Ahmet ZORLU

SOSYAL DEVLET ÖLÇÜSÜ..

Ahmet ZORLU

Atamayla geldiği Başbakanlık görevinden sonra işaretle getirildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini de başarıyla yürüten Binali Yıldırım, kendisine evlenememekten yakınan bir emekli amcanın, “Dul kadınlara para veriyorsunuz, onlar da evlenmek istemiyor” serzenişi üzerine, “Sosyal Devletin ölçüsünü yerinde tutmakta fayda var” buyurmuşlar.

Bu sözlerin meali, “Dul kadınları açlığa mahkum etmeli ki, kendilerine gelen evlilik tekliflerini kabul etsinler..”dir..

Merak ettim,  dul hanımlara Sosyal Devletin! verdiği maaşı araştırdım.

Tamı tamına 275 Tl.

Onu almanın da şartları var.

Bir sosyal güvencesi olmayacak, iki tek başına yaşayacak, üç maaşlı çalışan veya geliri olan birinin yanında yaşamayacak..

Başlamışken sosyal devlet nasıl olmalı sorusuna da cevap aramadım.

Önüme gelen veriler, ‘Sosyal Devlet İlkesi’nin ne kadar da ötesine geçtiğimiz gerçeği ile yüz yüze bıraktı beni.

Çocuklardan başlayalım.

Sözde çocuklarımıza ders kitaplarını ücretsiz veriyorduk ya..

Adına yardımcı ders kitabı mı dersiniz, birilerine gelir kapısı mı dersiniz, ne derseniz deyin.

Kentlerde Holdingler oluştu bu alanda yayın satan.

Anneler-Babalar her gün öğretmenlerin çocukların ellerine tutuşturdukları listelerdeki kitapları temin etmek için kapı kapı dolaşıyor.

Her okulun, her öğretmenin çalıştığı yayınevi başka.

O kitabı bulacaksınız, çocuğunuza alacaksınız ki, o kitaplardan birileri komisyonlarını alsın.

Zaten sonrası devam ediyor.

Lisede dershane, üniversiteyi bitirdiğinizde KPSS için yayın satan holdingleşmiş yapılar çıkar karşınıza.

Önünüze konun her engeli aştınız, KPSS’de Türkiye Derecesi yaptınız diyelim, ‘Mülakatta çakmamanız için sırtı kalın bir siyasinin kartı yoksa cebinizde,  gelecek umutlarınız, Mülakat Komisyonunda talimatlandırılan iki hergelenin “Kiprinin üzerinde kaç diken var” gibi bir sorusu ile sona erer ve artık kaldırım mühendisisiniz.

Yeni mekanınız yaşadığınız kentin tabelasında, ‘İşkur’ yazılı binasının içi ve önüdür artık.

Ondan değil midir, resmi kurumun 8 aylık süreç için açtığı temizlik elemanı alımına fizik mühendislerinin, elektronik mühendislerinin başvurması..

Diyelim, mülakat öncesi hasbelkader bir kart elde ettiniz, o zaman da öğretmenlik, mühendislik ideallerinizi bir yana koyup ya silah kuşanacak polis olacaksınız, ya da yeni açılan bir cezaevinde İnfaz Koruma Memuru, yani gardiyansınız artık.

Dünyanın tek ülkesidir Türkiye, Diyanet Teşkilatının bütçesi yüzde 30 artarken, Teknolojik gelişmelere öncülük etmesi gereken bakanlığın bütçesinin aynı oranda kısıldığı.

Sosyal Devletmiş.

Sosyal Devlette, aile içi şiddet bu oranda yaşanmaz.

Sosyal Devlette, uyuşturucu kullanımı bu kadar yüksek olmaz.

Sosyal Devlette, boşanma oranları yüzde 50’li rakamları zorlamaz.

Sosyal Devlette, işsizlerin ve emeklilerin çimlerin üzerinde yuvarlanıp tembellik yapmaları için park yapılmaz, yerine üretim için fabrikalar inşa edilir.

Sosyal Devlette, ‘Cahilin feraseti’ne değil, bilimin ve üretimin gücüne inananlar yönetimde etkin görevler alır.

Eğer, yastık altındaki kefen parasını bile, sizin çağrınıza uyarak piyasa süren dul teyzemin 275 liralık aylık ücretine kaldınızsa, alın o da sizin olsun, ne diyelim.

 

Yazarın Diğer Yazıları