Ahmet ZORLU

SİZİN ENFLASYONUNUZ..

Ahmet ZORLU

Pazartesi sabahını piyasalar büyük bir tedirginlik içerisinde bekliyordu.

Enflasyon rakamları açıklanacak, hedef tutturulamazsa dolar yeniden tırmanışa geçecekti. Ortalık karışacaktı.

Ama öyle olmadı.

Zira enflasyonun çetelesini tutan TÜİK, fiyatların o kadar da korkunç düzeyde artmadığını belirterek Ağustos Enflasyonunu 2.30 olarak ilan etti.

Oysa 1 Ağustos’ta dolar 4,92’den işlem görüyordu. Pazartesi sabahı ise 6.65 olmuştu.

Yani  Türk Lirası Dolar karşısında net 1 lira 63 kuruş,   yani net olarak yüzde 18 değer kaybetmiş, ama bu süre içerisinde fiyatlar  sadece yüzde 2.30 artış göstermişti.

Bu da gösteriyor ki, bir milletin enflasyonu var, bir de hükümetin.

Bir çuval un 90 liradan 175 liraya çıktı ise  siz enflasyonu hesaplarken hangi rakamı baz alıyorsunuz Allah Aşkına.

Çiftçi tarlasını hazırladı, bu gün yarın ekecek.

Mazotu bir kenara bırakın, geçen yıl bu gün 1600 liraya aldığı gübre için ortağı olduğu Tarım Kredi Kooperatifi 3200 lira fiyat çıkardı. Akaryakıttaki takip edilemez fiyat artışı, sertifikalı tohum zorunluluğunu da koy, çiftçi daha ekinini ekmeden borç batağının en dibinde.

Daha dün sabah 1 kilo limon  aldım manavdan. 10 lira talep etti. 12 liraymış geçen hafta içine kadar.

Market raflarındaki fiyat etiketleri ortalama yüzde 20 arttı.

Et ise artık seyirlik olmaktan çıktığı gibi, sayenizde gönül rahatlığı ile yarım kilo kıyma alıp evimize götüremez olduk.

Malumşarbon meselesi.

Ama Ağustos enflasyonu 2.30 öylemi.

Bakınız beyler, ekonomide rakamlarla oynayarak bazı gerçekleri kısa zaman diliminde bastırabilirsiniz, ama ekonomide mücize yaratmanız imkansızdır.

Zira ekonomide sihir de, sihirbaz da yoktur.

O nedenle öncelikle ekonomik doğrularınızın ne kadar yanlış olduğunu gözden geçirin.

Zira milletten bazı gerçekleri, bazı verileri ilanihai saklayamazsınız.

Ve ekonominin demokrasi ile ilintisini görmemezlikten gelmeye devam ettiğiniz sürece de alacağınız önlemlerden ummanız almanız imkansızdır.

Hukuk güvencesi görmeyen hiçbir yatırımcı, yastık altındaki parasını çıkarıp fabrika kurmaz. Biz de hukuk sistemi uzaktan kumandalı bir görüntü arzediyor.

Basın Hürriyeti’nin olmadığı ülkede ekonomik başarı beklemek, çöl ortasında vapur beklemek gibi  beyhude bir çabadır.

O nedenle, ekonomik gündemli olarak önce TBMM’de grupu bulunan siyasi partilerin genel başkanları ile bir yuvarlak masa toplantısı düzenlemeli, sonra da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin eski etkinliğine kavuşması için adımlar atmalısınız.

Bir kişinin iki dudağı arasında çıkacak her söz ve karar, ne kadar doğru çıkarsa çıksın, yabancı bu söz ve karara şüpheyle bakacaktır.

Ve Türkiye için, millet için artık top çevirerek zaman kazanma dönemi geride kalmıştır.

Eğer köklü tedbirler alınmazsa, gelecek hasat döneminde biçecek buğday, gelecek kurban bayramında kesecek canlı hayvan, gelecek sene asgari ücretle bile çalışacak fabrika ve işletme bulamayacağız.

Hiçbir şey etkilemiyorsa sizi, Konkordato başvurusunda bulunan firmaların listesini bir inceleyin.

Ama artık bu millete ekonomik zulüm çektirmekten vazgeçin.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları