Ahmet ZORLU

SİYASETÇİ NASIL OLMALI..

Ahmet ZORLU

Yıllar önce muhabirlik dönemlerimde izlemişimdir, Dadaloğlu Şenliklerini..

Siyaset kurumları özel ilgi gösterir bu etkinliğe..

Nitekim bu yılki bölümde de iktidar partisi,  bakan, başkan, ana muhalefet partisi milletvekili il başkanı düzeyinde temsil edildi. Meral Akşener’in kuruluş çalışmalarını yaptığı siyasi partinin beyin takımından olan Sayın Yusuf Halaçoğlu da, törene katılarak bir de selamlama konuşması yaptı.

Törende konuşan CHP Kayseri Milletvekili Sayın Çetin Arık, önce birlik ve beraberliğin önemine değindi sonra da, siyasetçinin taşıması gereken vasıflarını sıraladı.

Dedi ki;

"Farklı kimliklerimiz var. Ama bu cennet vatanın üzerinde hepimiz biriz. Biz hep birlikte Türkiyeyiz. Ortadoğuda hep kardeş kavgası var. Türkiye içinde aynı oyunları oynamaya çalışıyorlar. Bizler Türk milletini bölmek isteyenlere fırsat vermedik bundan sonra da vermeyeceğiz. Ülkemizde hizmet için siyaseti çok önemli buluyorum. Siyasetçi vicdanlı, dürüst, sözünün sahibi olmalı. Siyasetçi dini siyasete alet etmemelidir. Siyasetçi rüşvet almamalı, asla vatana ihanet etmemelidir. Teröristle pazarlık yapmamalı, devletin kilit noktalarına ve kozmik odaya teröristleri yerleştirmemelidir. Siyasetçi kandırılmamalı, kandırmamalıdır."

Çevre ve Şehircilik Bakanı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki’ye hayli dokundu bu sözler ve 20 yıl öncesine giderek şunları söyledi;

‘Kayseri'de belediye başkanlığına başladığımızda bizden önce CHP vardı. CHP maaşları ödeyemiyordu. Çocuklar çukurlara düşüyordu. Açlıktan sokakta çocuklar ağlıyordu. Milletvekilimiz önce elini vicdanına koymalı ve kendi dönemlerini hatırlamalı. Siyasetçi evet dürüst olmalı. Siyasetçi hırsızlık yapmamalı. Kim hırsızlık yapıyorsa Allah belasını verdi. Bundan 4-5 sene önce ana muhalefetin lideri bana dosyalarla çıkıp iftira etti. Yalanlarını mahkemeyle ispat ettim. Sözlerinizle özünüz bir olacak.’

Sayın Bakana sormak lazım:

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yargıya teslim etmek yerine oylarıyla akladığı ve biri hakkında ABD Yargısının daha iki gün önce tutuklama kararı verdiği, boyunlarında Rüşvet yaftası ile aramızda dolaşan 4 eski bakan hangi partidendi?

Bu adamlar gerçekten suçsuz idi iseler, neden bakanlıktan alındılar.

Demek ki neymiş, siyasetçi yalan söylememeli, rüşvet almamalı..

“Sallıyorum bir bakara, makara” diyerek Müslüman Türk Milletinin vicdanını yaralayan, hakkında çikolata kutusu ve elbise kılıfında giden dolarlarla ilgili iddialar zinciri bulunan Egemen Bağış hangi partiden acaba..

Demek ki neymiş, siyasetçi dini siyasete alet etmeyecek, rüşvet almayacak..

Ve Sayın Bakan siz, “Kim rüşvet aldı ise, kim yolsuzluk yaptı ise, kim dini siyasete alet ettiyse Allah Belasını verdi” deme makamında değil, varsa böyle bir şey, gereğini yapma, yaptırma makamındasınız..

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” Hadisi Şerif’i ile taçlandırılmış, bir inancın mensubu isek ve Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığını düşünüyorsak bile, siz  yaşananlara itiraz etmeyi görev sayacağınız bir makamdasınız..

Bir zamanlar, yani birkaç yıl önce, şu anda senin oturduğun koltuklardan birinde oturan insanlardan bahsediyoruz.

Milletvekili de bu adamlardan bahsediyor.

Gelelim CHP’li belediye dönemine..

CHP’li Niyazi Bahçecioğlu yakın siyasi tarihte bu kenti 3 dönem yönetti.

İkisinde Kayseri’de idim ve gazetecilik yapıyordum.

Şunu hemen belirteyim, dürüstlük konusunda bu günkü siyasi kadroların bile eline su dökemeyeceği bir belediye başkanı idi, Merhum Bahçecioğlu.

Demokrattı, her eleştiriyi avukatı kanalıyla mahkemeye taşımazdı. Hakkında olumsuz bir yazı yazan gazetecilere, kendi kurumsal etkinliklerinde bile ambargfo uygulamaz, uygulatmazdı. Eleştiriden ders alırdı.

Ömrünün son yıllarında, direksiyonuna geçeceği bir otomobili bile yoktu ve sanırım kirada oturuyordu.

İsteseydi, Şehir Mezarlığı’nın birinci kapısından, yeşil bandı bozdurarak kendisini ve oturma arkadaşlarına görkemli birer mezar yeri yaptırırdı,  sizin yaptırdığınız gibi.

Ama kendisine mezar yeri tahsis etmek öldüğü gün size nasip olmuştu, hatırlarsınız.

Eğer Dadaloğlu konuşmanızı dinleme imkanı olsaydı, “Sayın Özhaseki evdeki ziynetleri bozdurup mu yaptınız övündüğünüz yatırımları” diye sorardı.

Sivas Caddesi eski Hal yeri, Atatürk Spor Kompleksi, İstasyon Caddesi Meydan çıkışında size 3 küp altın bıraktı, siz onları bozdurup bozdurup harcadınız.  Sizden sonra gelecek belediye başkanı için kör kuruş bile bırakmadınız. Çevre yolu üzerinde yaptırdığınız geçitler kentte alay konusu hala.

Sivas Caddesi Meydan girişinde, Caddeyi Boğan Hilkat Garibesi binayı geri çekmek için Mustafa Çelik büyük çaba gösteriyor ama hala başarılı olamadı.

Yani dürüstlük konusunda Niyazi Bahçecioğlu’na bir şey söylerseniz, onu üç dönem oylarıyla göreve getiren Kayseri seçmenine hakaret edersiniz.

Kılıçdaroğlu’nun hakkınızdaki iddialarına gelince, hala hukuksal süreç devam ediyor, ama CHP Konya eski Milletvekili Sayın Atilla Kart’ın, CHP’lileri bol kepçe tazminata mahkum eden hâkim ve savcılarla ilgili bir araştırma çalışması yaptığı ve raporunu önümüzdeki günlerde CHP Liderine sunacağını söyleyeyim sadece.

Ha bir de, sizi meclis kürsüsüne taşıtan, bir ara Ergenekon torbasına atılarak cezaevine konulan Memleket Evladı! nerede, Sayın kart ve hiç kimse kendisine ulaşamıyormuş. 7 Haziran seçimleri öncesinden bu yana ortalarda gözükmüyor.

Sizin bir bilginiz var mı?

Yazarın Diğer Yazıları