SİZİ GİDİ AJANLAR SİZİ..
Ahmet ZORLU
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yine ABD’de öyle laflar etti ki, ülkemizi bilimde, sanatta, sporda¸ üniversitelerde başarıyla temsil eden insanları Ajan ilan ederek, herkesi şaşırtmayı yine başardı.
Kamu bursları ile Avrupa ve Amerika’da yetişen beyinleri genelleyerek, Ajanlıkla Suçlayıverdi. Hem de kendi 4 çocuğunun dördünün de yurtdışında eğitim gördükleri gerçeğini unutarak.
Sayın AKP Lideri, "Kendi milletine tepeden bakan, kendi değerlerinden tiksinen bu sözde aydınların bize verdikleri zararı emin olun düşman dahi vermemiştir. Çünkü bunlar ülkesinin menfaatleri için çalışmak yerine yabancı şirketlerin, devletlerin, kurum ve kuruluşların çıkarlarına hizmet etmişlerdir. Geçmişte Türkiye'nin sanayi hamlelerini daha emekleme aşamasındayken sabote edenlerin bunlar olduğunu görüyoruz. Bu kesimlerin ülkemizin her açıdan dışa bağımlı olması için özel çaba harcadıklarına da şahit oluyoruz. Bunların ihanet edemeyecekleri hiçbir değer, hiçbir ilke yoktur" diyor.
Sayın Cumhurbaşkanı, izlediğiniz politikalar sayesinde, ‘Bey!’ ve ‘Beyin’ göçünün yeniden hız kazandığını söyleyebilirim. Zira, son yıllarda ülke sevgisi, vatan sevgisi ülkemizde değer olmaktan çıkarılmış, bizi biz yapan değerlerin yerini Arap Hayranlığı, almıştır.
Oğlunuz Bilal İtalya’ya giderken, “Çocuklarıma iyi bir eğitim için” demişti.
Ve Bilal bunları söylerken sizin iktidarınızın 11. Yılını yaşıyordu Türkiye..
Eğer bir ülkede, eğitimsizlik, kültürsüzlük, sanat düşmanlığı zirveye çıkmış ve geçer akçe haline gelmişse, düşünen insanların kendileri için olmazsa da çocukları için kaygı duyması ve önlem alması kaçınılmazdır.
Mutlaka önünüzde bu konuda raporlar vardır, ama ben bir kez daha hatırlatayım;
İktidarlarınız döneminde biti kanlanan ve adını dolar milyonerleri arasına yazdıran 6 bin zengin İngiltere, Yunanistan, Almanya, Hollanda gibi kentlerde ev alarak cifte vatandaşlığa hak kazanmıştır. Yani fareler gemiyi terk etmeye başlamış, terk ederken de ambardaki peynirleri yağmalayarak ayrılmışlardır ülkeden.
Beğenelim veya beğenmeyelim, Nobel Ödüllü Orhan Pamuk, ülkemizde istenmeyen adam durumundadır. Ama çağdaş dünyada eserleri hala en çok okunanlar listesinde yer almaktadır.
Nöbel Ödüllü Aziz Sancar, Atatürk dediği için, eğitim dediği için, Muassır Medeniyet dediği için arkasından küfredilmektedir.
Tüm dünyada, eserleri ile ve piyanosuyla idöl olan Fazıl Say’a Türkiye’de ambargo uygulanmakta, eserleri TRT arşivinden kaldırılmaktadır.
Vatan sevgisi, ferdin ülkesini yurtdışında gururla temsil etme gücüdür.
Siz okuyanı düşman, yazanı hain, sizin gibi düşünmeyen aydını terörist olarak lanse eder, saray sofrasının baş köşesine ‘Keşke Yunan Galip gelseydi’ diyen ruh hastasını oturtursanız, düşünen beyni korkutur ve ürkütürsünüz.
Bu gün, 6 yaşından 16 yaşına kadar çocuğu olan tüm anne babalar, kendileri için değil, çocuklarının geleceği için kaygılıdır, endişelidir.
Zira basıldıktan sonra, hatalar veya iktidarın hoşuna gitmeyen bölümler nedeniyle çocuklarımızın önünden toplatılan kitaplar hazırlayan bir Milli Eğitim Camiasına sahip bu ülke..
Bütün dünyanın kabul ettiği evrensel bilimsel verileri tehlikeli bularak ders kitaplarından silen bir anlayış yönetmektedir okullarımızı..
Defalarca söyledim, veriler ortada.
Pisa sonuçlarını bir yana bırakalım, daha birkaç ay önce ÖSYM sınavına giren 240 bin genç, sizin eğitim reformu olarak sunduğunuz İmam-Hatiplerden mezun. 240 bin gencin sadece 40 bini vasat yüksek öğrenim kurumlarına girebilmiştir.
Tüm engellemelere rağmen, biraz çağdaş ve bilimsel eğitim alabilen Fen Liseleri, Anadolu Liseleri ve düz liseler sayesinde yüksek öğrenim kurumları öğrenci bulabilmektedir.
Şimdi bu gün özellikle milyonlarca anne baba, çocuklarının lise tercihini nasıl yapacaklarını bilememektedir.
Kayseri’nin, Farabi Caddesi’nde bir ilköğretim okulunun önünden geçiyorum, baktım müdür öğrenciler ve velilere dağılım saatinde hitabediyor. Arabamı sağa çekerek konuşmayı dinledim.
Daha doğrusu, okul müdürü, “Şu andan itibaren hiçbir öğrenci ve hiçbir Veli gelip bana TEOG ile ilgili soru sormasın. Çünkü ben de bilmiyorum, 8. Sınıfların lise seçimini nasıl yapacaklarını” diye adeta azarlıyordu.
Ve sizin Milli Eğitim Bakanınız daha 1,5 ay önce TEOG sisteminin eğitimde fırsat eşitliği anlamına geldiğini anlatıyordu biz gazetecilere.
İşte bundandır, kapağı dışarı atanların geri gelmemesi..
İşte bundandır, gemideki farelerin yağmaladıkları peynirlerle ülkeyi terk etme telaşına düşmeleri..
Bu nitelikli insanların tamamını ‘Ajan’ diye yaftalamak yerine, lütfen kendinize ve saraya doldurduğunuz danışmanlarınıza tek bir soru sorun;
“NEREDE HATA YAPTIK, NEREDE HATA YAPIYORUZ?”