Ahmet ZORLU

SİZİ KİBİR GÖTÜRECEK..

Ahmet ZORLU

Sayısal olarak durumunuz nedir bilmiyorum ama..

Yakalandığınız kibir ve görkem hastalığı gittikçe ilerliyor.

Millete tepeden bakan, kendini dev aynasında gören tavrınız sonunuzu hazırlıyor.

Bu son, öyle kaf dağının ardında değil, çok yakınlarda gözüküyor.

Zira burnunuz o kadar büyüdü ki, pinokyoya rahmet okutuyorsunuz.

Seçim çalışmalarında bile, karşınızda sıraya girmiş, amasız, fakatsız,  sessiz bir kitle bekliyorsunuz.

Siyasette rakiplerinizle bir televizyon kanalında buluşup, ülkenin, kentin sorunlarını konuşmaya tenezzül etmeyecek kadar kibir abidesi oldunuz.

“Hayır öyle değil” diyorsanız, bırakın genel başkanlarınızı, birinci sıra Kayseri adayları olarak çıkın, dökün eteğinizdeki taşları.

Çıkmazsınız, çıkamazsınız.

Zira diyecek bir şeyiniz yok.

Yanınızda, sizin imzaladığınız ‘Hamili kart’ı cebinde  taşıyan ama maaşlarını benim vergilerimden elde eden devletin memurları, ‘Her dediğinize tamam efendim dedikçe, kibir, lüks ve görkem akıyor paçalarınızdan.

5 yıldızlı otellerin lüks salonlarından, o otellerin lobisinde bir bardak çay içecek parası olmayan kitlelerden destek umuyorsunuz.

Genel Başkanınızın katıldığı mitinglerde görev verilen polislerin silahlarını boşaltıp şarjörlerine el koyuyorsunuz sonra da o polisten sandıkta oy bekliyorsunuz.

Boğazınıza kadar Fetö Çukuruna battığınızı kimsenin bilmediğini, görmediğini sanıyorsunuz.

Ramazandan Ramazana, ziyaret ettiğiniz bir fakirin sofrasında objektiflere poz verirken bile ‘Fakirin sofrasında olmak’ diyerek ona tepeden bakmayı ihmal etmiyorsunuz.

Ne diyor damat bey, “Sayın Cumhurbaşkanı aya 4 şeritli yol yapacağım dese, inanacak yüzde 25 oranında bir kitle var..”

Öylemi damat efendi.

Sen öyle san.

Bu sözlerinle, AKP Seçmenine hakaret ettiğinin bile farkında değilsin.

Aslında sizde haklısınız, çıkıp millete ne diyecek, ne diyebileceksiniz.

Bu kent, kişi başına düşen kamu yatırımı sıralamasında 81 il arasında 78. sırada.

223 bin 810 kişi, Sosyal Yardım Vakfına başvurup ‘Açım, yiyecek ve yakacak istiyorum’ demiş.

223 bin 810 kişi, 223 bin 810 aile demektir.

Yani Kayseri’nin yüzde 25’i aç, işsiz, yardıma muhtaç.

Taşeronun işlettiği Kent Hastanesi’ne alınan binin üzerindeki insanı bile işinin ehli olanlardan değil, sizin verdiğiniz listelerden seçtirdiniz.

Fetö konusuna desek, hiç giremezsiniz.

Çoğunuzun sicili kapkara bu konuda.

Size tavsiyemdir.

Ortalıkta fazla gözükmeyin.

Belediyelerin yaptıklarını açmanın ötesine geçip de mahalle ziyaretleri yapmaya filan kalkmayın.

Bakınız Tokat’in Reşadiye İlçesi’nden partinizin yöneticileri nasıl apar topar kaçmak zorunda kaldı.

Bütün toplumsal tepkilerin temelinde açlık ve geçim sıkıntısı yatar.

Siz yoksulluğu kurumsallaştırdınız.

Kişi başına Milli Gelir’i 10 bin dolara yükseltmekle övünüyordunuz, son 6 ayda 2 bin dolarını sakat ekonomik uygulamalarınızla cebimizden aşırdınız.

1970’li yıllardan bu yana G20 Üyesi olan Türkiye, ilk kez G21’e düşmek üzere.

Ekonomik uygulama karneniz sıfır.

Huzurumuzu çaldınız, huzurumuzu.

Can güvenliğimiz bile kalmadı iktidarınızda.

Yüzlerce Şehidin ardından fatiha okuyoruz her yıl sayenizde.

Türkiye’yi yolsuzluk Cenneti haline getirdiniz.

Nefes almak ve su içmenin ötesinde, özgürlüklerimizi tek tek elimizden aldınız.

Eğitimi orta çağ noktasına getirdiniz, içinden çıkılmaz bir hale soktunuz.

Artık sizin içinizdekiler bile, “Yok artık, bu kadar da olmaz” demeye başladı.

Biraz uzun sürdü ama galiba Balayı’nın sonuna geldiniz.

Ya da sizin deyiminizle, reklam arasının..

Bence siz yeni bir seçim zaferi için hazırlık yapmak yerine, 16 yılda kirlettiklerinizi temizlemeye başlasanız fena olmaz.

Zira 41 yıllık gazetecilik mesleğinin deneyimi ile söylüyorum.

Çok günah işlediniz.

Suç dosyanız çok kabarık.

Ama günahlarınız ve suçlarınızdan önce sizi, yakalandığınız kibir ve görkem hastalığı götürecek.

Lüks ve Şaşaaa dolu son günlerinizi yaşıyorsunuz.

Kibirliler ve halka tepeden bakanların atıldığı siyaset çöplüğünde, seçmen sizin için müstesna bir bölüm hazırlıyor.

24 Haziran mı desem, 8 Temmuz mu desem, yakındır kaçınılmaz akıbet.

Açlığa, işsizliğe mahkum ettikleriniz, biat etmedi diye özgürlüğünü, işini, ekmeğini elinden aldıklarınız, işinden, ekmeğinden ettiklerinizin ahı bundan sonraki hayatınızda kabusunuz olacaktır.

Benden uyarması..

Yazarın Diğer Yazıları