SUÇLA ÖĞÜNMEK..
Ahmet ZORLU
Efendim, Melikgazi ve Büyükşehir Belediye eski Başkanı, nam-ı değer Özhaseki, İmam-Hatip Lisesi mezunlarının pikniğinde, kendisini hayran hayran seyreden İmam-Hatip Mezunlarının karşısına geçince dili çözüldü ve “İtiraf ediyorum, 10’dan fazla kaçak İmam-Hatip yaptırdım” dedi.
Ülkemizde, yönetenlerin Anayasa ve yasaların arkasından dolanmaya başlaması Turgut Özal’ın “Anayasayı bir kez ihlal etsek bir şey olmaz” sözü ile başladı.
Özhaseki’nin ulusal basının geniş yer verdiği bu açıklaması da, “Yasalarla kurulmuş bir kurumun başında, yasalarla göreve getirilmiş biri olarak, yasaları ihlal ettim” itirafıdır.
Aynı Özhaseki’nin, 2016 Nisan’ında kürsüden “Paralel yapı fabrika ayarlarına dönsün, mücadele biter” dediği günlerde, ihanet şebekesi darbe girişimi hazırlıklarını tamamlamış, bombalama için kullanacakları uçaklara yakıt ikmali yapıyordu.
Şimdi sormak gerekmez mi, “Paralel yapı Nisan’da havlu atıp, ‘Arkadaş biz 1990’lı yıllara dönüyoruz, bakmayın başımızdan büyük işlere soyunduğumuza, özümüzde yoktur devleti ele geçirmek’ diyerek geri çekildiğini ilan etseydi, şu anda içerde bulunan generaller mi yönetmeye devam edecekti orduyu, ya da yargının başındaki Zekerriya Öz’ün adamları görevlerini sürderecek miydi?”
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının İmar Kanunu der ki, “Kaçak yapıyı yapan da, göz yuman belediyeci de, yaptıran da 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılır”
Ve Mehmet Özhaseki, Milletvekili seçildiği gün de, belediye başkanı olduğu gün de bu anayasaya ve yasalara harfiyen uyma sözü vermiş, yemin etmiştir.
Velhasıl, Sayın Mehmet Özhaseki’nin bu sözleri ‘Suçun ikrarıdır’, Cumhuriyet Savcılarının İmar Kanununa Muhalefetten hakkında fezleke hazırlamasını gerektirir.
Eğer ki Mehmet Özhaseki, ‘Arkadaş yasaları delerek kaçak yapılar inşa ettirdim’ yerine, “Belediye Başkanlığı dönemimde, bir çok bölgeye İmam-Hatip yaptırabilmek için Belediye Meclisi toplantılarında, İl Yöneticilerinin karşısında aslanlar gibi mücadele ederek 10’dan fazla İmam-Hatip yaptırılmasını sağladım” deseydi, takdir edeceklerden biri de bendim.
15 Temmuz sonrası Savcılıklara ifade veren, kimi tutuklu, kimi tutuksuz yargılanan ve itirafçı olan bir çok isim ifadelerinde Sayın Mehmet Özhaseki’nin adından çok sıkça söz etmektedir.
Kimi, “Özhaseki’nin teşviki ve yönlendirmesi ile okul yaptım, yurt yapıp cemaate verdim’ derken, kimileri, ‘Afrikada kurulan Fetö Hastanesi’ne hatırlı çek kestim’ şeklinde itiraflarda bulunuyor.
Pensilvanya gezisi konusundaki beyanlarını ise saymak bile istemiyorum.
Sahi Pensilvanya gezisi kafilesinde iki belediye bürokratı vardı.
Biri Fetö’den atıldı, ama diğeri daha üst göreve getirildi. Bunu yorumlamakta ve anlamakta da zorlanıyorum.
Yine bu geziye katılarak, hocaefendilerinin önünde diz çöküp! Hayır duası! Alma bahtiyarlığına erişen! İsimlerin de kimi aforoz edildi, kişi siyaset ve ticaret basamaklarını hızla tırmanmayı sürdürüyor.
Bunu yorumlamakta da zorlanıyorum..
Hele bu gezilerden birine, milletvekili arkadaşları ile katılarak, “4+4+4 konusunda Hocaefendinin engin görüş ve düşüncelerini öğrenmek için gittik” diyen bir milletvekili var ki, hala Türkiye’nin ikinci Sağlık Bakanı.
Velhasıl dostlar, son 20 yılın Kayserisinde yaşananlar aslında başlı başına bir kitap yapılacak kadar çetrefilli.
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Mesela, gelen bilgilere göre Cumhuriyet Halk Partisi’nin hukukçu milletvekilleri, Mehmet Özhaseki’nin Büyükşehir Belediye Başkanı iken Kemal Kılıçdaroğlu ve bazı CHP’liler için açtığı davaları mercek altına almışlar.
Hatırı sayılır tazminat cezalarına hükmeden dönemin adli yargı mensuplarının verdikleri kararlardan sonra nerelere yükseldiklerini ve içlerinde Fetö’den işlem gören olup olmadığını araştırıyorlarmış.
İnşallah bu davaların altından da bir çapanoğlu çıkmaz.
Gerçi çıksa ne yazar..
Kanun der ki;
“Hakim ve Savcılar, verdikleri kararlardan dolayı doğacak maddi ve manevi tazminat ve cezalardan sorumlu değildir. Muhatap devlet hazinesidir..”
Bu mahkeme kararları için bir kaç tazminat davası da CHP’liler açar ve hazinemizden ödenir bu paraları.
Nasılsa zengin devletiz.
Özhaseki’nin ‘İmam-Hatipler için yasaların arkasından dolandım’ sözü ile ilgili son bir kelam;
“Sayın Özhaseki, madem İmam-Hatip liseleri böylesine kültürlü, iman dolu gençlik yetiştiriyor, İmam-Hatip Lisesi yaptıran bu hayırseverler!, İmam-Hatip Lisesi Yatırma ve Yaşatma Derneklerinde özveriyle çalışan sayğıdeğer zat-ı muhteremler ve siz neden çocuklarınızı TED Koleji yerine bu okullara kaydettirmiyorsunuz?