Ahmet ZORLU

TAKSİM..

Ahmet ZORLU

Her şeyden önce ben yerel seçimlerde partilerin iki cepheye bölünmesi ve ittifak kurmasını yanlış buluyorum.

Zira bu uygulama, seçmenin tercihini sınırlayan, seçmeni tasvip etmese de bir oluşuma destek vermeye zorlayan bir uygulamadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çoğunluk için bir ittifak su götürür.

Ama yerelde, kent yöneticisini seçmek için her parti içlerinden en iyisini cepheye sürer, oy ister ve alabileceği en yüksek oyu almak ve adayını seçtirmek için renkli bir seçim süreci geçirir.

Bu tezim Cumhur İttifakı’nı oluşturan partiler için de, Millet İttifakını oluşturan partiler için de geçerlidir.

Hele Tomarza’nın Belediye Başkanının kim olacağına Bahçeli ile Sayın Cumhurbaşkanının oturup birlikte karar vermeleri de seçmen iradesine ters bir durumdur.

Ve dahası,  neredeyse 15 yıl önce seçmenin önüne koyduğunuz ve seçmenin dudak büküp, ‘Sen bu ilçeyi yönetemezsin’ diyerek seçim kaybeden birini 15 sene buzlukta beklettikten sonra yeniden aynı ilçede aynı seçmenin huzuruna çıkarmak, seçmeni yok saymaktır.

Ya da “Bu adamı 5 yıldır yönettiği ilçeye koyarsak seçilemez, en iyisi daha büyük bir ilçeye kaydıralım, nasılsa orada oyumuz çok yüksek, buradan seçilir” anlayışı ise, ‘Odunu koysak kazanırız’ zihniyetinin tezahüründen başka bir şey değildir.

Sonuç olarak sürdürülen taktik savaşlarında, Kayseri ve Türkiye seçmeni 31 Mart’ta iki yapıdan birini tercih etmek zorunda kalmış bırakılmıştır.

Enteresan olan da bunun ‘Demokratik zenginlik’ olarak lanse edilmesi..

AKP İlçe Adaylarının açıklanmasından sonra, yani Cuma Gecesi’nden itibaren aralıksız telefon ve mesaj yağmuruna tutuldum. Özellikle MHP’li dostların yakınmaları aynı noktada odaklandı.  İlçe paylaşımında haksızlık yapıldığı, MHP’li adaylara göç veren ve nüfusu tükenme noktasına gelen 4 ilçenin bırakıldığını, Talas ya da Kocasinan’ın bu dört ilçeye eklenmesi gerektiği yolunda yakınmalar aldım.

Gelinen noktada, MHP Merkezde ve büyük ilçelerde yok.

Ama belediye meclislerine aday çıkaracak.

Şimdi düşünün, MHP’nin Melikgazi adayı seçmen topluluğunun karşısına çıkacak, partiye oy isteyecek.

Seçmen sormaz mı, “Tamam kardeşim verelim de belediye başkan adayın kim?” diye.

MHP Yönetiminde görev alanlar ise,  gelen yoğun tepkileri, ‘Liderler karar verdi, yapılacak bir şey yok’ şeklinde geçiştirmeyi tercih ettiler.

Sıkıntılar, Millet İttifakını oluşturan CHP ve İyi Parti Teşkilatında da devam etmektedir.

Zira Millet İttifakı’nın Kayseri’deki temsilcileri aday bölüşümünde ‘Senin partin şu kadar oy aldı’ anlayışı ile hareket ediyorlar.

Oysa, aday belirlenmesi çalışmalarında iki partinin temsilcileri “Şu adayı koyarsak, Cumhur İttifakı’nın tabanından şu kadar fazladan oy alabiliriz.” Ya da, “Adayımız şu isim olursa, partililerimizin yanı sıra merkez sağdan, MHP ve AKP tabanından şu oranda desteği yanımıza alabiliriz” diye bakmaları, hesaplarını buna göre yapmaları gerekir.

Gelelim ittifakın AKP Cephesine.

Kayseri’de herkes halinden memnun.

Her ne kadar ilçe adaylarının belirlenmesinde Mehmet Özhaseki’nin ‘Mutlak Hakimiyeti’nden söz ediliyorsa da, seçenek kalmadı, herkes açıklanan adayların başarısı için kenetlenecek.

Bana göre AKP’nin Merkez İlçe adaylarının seçilme sorunu kalmamıştır. Ancak Millet İttifakı’nın çıkaracağı adaylara karşılık,  geride bıraktığımız yerel seçimlerde AKP ve MHP’nin aldığı toplam oya yakın bir oy almayı hesaplaması gerekir.

Zira, iki partilinin ortalama oyunun altında çıkacak her yüzde birlik oy oranı bu iki partinin AKP ve MHP’nin sicil hanesine yazılacaktır.

Bunun için de Millet İttifakı’nın cepheye süreceği adayların isimleri, nitelikleri büyük önem arz etmektedir.

Feride bıraktığımız Cuma akşamı, AKP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Memduh Büyükkılıç ile Düzlem’de gündemi değerlendirdik.

Gözlemlerimi, sohbetin içeriğini yazacaktım bu gün.

Ancak Düzlemin yayına girmek üzere olduğu anda geldi Cumhur İttifakı’nın aday listesi. O nedenle bu sohbetin yansımalarını yarına bırakıp, aday listesi açıklandıktan sonra, MHP İl Yönetiminden bir dostumun arayıp dile getirdiği yakınmayla bitireyim;

“Ne diyim de oy isteyim/ Aday bizim olmayınca”

Sözlerinin geri kalan bölümünü de yakında duyarsınız.

Yazarın Diğer Yazıları