Ahmet ZORLU

TAHTIREVALLİ

Ahmet ZORLU

Seçimler yaklaştıkça, siyasi partiler de halkın arasına karışıp, sandık şanslarını artıracak yöntemlerin hepsini deniyorlar.

Ama bazı adaylara bakıyorum,  mesela semtlerde kurulan Pazar yerlerinin önünden bile geçmiyorlar.

Sivas Caddesi, Alpaslan, Köşk Mahallelerini iki günde bir turluyorlar, ama Boztepe, Sancaktepe’den uzak duruyorlar.

Memlekette başka esnaf grubu kalmamışçasına, Sivas Caddesi ve Balıkçılar çevresinde turluyor, onların hazırladığı kahvaltı sofralarından poz veriyorlar.

Keçi Tepesindeki Camiye gitmek yerine, Hunat’tan uzatıyorlar kafalarını objektiflere.

Hele kapalı salon toplantıları ‘sosyete geçidi’ mübareklerin.

Lüks avizeli salonlarda, kuş sütü eksik sofralarda ağırlanıyorlar.

Ve bazı adaylar eskiden çalışma arkadaşlarını, meclis üyelerini ‘Mücahit’ten seçer, 5, bilemedin 10 yılda müteahhit yaparlardı.

AKP’nin açıkladığı meclis üye aday listesine bakıyorum, doğrudan müteahhitten seçtiler isimleri, herhalde “Nasılsa 5, bilemedin 10 yılda ‘mücahit’ yaparız” diye düşünüyorlar.

Komedi senaryosu gibi listeler.

Dayı AKP, yeğen MHP Kontenjanından aynı listeye girmiş mesela..

Bir de liste demirbaşları var.

Her devrin adamları.

Büyük ölçüde liste dışı kalanları var, ama yine de içlerinde en etkilileri listelerin hatırlı yerlerinden sırıtıyor.

Memduh Büyükkılıç’ın en sevdiği adamı! Hayati’ye ayıp etmişler ama.

Almışlar adamcağızı, Kocasinan listesinin 26. sırasına koymuşlar.

Oysa listenin hatırlı yerinde olmalıydı, komisyonlara girmeliydi ki, haber akışında sıkıntı yaşamasın.

Ve tabii ki, 1994 seçimlerinden bu yana isimlerine aşina olduğumuz AKP’nin Bekir Abisi ile Mehmet Savruk yine kontenjandan hem de ve 1. Sıradan, listede yerlerini aldılar.

Bir de babasının oğlu, amcasının yeğeni tipler var ki, onlara da ilerde tek tek değineceğim.

Ama, listelerde kadro alamayan bir taşeron, atanamayan bir öğretmen, gençliğin yüzde 25’i arasında yerini almış, üniversite mezunu bir işsiz genç, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından terörist ilan edilen haldeki bir kabzımal, ya da tanzim satışlarla ekmeği kesilen bir pazarcı, kasaba gidip utana sıkıla “Evladım şuradan 250 gram kıyma tartarmısın” diyerek kimseler görmeden poşetine koyan Ayşe Teyze,  Cumhuriyet Meydanı’nda bazen 1 saat ekmek büfesi önünde ekmeğin gelmesini bekleyen ve aldığı 6 ekmeğe 6 lira yerine 3 lira 60 kuruş vermenin mutluluğunu yaşayan emekli Nuri Amca olmalıydı.

Ya da, hakkındaki bir gizli tanık ifadesi ile işinden edilen, 2 sene boyunca kapı kapı gezip Fetöcü olmadığını kanıtladığı halde, hala göreve iadesini bekleyen, veya “Bu adam solcu, bizim gibi düşünmüyor” denilerek KHK torbasına atılarak işinden, ekmeğinden edilen bir üniversite öğretim üyesi, öğretmen ya da kamu kuruluşu yöneticisi yer almalıydı listelerde.

Mesela, KPSS Sınavında Türkiye Derecesi yaptığı halde,  kifayetsiz üç-beş kişinin huzuruna mülakat için çağrılan ve kendisine yöneltilen tüm soruları bildiği halde, “Hamili Kart yakinimdir’ belgesi olmadığı için kadro verilmeyen Fizik Öğretmeni de yok listelerde.

Şimdi sorarım Belediye Başkan Adaylarına.

Geniş halk yığınlarının temsilcilerine listelerde yer vermiyor, liste yaparken siyasal kıvraklığı esas alıyorsunuz diyelim.

Semt pazarlarına, gecekondu semtlerine de gitmiyor, çalışma yapmıyorsunuz diyelim.

Müteahhitlerden, mücahit adayları ile doldurdunuz listelerinizi diyelim.

Meclis listelerinizdeki bazı isimler gecekondu yığınına “Ne güzel apartmanlar dikilir buraya” diye bakıyor diyelim.

Peki ne diyecek, kızdırılmış, küstürülmüş kitlelerden nasıl oy isteyeceksiniz.

“200 Gram çay ve bez torba vereceğiz ya” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Size tavsiyem, çayları paketletmeden biraz içine kenevir tohumu atın.

Yoksa Maazallah, semt pazarlarında çürük domates yağmuruna tutulursunuz diyeceğim ama, domatesin kilosu da 8,5 lira.

Yumurta desem, kolisi 20 lira oldu.

Bu durumda, bu seçimde de, aşağıdakiler tüm güçleri ile tahtırevalliye asılacak ve sizi yukarda tutmaya devam edecek demektir.

Hayırlı olsun.

Yazarın Diğer Yazıları