TEHLİKELİ OYUN
Ahmet ZORLU
Bu günlerde iktidar, kapısına dayanan Fetö konusunu ikinci plana atmak için akla hayale gelmedik projelerle dikkatleri başka noktalara çekmenin çabası içerisinde.
Bunlardan bazılarını vizyona soktu, ama buna rağmen Fetö konusunu ikinci plana düşüremedi.
Tabii durum böyle olunca, Meclis’te yapılacak başkanlık oylaması da, Bahçeli’nin desteğine rağmen riske giriyor.
AKP içerisinde bu yasaya evet oyu vermeyecek milletvekili sayısının tahmin edilenin ötesinde olduğunu hesaplayan kurmaylar, krize neden olması ihtimaline karşılık başkanlık konusunu bile ikinci plana atmayı göze aldı.
Şimdi demografik yapı masaya yatırıldı, il sayısı 119’a çıkarılacak.
Böylece, daha önce Büyükşehirlerin sayısını artırarak oyunu korumayı başaran AKP, ilk seçimlerde yıllardır il olmayı bekleyen bazı ilçeleri il yaparak bir seçim zaferine daha imza atmayı umuyor.
Tabii, yeni il olacak onca ilçede oluşması gereken kamu yapılanması da yeni kadroların, yeni atamaların önünü açacak.
Ayrıntılı olarak tartışılması gereken bir konu.
Ama ben asıl henüz seslendirilmeyen bir projeden bahsetmek istiyorum.
Bu proje belediyelerle ilgili.
Bu projeye göre, İstanbul 3, Ankara ve İzmir 2 bölgeye ayrılacak.
Diğer illerin tamamı tek seçim bölgesi olacak, Büyükşehirlerde bir Büyükşehir, bir de bölge Belediye Başkanı seçilecek, kalan ilçeler ise şube müdürlüklerine dönüştürülecek.
Kayseri’den örnekleyecek olursak, Kayseri Büyükşehir ve Kayseri Bölge Belediye Başkanı seçilecek.
Tüm ilçelere, Büyükşehir ve Bölge Belediye Başkanı Şube Müdürü atayacak.
Yani Belediyelerin tabelaları inecek, Sarız Şube Müdürlüğü, Talas Şube Müdürlüğü tabelaları asılacak.
Böylece, örneğin Ankara Belediye Başkanı AKP’den seçildi ise, yıllardır hiçbir sağ partinin seçimi kazanamadığı Çankaya Belediye Başkanlığı kaldırılıp yerine, AKP’li başkanın atayacağı şube müdürünün görev yapması sağlanacak.
Önümüzdeki günlerde yavaş yavaş seslendirilmeye başlanacak olan bu projenin toplumdaki karşılığının ölçülmesinden sonra yasalaşması için meclis gündemine getirilecek.
Gerekçesini merak ediyorsanız söyleyeyim;
‘Hizmetlerin etkin şekilde vatandaşa ulaşmasını temin..”
İktidar Partisinin amacı, 2019 yerel seçimleri öncesi bu işi halledip, AKP’nin seçimleri aldığı tüm illerde, muhalefeti yok etmek.
Bu düzenlemenin, yerel muhalefeti ortadan kaldıracağı kesin gibi.
Zira, AKP’nin kalesi, Kayseri gibi illerde bile, bazı ilçeler belediye başkanlığı seçimlerinde farklı partiyi tehcih edebilmektedir.
Böylece bu ilçelerin de AKP’nin etki alanına girmesi amaçlanmaktadır.
Ancak yerel demokrasiye de büyük bir darbe vuracağı muhakkaktır.
Zaten iktidarın da amacı, böylesi radikal kararları hayata geçirerek, ülkedeki tartışma atmosferinin ilgi alanını değiştirerek, ucu partiye dokunmaya başlayan konularda dikktatleri başka yöne çekmektir.
Örneğin, doların önlenemez yükselişi, zam sağanağına dönüşmüştür.
Örneğin, Fetö konusunda yürütülen çalışmalarda soruşturma AKP Genel Merkezinin kapısına dayanmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan araştırma komisyonuna çağrılan tüm isimler, Fetö konusunda aynı noktaları parmakları ile göstermeye başlamıştır.
Tıpkı illerde yürütülen soruşturmalarda, tüm parmakların belli birkaç kişiyi göstermeye başladığı ve tamamının iktidar partisinin kurmayı olması gibi.
Henüz fikri çalışma aşamasında bulunan, ilçe belediyelerinin il belediyesinin şube müdürlüğü haline getirilmesi hesabı, sadece ülkemizde değil, çağdaş dünyada da büyük tepki görecektir. Zira demokrasilerin olmazsa olmazı kabul edilen yerinden yönetim ilkesi bu uygulama ile tamamen ortadan kalkacak, ilçelerin ve illerin kaderi bir veya iki kişinin iki dudağı arasına mahkum edilmiş olacaktır.
Böylece, yerel meclislerde muhalefetin sorunları dile getirmesinin de önüne tamamen geçilmiş olacaktır.
Ben şimdiden, muhtemelen 2017 ortalarından itibaren büyük bir kampanya ile şirinlik ambalajına paketlenerek önümüze konulacak bu acı reçetenin kararlılıkla tepki toplamasını umuyor ve bekliyorum.
Türkiye’de Büyükşehir belediyelerinin sınırları içinde kalan ilçe belediyesi sayısı 519, Büyükşehir olmayan illerdeki ilçe belediye sayısı da 400 tanedir.
Bu belediyelerin tamamı, demokrasinin birer kalesidir.
Bunları seçilmişlerden alıp, atanmış şube müdürlerine teslim etmek halkın iradesinin gaspı anlamına gelir.
Bu girişime millet olarak, parti farkı gözetmeksizin karşı durmak zorundayız.
Ben şimdiden uyarıyorum.
Bu tür girişimlerde demokrasinin güdükleşmesi sağlanıyor..
Milli İrade’nin alanı daraltılıyor..