Ahmet ZORLU

TAŞERONLUK ZOR İŞTİR..

Ahmet ZORLU

Efendim, DSP’nin Kayseri İl Başkanı buyurmuşlar..

“Bu seçimde solcular Memduh Büyükkılıç’a oy verecekler. Aslında AKP Solcu bir partidir. Sayın Büyükkılıç’ta halka dokunan bir isim, dolayısıyla soldan önemli oranda oy alacaktır”

Evet aynen öle diyor.

Zira bu seçimde AKP’nin ‘taşeronluğunu’ üstlendi Ecevit’in mirası olan bu parti.

Genel Başkanından il başkanına kadar DSP Camiası AKP’nin başarısına odaklandı.

Merhum Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Hanım bile bu partinin yöneticilerine randevu vermiyormuş, partiyi çıkar amacı için kullandıkları için.

Neyse bu Sayın İl Başkanının sözlerine dönelim.

Gerçek’ten AKP neci, sağcı mı, solcu mu, milliyetçi mi, teokrat mı, demokrat mı, şeriat yanlısı mı, muhafazakar mı, liberal mi, halkçı mı?

2002’lere gittiğimizde, yani kuruluş yıllarındaki programına baktığımız zaman, önünde 3 hedef vardı.

Yoksulluğu yenmek, yasakları ortadan kaldırmak, yolsuzlukları tarihe gömmek.

Fazilet Partisi’nden kopardığı halk yığınları ile yola çıktı.

Hedef olarak önüne koyduğu, Devleti devlet yapan unsurları ‘Bürokratik oligarşi’ olarak tanımladı.

Orduyu kendine göre dizayn etti.

Üniversiteleri bilim yuvası olmaktan çıkardı.

Eğitim kurumlarını, işlemez hale getirdi.

Sağlığı, büyük sermayenin eline emanet etti.

Yargıyı kendi adamları ile yeniden yapılandırdı.

Bunları yaparken, bir baktınız, ‘MHP ve CHP Karşı çıkıyor, ama ilk meclis zabıtlarında ‘Kürdistan, Lazistan vardı’ dediler.

Solcu Liboş takımını yanlarına çektiler.

Bu solcu bozuntularınlardan bazıları üst düzey yönetimde, hatta bakanlıklarda görev yaptı bir süre.

Bir yandan da el altından da Fetullah Haini başta olmak üzere, tarikatlara devletin kapısını sonuna kadar açtılar.

İlk biat eden lider de Numan Kurtulmuş oldu.

Ardından Merhum Alpaslan Türkeş’in iki oğlunun sırayla Sayın Erdoğan’ın yanında boy gösterdiklerine tanık olduk.

Bir başka seçimde merkez sağı hedefine koydu, Süleyman Soylu’ya kattı saflarına.

Kürt açılımı dedi, Kürtleri kullandı.

Roman açılımı dedi, Romanları kullandı.

Yerli ve Milli dedi, Ülkücü Camianın büyük bölümünü istismar etti.

Kurulduğu günden bu yana, ihtiyaç duyduğunda can simidi gibi yetişen Devlet Bahçeli ve temsil ettiği Camiayı yeri geldiğinde yerden yere vurdu, yeri geldi ‘Partilerimizi birleştirelim’e getirdi.

Saadet Partisini parçalamak adına, Merhum Necmettin Erbakan’ın oğluna bile parti kurdurdu.

Ama bu seçimde baktı ki, yanındaki MHP ile de sonuç alınamayacak.

Birden bire, siyasetin kış uykusundaki DSP’yi keşfetti.

Solun, ikbalcilerini DSP’de topladı ve  Millet İttifakını parçalamak adına bu hareketi devreye soktu.

Baksanıza, DSP İl Başkanına, hem de yıllardır hiç kimsenin tanımadığı il başkanını, yandaş basına manşetlere çıkarıp, “AKP Sol bir partidir” açıklaması yaptıracak kadar kullanıyor.

Yani Sevgili Dostlar;

Köklü siyasal hareketler Mirasyedilerin! Eline kalınca böyle oluyor bu işler.

Ama bile bile, Sayın Numan Kurtulmuş, Merhum Necmettin Erbakan’ın, Sayın Süleyman Soylu, Merhum Adnan Menderes’in, Sayın Devlet Bahçeli, Merhum Alpaslan Türkeş’in ve DSP Genel Başkanı olan Önder Aksakal da Merhum Bülent Ecevit’in bıraktığı siyasal mirası,  yok saydılar.

“AKP Solcu bir partiymiş” sevsinler..

‘Siyasi Zübüklüğün’ de bir sınırı olmalı..

Yazarın Diğer Yazıları