Ahmet ZORLU

TAKKE DÜŞTÜ..

Ahmet ZORLU

Son Anayasa değişikliği ile Başkanlık Sisteminin önünün açılması, aslında iktidar partisinin değil MHP’nin, daha doğrusu Sayın Devlet Bahçeli’nin bir eseridir.

‘Fiili duruma Hukuk gömleği giydirelim’ çağrısını yaptığı günden bu yana, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu rejim değişikliği konusundaki kararlılığının altındaki sırra kafa yordum bir gazeteci olarak, ama bir sonuca varamadım.

Nihayet,  yazılı olmayan anlaşmanın ipuçlarını Sayın Başbakan bir sohbet sırasında açıklayıverdi.

Başkanın kuracağı kabinede MHP’lilere de yer verilebileceğini söyledi.

MHP’lilere de diyorum, çünkü bu düşünce 2019 seçimlerinden sonraki bir düşünce ve ben MHP Merkezinin bu tavrının partiye büyük bir hezimet getireceğine inananlardanım.

Sanırım, başkan görünümlü Cumhurbaşkanının kuracağı ilk kabinede milletvekili olmayanlara da yer verebileceği hükmü de bu amaçla yeni Anayasaya konulmuş..

Anladığım kadarı ile MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisini bekleyen akıbeti görmüş olacak ki, MHP’nin sonunu kendi elleriyle hazırlayıp kimselere yar etmemeyi göze almış.

Bunu yaparken de, kendisine yakın bazı isimlerin geleceğini de güvence altına almış gibi görünüyor.

Zira yeni Anayasa Milletvekili olmayan bakan ve Cumhurbaşkanı Yardımcılarına da dokunulmazlık getiriyor.

Yani yargılanamayacaklar onlar da..

Yazık, gerçekten çok yazık..

1980 öncesi günleri bir gazeteci olarak yaşayan biriyim.

Alpaslan Türkeş’in emanetini korumak ve geliştirmek, Türk Milliyetçiliği Bayrağını daha yükseklere ulaştırmak adına can veren, hapishanelerde çürüyen, bedel ödeyenlerin, bu büyük oyun karşısında hala, “Liderin vardır bir bildiği” anlayışı ile, ya da ‘Lidere sadakat şerefimizdir’ diyerek kalkan olmaya çalışanların, davalarının pazarlık masasında olduğunu görmemelerinin imkan ve ihtimali var mıdır?

Ve bazı ülkücüler,  yukarda özetlediğim söylemin aslında lidere değil Davaya sadakati içerdiğini savunuyorlar,

Merhum Türkeş’in konuşulmasına bile tahammül edemediği konuların başında Üniter Yapı gelirdi.

Anayasanın ilk 4 maddesi konusundaki hassasiyetini herkes bilir.

Ama Bahçeli’nin özenle! seçtiği isimler şimdi, yeni Anayasada, iki veya daha fazla yerleşim birimini birleştirme noktasında, yani bölgesel yönetimler oluşturma noktasında seçilmiş başkana yetki veriliyor ve bu milletvekilleri bu düzenlemeye efsunlanmışçasına evet oyu kullanıyorlar.

AKP Milletvekili Meclis Kürsüsünden MHP’li vekillerin gözünün içine baka baka, Anayasanın ilk 4 maddesinin de değiştirilebileceğini söylüyor. Küçük bir gaz alma açıklamasının ötesinde MHP vekillerine ‘Bu konuda konuşma yasağı’ getirebiliyor genel başkan Bahçeli.

AKP Yönetimi bu güne kadar her seçim dönemine bir ‘kandırıldık’ söylemi ile girdi ve seçimlerde başarısını pekiştirdi.

Benim aklıma gelen, sanırım Sayın Devlet Bahçeli de 2019 seçimlerine ‘Kandırıldık’  silahını kuşanarak girip seçim kazanmayı umuyor.

Zira şurada 3-5 gün sonra  iktidar  partisi, Anayasa değişikliğini meclisten geçirdikten sonra MHP’yle ortaklığına, son kullanma tarihi geçmiş ilaç muamelesi yapacak.

Yani Devlet Bahçeli ve 2-3 arkadaşı belki 2019 seçimlerinden sonra, Ak Saray’da birer odaya kavuşacaktır. Fakat, Türk Siyasi Tarihinin en önemli siyasal hareketi MHP bir kez daha barajın altında kalmanın derin hayal kırıklığını yaşayacaktır.

Ve bu Başkanlık Ucubesi olarak adlandırılacak sistemin mimari olarak MHP’nin 30 dolayında milletvekili, genel başkanları ile, siyaset tarihinin altın sayfalarında! yer alarak unutulmazlar ! arasına gireceklerdir.

Zira, MHP İl Merkezine 50 metre mesafede işyerim var ve günde birkaç MHP’li ile sohbet etme imkanı buluyorum.

Son bir ay içerisinde, yeni Anayasa konusunda olumlu görüş belirten 2-3 MHP’liye ancak rastladım. Tamamının ortak sorusu, “Ne oldu genel başkanımıza da ülkeyi sonu belirsiz bir maceraya götürecek böyle bir Anayasa değişikliği için partiyi bu kadar hoyratça kullandı? Neden çıkıp da tabana bu konuda detaylı bilgi vermiyor, açıklama yapmıyor? diye soruyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları