya, her suikast girişimine, her askerimize, polisimize yapılacak saldırıya şüpheyle bakacağım.
Bir de iktidar partisinin tüm gücüyle ‘Evet’e çalışacağını söylemiştim de, muhalefet ne yapacak dersiniz.
CHP tavrını en açık şekilde ortaya koyan bir siyasal yapı olarak orada duruyor ve bu referandumun parti meselesi değil, memleket meselesi, rejim meselesi olduğunu söylüyor ki, bana göre de öyle.
Buna karşılık, MHP’nin yapacağı saha çalışmasını da çok merak ediyorum.
Zira kamuoyu yoklamaları, MHP Tabanının yüzde 75’inin tek adam sistemine ve AKP ile yapılan bu işbirliğine karşı olduğunu kamuoyu yoklamaları söylüyor.
O nedenle, MHP Genel Merkez Yöneticileri’nin meydanlarda bir ağırlık ortaya koyacaklarına ihtimal vermiyorum. Zira katılacakları bir çok toplantıda da, tabanın rahatsızlığının birinci ağızdan kendilerine iletilmesi için hazırlıklar yapıldığı bilgileri var.
Demokratik ülkelerde, seçim ve referandum gibi millete danışılan, görüşü alınan konularda her iki kesimin de kendini aynı ölçüde ifade etmesidir esas olan.
Ancak görebildiğim kadarıyla, referandum için propaganda sürecini Olağanüstü Hal uygulamaları ve baskısı altında geçireceğiz.
Yeniden uzatılmazsa bile, sandık başına gideceğimiz tarihe bir kaç gün kalaya kadar OHAL devam edecek.
Umarım ve dilerim, bölgelerde, illerde mülki amirler toplantı, gösteri ve miting gibi çalışmaların önünü kesecek uygulamalara yönelmezler.
Zira, evet ya da hayır diyeceğimiz Anayasa değişikliğinin içeriği konusunda millet yeterli bilgiye sahip değil.
Ve son gözlemim..
Bu millet 15 yıldır iktidar partisine umut ve güven bağladı ise bunun birkaç nedeni var.
Birincisi yoksulluğu ortadan kaldıracaktı.
İkincisi yolsuzlukları bitirecekti.
Üçüncüsü, yasaksız bir Türkiye vaadi idi.
Ve tabii ki dördüncüsü de istikrardı.
Diğerlerinin durumu malum.
Ama yoksulluğu tahine gömdüler, kendi yandaşları için..
Ak Parti Teşkilatlarından tutun da yöneticilerine, ilçe yöneticilerine kadar büyük bölümü Devlet Baba’nın bir noktasında iş ve sorumluluk üstlendiler.
Partili yöneticilerin bulunduğu kurumlarda lüks, şaşaa, ihtişam artık gizlenemez boyutlarda.
Yalakalıkta sınır tanımayanlara tüm köşe başları emanet edildi.
Ve millet bu durumdan rahatsız.
Evet için iktidar partisinin, halka daha yakın olması gerekir.
Ne mi demek istiyorum.
Anladınız siz onu..